Antalya'da yaz artık sadece bir mevsim değil.
Adeta bir dayanıklılık sınavı...
Haziran bitmeden termometreler 35 derecenin üzerine çıkıyor. Öğle saatlerinde sokaklar boşalıyor, asfaltın üzerinden yükselen sıcak hava dalgaları şehrin üzerine görünmez bir örtü gibi çöküyor. Birkaç dakika güneş altında kalan herkes aynı cümleyi kuruyor:
"Bu sıcakta dışarı çıkılmaz."
Aslında bu cümle, Antalya'nın yeni yaz gerçeğini en iyi özetleyen ifade.
***
Sıcaklık arttıkça şehir de yönünü değiştiriyor.
Kimi soluğu Konyaaltı'nda, Lara'da ya da sahillerde alıyor. Serin bir deniz, birkaç saatliğine de olsa bunaltıcı havayı unutturuyor.
Kimileri ise rotasını Toroslar'ın eteklerine çeviriyor.
Saklıkent'ten Feslikan'a, Geyikbayırı'ndan Korkuteli’ne kadar Antalya'nın yaylaları yeniden hareketlenmeye başladı. Çünkü Antalya'nın merkezinde nefes almak zorlaşırken, birkaç yüz metre yükselmek bile insanın yüzüne değen rüzgarın değişmesine yetiyor.
Bu coğrafyanın en büyük şansı belki de tam burada saklı.
Denizle dağın aynı şehirde buluşması...
***
Ancak yazın güzelliğine kapılırken, sıcaklığın oluşturduğu riski de görmezden gelemeyiz.
Özellikle yaşlılar, kronik hastalığı bulunanlar, kalp ve tansiyon hastaları ile küçük çocuklar için bu günler dikkat gerektiriyor.
Uzmanlar her yıl aynı uyarıları yapıyor ama çoğu zaman bunları ancak bir sağlık sorunu yaşandığında hatırlıyoruz.
Oysa sıcak çarpması birkaç dakika içinde ciddi sonuçlar doğurabiliyor.
Bol su tüketmek...
Öğle saatlerinde zorunlu olmadıkça dışarı çıkmamak...
Doğrudan güneş altında uzun süre kalmamak...
Bunlar artık tavsiye değil, yaz aylarının vazgeçilmez kuralları.
***
Okullar kapandı.
Yaklaşık üç ay sürecek yaz tatili başladı.
Çocuklar elbette dışarı çıksın, oynasın, koşsun, bisiklete binsin.
Ama bunu güneşin en dik geldiği saatlerde değil.
Sabahın serinliği ya da akşamüstünün esintisi hem sağlık açısından daha güvenli hem de daha keyifli.
Eskiden mahalle aralarında gün boyu oynayan çocuklar vardı.
Bugün onları yeniden sokakta görmek güzel.
Yeter ki bunu doğru zamanda yapalım.
Çünkü sıcak hava oyun arkadaşı değildir.
***
Eskiden Antalya'nın yazları sıcaktı.
Bugün ise çok daha sıcak.
İklim değişikliği artık bilim insanlarının raporlarında kalan bir kavram değil; her gün hissettiğimiz bir gerçek.
Daha uzun süren sıcak hava dalgaları...
Daha yüksek sıcaklıklar...
Daha bunaltıcı geceler...
Bütün bunlar bize tek bir şeyi söylüyor:
Artık yaz mevsimine değil, yeni iklim koşullarına uyum sağlamayı öğrenmek zorundayız.
Bu sadece bireysel bir tercih değil; sağlığımız için bir zorunluluk.
***
Antalya'nın güneşi her zaman güzeldi.
Bu güneş, milyonlarca turisti bu kente çeken en önemli nedenlerden biri oldu.
Ancak aynı güneş, kontrol edilmediğinde ciddi sağlık sorunlarının da habercisi olabiliyor.
Bu yüzden sıcak havayı hafife almayalım.
Kendimizi de çocuklarımızı da koruyalım.
Unutmayalım...
Yazın tadı denizde, yaylada ve serin akşamlarda çıkar.
Öğle güneşinde ise kazanılacak hiçbir şey, kaybedilecek sağlığımızdan daha değerli değildir.
Sıcaklarla değil, alışkanlıklarımızla mücadele etme zamanı
Yayınlanma :
27.06.2026 23:05
Güncelleme
: 27.06.2026 23:05
Yorum Yazma Kuralları
Lütfen yorum yaparken veya bir yorumu yanıtlarken aşağıda yer alan yorum yazma kurallarına dikkat ediniz.
Türkiye Cumhuriyeti yasalarına aykırı, suç veya suçluyu övme amaçlı yorumlar yapmayınız.
Küfür, argo, hakaret içerikli, nefret uyandıracak veya nefreti körükleyecek yorumlar yapmayınız.
Irkçı, cinsiyetçi, kişilik haklarını zedeleyen, taciz amaçlı veya saldırgan ifadeler kullanmayınız.
Türkçe imla kurallarına ve noktalama işaretlerine uygun cümleler kurmaya özen gösteriniz.
Yorumunuzu tamamı büyük harflerden oluşacak şekilde yazmayınız.
Gizli veya açık biçimde reklam, tanıtım amaçlı yorumlar yapmayınız.
Kendinizin veya bir başkasının kişisel bilgilerini paylaşmayınız.
Yorumlarınızın hukuki sorumluluğunu üstlendiğinizi, talep edilmesi halinde bilgilerinizin yetkili makamlarla paylaşılacağını unutmayınız.
Yorumlar
Kalan Karakter: