Her sorunun cevabı anne-babaydı.
İnandığımız, danıştığımız, fikir aldığımız tek alan evdi.
Sonra bir gün o sınıfa girdik.
Tahtanın karşısında duran, bize bakıp gülümseyen bir öğretmen gördük.
Biz onu ailemizden biri değildi ama içimizde bir şey ona doğru yaklaştı: güven.
O ilk günlerde fark etmedik belki…
Ama biz gerçekten aileden olmayan ilk otoriteye kalbimizi açtık.
Söylediklerini doğru kabul ettik.
Bilgiyi onun ağzından duymaktan gurur duyduk.
Övdüğünde sevindik, uyardığında üzüldük, susturduğunda saygı duyduk.
Çünkü öğretmen sadece ders anlatmadı:
• Bize dinlemeyi öğretti.
• Sabretmeyi öğretti.
• Soru sormayı öğretti.
• Kendimize güvenmeyi öğretti.
• Başarının yolunu gösterdi.
• Hata yapmanın dünyanın sonu olmadığını fark ettirdi.
Aile bizi sevgiyle büyütür,
ama öğretmen bizi hayata hazırlar.
Biz o sıralarda fark etmeden şunu öğrendik:
Dünya sadece evden ibaret değil, insanların bilgisinden de besleniyoruz.
İşte bu yüzden bugün, 24 Kasım’da…
Bir gün elimizden tutmuş, gözlerimizin içine bakmış, “Yapabilirsin” demiş olan bütün öğretmenlere teşekkür ediyoruz.
Bir insanın karakterinde, duruşunda, merakında, cesaretinde, hayallerinde
mutlaka bir öğretmenin izi vardır.
İyi ki varsınız.
İyi ki bizi sadece yetiştirmediniz, büyüttünüz.
İyi ki hayatımızın içinden geçtiniz.
24 Kasım Öğretmenler Gününüz kutlu olsun.
Esenlikle kalın…
Yorumlar
Kalan Karakter: