Bir sabah uyanıyorsunuz. Toprağınız tapuda hala sizin görünüyor, ama artık sizin değil. “Üstün kamu yararı” denilerek bir projenin parçası haline getirilmiş. Hayatınızı verdiğiniz toprak, bir “proje” için elinizden alınmış. Devlet tarafından ve bir yasayla…
24 Temmuz 2025’te yürürlüğe giren 7554 sayılı Yasa, enerji ve madencilik alanında oyunu değiştirdi: Acele kamulaştırma genişletildi, zeytinlikler bile istisna olmaktan çıktı.
Stratejik madenler ve enerji projeleri için devlet artık beklemiyor, mahkeme süreci tamamlanmadan müdahale edebiliyor.
Bu nedenle Türkiye’nin her yerinden çığlıklar yükseliyor. Sökülen ağaçların, yok edilen ormanların, hayatını verdiği toprağını kaybeden köylülerin çığlıkları…
Her köşeden aynı hikaye yansıyor. Muğla’da zeytinlikler ve ormanlar kömür için yok ediliyor. Çanakkale Kazdağları’nda su kaynakları ve orman altına kurban veriliyor. Artvin Cerattepe’de doğadan yana yıllardır verilen mücadele, yeni yasayla yok sayılıyor, maden projeleri geri dönüyor. Ordu Fatsa’da siyanürlü altın madeni, tarım ve sağlık tartışmalarını büyütüyor. Hatay’da deprem nedeniyle evlerini kaybetmiş yurttaşların şimdi de toprakları ellerinden alınıyor. Giresun’un yüzde 85’inin madenlere açıldığı söyleniyor…
*****
En temel yasamız olan Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 35. maddesi, mülkiyet hakkını temel bir hak olarak tanımlar. Devlet bu hakka ancak kamu yararı varsa müdahale edebilir. Bu hak, toplumsal çıkarlara aykırı olarak kullanılamaz.
Bugün yaşananlarda kamu yararı var mı? Mahkeme süreci beklenmeden, yargı yok sayılarak topraklara el konuluyor. Tarım ve yaşam alanları hızla yok ediliyor. Zaten sınırlı olan su kaynakları kullanılamaz hale getiriliyor.
Bu süreçte, 27 Mart’ta BlackRock CEO’su Türkiye’ye geldi. Bu ziyaretin üç başlığı vardı: Yatırım, finans ve enerji. Bu ziyaret iki gerçeği ortaya çıkarıyor: Madenler yabancı yatırımcılara verilecek ve bu hızla yapılacak. Yani bugüne kadar yapılanlar, katlanarak artacak.
*****
Hükümetin yeni yasa ile hedeflediği çok açık: Toprak artık bir yatırım alanı, tarım öncelikli değil ve mülkiyet tartışmalı bir hak.
Bugün Muğla’da kesilen zeytin ağacı,
Kazdağları’nda açılan maden,
Hatay’da kamulaştırılan arsa,
Karadeniz’de korkuyla bekleyen köylü…
Hepsi aynı sorunun farklı hali: Toprak kimin?
Ama mesele artık sadece toprak değil. Bu, bir insanın yıllarca çalışarak, emek vererek, biriktirerek elde ettiği mülkiyetin ne kadar güvende olduğu meselesi. Bu, hukukun gerçekten koruyup korumadığı meselesi. Bu, adaletin kimin için işlediği meselesi.
Yorumlar
Kalan Karakter: