Gıda Mühendisi Dr. Bülent Şık, yine çok değerli bir rapora imza atmış; kurşunun çocukların beyin gelişimini nasıl etkilediğini ortaya koymuş. Rapora göre kurşun, çocukların beyin gelişimini etkileyen en tehlikeli toksik maddelerden biri ve bu tehdit için güvenli bir sınır yok. Bu nedenle zengin Batılı ülkeler, çocukların kullanacağı ürünlerde kurşunu yasaklamış durumda. Ancak aynı ülkeler, kurşun içeren ürünleri bize ihraç etmekten geri durmuyor.
Kurşun; çocuklarda zeka geriliğine, dikkat eksikliğine, öğrenme güçlüklerine, davranış sorunlarına ve gelişimsel gecikmelere yol açabiliyor. Üstelik düşük düzeyde maruziyet bile öğrenme kapasitesini ve okul başarısını olumsuz etkiliyor. Dahası, ömür boyu sürebilecek kalıcı fiziksel hasarlara neden olabiliyor.
*****
Kurşun pigmentleri, boya, plastik, mürekkep gibi birçok üründe kullanılıyor. 2000’li yılların başında yılda ortalama 500 ton kurşun kromat ithal edilirken, bugün bu miktarın 2000 tona ulaştığı tahmin ediliyor. Bu madde en çok plastiklerde ve boyalarda, dolayısıyla kırtasiye ürünleri ve oyuncaklarda kullanılıyor.
Bu zehri kendi ülkelerinde yasaklayıp bize ihraç edenlerin etik sorununu bu yazıda tartışmayacağım. Bizim meselemiz şu: Bu zehrin ülkemize girişini ve çocuklarımızı etkilemesini nasıl engelleyeceğiz? Bu ithalata kim izin veriyor? Kim denetliyor? Kullanımına kim göz yumuyor? Neden sürekli artıyor? Yanıt bekleyen bu sorular, aslında bir neslin sağlığının ekonomik çıkarlar uğruna feda edildiğini gösteriyor.
*****
İlk yapılması gereken, yetkililerin bu maddenin ihracatını bir an önce yasaklamalarıdır. Bunun yakın bir gelecekte yapılmasını ne yazık ki beklemiyorum; çünkü iktidara sırtını dayamış bir avuç insan, ne insan canını, ne doğayı, ne ülkenin geleceğini düşünmeden para kazanmaya çalışıyor. Devletten bunu bekleyemiyorsak, bu durumda rapordaki önerilere kulak verelim…
Raporda deniliyor ki; çocuklara bir öğün ücretsiz okul yemeği verelim. Demir, kalsiyum, çinko ve C vitamini açısından güçlü tek bir öğün bile toksik maddelerin emilimini azaltabilirmiş. Buna karşılık, o hep haberlerde gördüğümüz okula aç gelen ve öğün atlayan çocuklarda ise kurşun maddelerin emilimi artıyormuş.
Bir de eski su borularında kullanılan kurşun sorunu var. Bunu önlemek için de, en azından okulların, kreşlerin ve yurtların bulunduğu bölgelerde uygun filtreleme ve altyapı önlemleri öneriliyor raporda.
Bir başka görev de yerel yönetimlere düşüyor. Onlar da, çocukların sıklıkla bulunduğu alanlarda kullanılan boyaları, plastik zeminleri, oyun parkı materyallerini ve içme suyu altyapısını gözden geçirebilir. Raporda, bunun ivedilikle yapılması gerektiği özellikle belirtiliyor.
*****
Bu bir “zehirlenme sorunu” değil, yavaş yavaş eksilen bir geleceğin inşası. Sorun, çocuklarımıza ne verdiğimiz ya da veremediğimiz değil, onlardan neyi eksilttiğimiz.
Çocuklarımızı korumak, hem insani açıdan, hem de ülkenin geleceğinin tasarlanması açısından ertelenemez bir zorunluluktur. Ayrıca, siyasal iktidar açısından bu bir anayasal yükümlülüktür. Bu yükümlülüğün yerini getirilmesini talep etmek de bizim sorumluluğumuz…
Yorumlar
Kalan Karakter: