Okulların yakında kapanmasıyla birlikte milyonlarca çocuk ve genç yaklaşık üç aylık bir tatile giriyor. Ekonomik durumu iyi olan ailelerin çocukları kamplara, kurslara ve yaz okullarına katılabiliyor. Ancak büyük çoğunluk için seçenekler oldukça sınırlı. Belediyelerin düzenlediği etkinlikler ise hem kontenjan hem de kapsam açısından ihtiyacı karşılamaya yetmiyor.
Sonuçta milyonlarca genç günlerinin önemli bir bölümünü telefon, tablet ve bilgisayar başında geçiriyor. İnternet doğru kullanıldığında büyük bir fırsat olsa da çoğu zaman üretmek yerine tüketmek için kullanılıyor. Saatler sosyal medyada, videolar arasında veya oyunlarda akıp gidiyor. Gerçek hayat deneyimleriyle kurulabilecek bağların yerini ekranlar alıyor. Yaz sonunda birçok genç yeni bir beceri kazanmış, yeni insanlarla tanışmış veya topluma katkı sunmuş olmuyor; sadece biraz daha fazla ekran süresi biriktirmiş oluyor.
*****
Oysa gençlik enerjisi, doğru yönlendirildiğinde bir ülkenin en değerli sermayesine dönüşebilir. Yaz ayları, gençlerin hem kişisel gelişimlerine katkı sağlayacak hem de topluma fayda üretecek faaliyetlerle değerlendirilebilir.
Bunun için ücretsiz meslek edindirme kursları, yapay zekâ ve robotik atölyeleri, spor ve sanat etkinlikleri, ilk yardım ve afet gönüllülüğü eğitimleri düzenlenebilir. Ahşap işleri, elektrik-elektronik, aşçılık, grafik tasarım, yazılım ve yabancı dil gibi alanlarda verilecek uygulamalı eğitimler gençlerin yeni beceriler edinmesini sağlayabilir. Gençler yaşlılara dijital okuryazarlık desteği verebilir, çevre projelerine katılabilir, sokak hayvanları için çalışabilir veya yerel işletmelerde kısa süreli staj yapabilir.
Daha da önemlisi, şehirli gençlerle köy okulları arasında gönüllülük temelli köprüler kurulabilir. Gençler belirli sürelerle köylerde kalarak okul bakım çalışmalarına katılabilir, çocuklarla etkinlikler düzenleyebilir, kütüphane kurulumlarına destek verebilir. Karşılığında ise ücretsiz konaklama, kültürel etkinliklere katılım veya eğitim bursları elde edebilirler. Böylece hem şehir-köy etkileşimi güçlenir hem de gençler hayatın farklı yönlerini tanıma fırsatı bulur.
*****
Benzer şekilde okulların boyanması, sıraların zımparalanıp tamir edilmesi, kütüphanelerin düzenlenmesi ve çevre düzenlemeleri gibi çalışmalarda gönüllü genç ekipler görev alabilir.
Elbette amaç gençleri ucuz iş gücü olarak kullanmak değil; onları üretimin, dayanışmanın ve toplumsal sorumluluğun bir parçası haline getirmektir. Bu çalışmalara katılan gençlere sertifika, burs puanı, kültür-sanat etkinliği biletleri, ücretsiz kamp olanakları veya eğitim destekleri sağlanabilir. Böylece yaz ayları yalnızca dinlenilen değil, öğrenilen, üretilen ve topluma katkı sunulan bir döneme dönüşebilir.
Bugün milyonlarca gencimiz üç aylık yaz tatilinde zaman tüketiyor. Oysa aynı zaman, hem onların geleceğine hem de ülkenin geleceğine yatırım olarak değerlendirilebilir. Bugün ekran karşısında tüketilen milyonlarca saat, doğru projelerle yarının ustalarına, sanatçılarına, girişimcilerine ve bilim insanlarına dönüşebilir.
Yorumlar
Kalan Karakter: