Sonda söyleyeceğimi başta söyleyeyim: Oruç, ne siz o gösterişli iftar sofralarını sosyal medyada paylaşarak hava atın diye ne de cennete giden yolda birkaç adım daha atın diye var! Oruç, bütün dinlerden ve hatta tanrı düşüncesinin varlığından önce bile vardı. Mesele, çok eski ve çok derin. Oruç, insanlığın kolektif hafızasında yer etmiş, on binlerce yıldır var olan kadim bir pratik.
Kadim medeniyetlerde oruç yalnızca ibadet değildi; arınma, hazırlanma ve dönüşüm aracıydı. Antik toplumlarda insanlar savaş öncesi, kehanet öncesi ya da önemli kararlar öncesi yemek yemeyi bırakırdı. Açlık, zihni berraklaştıran bir eşik olarak görülürdü. Çünkü tok beden dünyaya bağlıdır, aç beden ise sorulara. İnsan, yediğiyle ağırlaşır, yemediğiyle hafifler.
*****
Semavi dinlerde oruç daha sistemli bir çerçeveye oturtuldu. Açlık artık sadece fiziksel değil, ahlaki bir disiplindi. Sadece mide değil, dil de tutulmalıydı. Sadece beden değil, öfke de dizginlenmeliydi.
Oruç, insanın kendine “Dur” diyebilme pratiğidir. Modern dünyada her şey anlık tatmine dayanırken, oruç bunun tam tersini öğretir: İstediğin her şeye hemen sahip olamazsın. Belki de bu yüzden çağımızın en zor ibadetidir.
Oruç, aynı zamanda eşitleyicidir. Gün boyu aç kalan bir insan, yoksulluğun ne demek olduğunu hisseder. Empati burada başlar. Tokken yapılan merhamet soyuttur; açken yapılan merhamet gerçektir. Bu yüzden oruç yalnızca bireysel değil, toplumsal bir öğretidir.
*****
Bugün modern bilim de kontrollü açlığın metabolizma üzerindeki etkilerini konuşuyor. Aralıklı oruç, hücresel yenilenme, insülin dengesi gibi kavramlar artık popüler. Ancak ilginç olan şu: Bilimin yeni keşfettiğini, insanlık binlerce yıldır uyguluyordu. Belki de mesele sadece sağlık değildi. Belki insan, ara sıra eksilmeden bütün olamıyordu.
Asıl soru: Oruç neden var? Çünkü insanın sınırı yok. Ve sınırsızlık insanı tüketir. Açlık, insana haddini hatırlatır. Bedeni susturarak ruhu konuşturur.
Bugün tüketim çağında yaşıyoruz. Sürekli yiyen, sürekli satın alan, sürekli isteyen bir dünyada. Belki de bu yüzden oruç artık sadece dini bir pratik değil, varoluşsal bir hatırlatma: İnsan her istediğini yapmak zorunda değildir. Ve bazen en büyük güç, yapmamayı seçmektir.
Yorumlar
Kalan Karakter: