Venezuela, şiddetli bir depremle sarsıldı. Özellikle başkent Caracas, çok sayıdaki yüksek katlı binası nedeniyle en ağır hasarı alan şehir oldu. İlk tahminler, can kaybının on binlerle ifade edildiğini, hatta 100 bine yaklaşabileceğini gösteriyor.
Caracas'ta yaşanan felaket, bir yandan yaptırımlar ve yoksullukla mücadele eden Venezuela halkının acısını paylaşmamıza neden olurken, diğer yandan Türkiye'nin deprem gerçeğini bir kez daha hatırlatıyor.
Caracas, Venezuela'nın en büyük şehri; ekonomik ve kültürel merkezi. Tıpkı İstanbul gibi... Ancak Caracas'ın nüfusu İstanbul'un yaklaşık dörtte biri. Nüfusu 5 milyonu ancak bulan bir kentte bile böylesine büyük bir yıkım yaşanabiliyorsa, milyonlarca insanın yaşadığı İstanbul'da benzer büyüklükte bir depremde neler olabileceğini düşünmek bile ürkütücü.
*****
Bilim insanlarının yıllardır söylediği gibi, deprem öldürmez, binalar öldürür. Fay hattının kırılması engellenemez. Ancak bir binanın zemini, projesi, kullanılan malzemesi, mühendislik kalitesi ve denetimi, binlerce insanın kaderini belirler.
Caracas'tan gelen görüntüler, Türkiye'nin geçmiş depremlerinden sonra izlediğimiz görüntülerden neredeyse farksız. Katları birbirinin üzerine çökmüş apartmanlar, moloz yığınına dönüşmüş binalar ve enkaz altında kalan hayatlar...
Belli ki geçmiş depremlerden yeterince ders çıkarılmamış. Yüksek binalar yapılmış, denetimler yetersiz kalmış, yapı güvenliği ikinci plana itilmiş.
Aslında bugün Caracas için söylenenlerin neredeyse tamamı yıllardır İstanbul için de söyleniyor. Risk biliniyor. Fay hatları biliniyor. Zayıf yapı stoku biliniyor. Hangi ilçelerin ve hangi zeminlerin daha büyük tehlike taşıdığı büyük ölçüde ortaya konmuş durumda. Buna rağmen hala en çok sorulan soru, "Deprem ne zaman olacak?" oluyor.
*****
Bugün yapılması gereken şey bellidir: Riskli binalar ivedilikle tespit edilmeli, kentsel dönüşüm rant değil güvenlik eksenli yürütülmeli, zemin etütleri ciddiye alınmalı, kaçak ve mühendislik hizmeti almamış yapılar affedilmemeli, okul ve hastaneler öncelikli olarak güçlendirilmeli, toplanma alanları korunmalı, vatandaş da oturduğu binanın riskini öğrenmekten kaçmamalıdır.
Caracas bize uzak olabilir. Ama orada yaşanan felaket, aslında Türkiye'nin geleceğine tutulmuş acı bir aynadır. O aynaya bakıp ders çıkarmak mı, yoksa görmezden gelmek mi istediğimize biz karar vereceğiz.
Yorumlar
Kalan Karakter: