Antalya’da hava ısındı. İnsan dışarı çıkmak istiyor ama çoğu zaman ne yapacağını tam bilmiyor. El telefona gidiyor, birkaç dakika diye başlayan şey bir saate uzuyor. Sonra gün bitiyor ve geriye tuhaf bir his kalıyor: Bugün ne yaptım?
Oysa günün içinde onlarca küçük seçim var.
Bir kitap açabilirdik. Kısa bir yürüyüşe çıkabilirdik. Uzun zamandır aklımızda olan bir şeye başlayabilirdik. Ama çoğu zaman en kolay olanı seçiyoruz. Kaydırmak.
Bir video, bir tane daha, bir tane daha…
Bugün artık kimse kötü olanı almak istemiyor. Herkes en iyisini arıyor. En iyi kitap, en doğru eğitim, en faydalı içerik. Ama tam da bu arayış insanı yerinde tutuyor. Çünkü seçenek arttıkça karar vermek zorlaşıyor. Karar zorlaştıkça insan yoruluyor. Yoruldukça da en kolay olana yöneliyor.
Ve en kolay olan, çoğu zaman en boş olan oluyor.
Reklam ve pazarlama uzun zamandır iyi olanı anlatmaktan çok, iyi olmayanı satmanın yöntemine dönüştü. Gerçekten gerekli olan bir şeyin, gerçekten ihtiyacı olan kişi tarafından bulunması zaten zor değildir. Ama ihtiyaç olmayanı ihtiyaç gibi hissettirmek, işte asıl ustalık orada başlar.
İnsan çoğu zaman ihtiyacı olanı değil, kendisine iyi hissettiren şeyi seçer.
İyi hissettiren ise her zaman iyi olan değildir.
Bir saat boyunca izlenen onlarca kısa video… Kaçı akılda kalıyor? Kaçı gerçekten bir şey değiştiriyor? Belki anlık bir keyif, küçük bir rahatlama. Ama günün sonunda elde kalan neredeyse hiçbir şey yok.
Oysa aynı bir saat, çok daha sade bir şekilde değerlendirilebilir.
Rastgele açılmış bir kitap sayfası. Plansız bir yürüyüş. Küçük bir uğraş. Mükemmel olmak zorunda değil. Ama gerçektir. Zihinde yer eder. İz bırakır.
Çünkü değerli olan çoğu şey, ilk anda kendini pazarlamaz.
Sessizdir. Sabır ister. Zaman ister.
Gürültülü olan ise hemen dikkat çeker. Hızlıdır. Kolaydır. Ama çoğu zaman yüzeyseldir.
Belki de mesele neyi seçeceğimizi bilmemek değil.
Belki de mesele, kolay olan ile değerli olan arasındaki farkı her gün yeniden hatırlamak.
Çünkü insan en iyisini aradıkça değil, en kolay olana kapıldıkça kaybeder.
Ve bazen en doğru seçim, en çok parlatılan değil; en sade olandır.
Esenlikle kalın…
Antalya’da bugün ne yaptım!
Yayınlanma :
16.03.2026 10:08
Güncelleme
: 16.03.2026 10:08
Yorum Yazma Kuralları
Lütfen yorum yaparken veya bir yorumu yanıtlarken aşağıda yer alan yorum yazma kurallarına dikkat ediniz.
Türkiye Cumhuriyeti yasalarına aykırı, suç veya suçluyu övme amaçlı yorumlar yapmayınız.
Küfür, argo, hakaret içerikli, nefret uyandıracak veya nefreti körükleyecek yorumlar yapmayınız.
Irkçı, cinsiyetçi, kişilik haklarını zedeleyen, taciz amaçlı veya saldırgan ifadeler kullanmayınız.
Türkçe imla kurallarına ve noktalama işaretlerine uygun cümleler kurmaya özen gösteriniz.
Yorumunuzu tamamı büyük harflerden oluşacak şekilde yazmayınız.
Gizli veya açık biçimde reklam, tanıtım amaçlı yorumlar yapmayınız.
Kendinizin veya bir başkasının kişisel bilgilerini paylaşmayınız.
Yorumlarınızın hukuki sorumluluğunu üstlendiğinizi, talep edilmesi halinde bilgilerinizin yetkili makamlarla paylaşılacağını unutmayınız.
Yorumlar
Kalan Karakter: