ONLAR ARTIK ÖZGÜR
Reklam
Reklam
Derya UĞURAL

Derya UĞURAL

ONLAR ARTIK ÖZGÜR

12 Haziran 2019 - 10:00

Kalekapısı’ndaki faytonları çekip turistleri eğlendirmeye çalışan atları her gördüğümde, Kırgızistan yaylalarında gördüğüm atlar gelirdi aklıma… Yemyeşil alanlarda alabildiğine özgür koşturan, dağ rüzgarlarıyla yeleleri görülesi güzellikte dalgalanan atlar…
Kanayan yarasıydı faytonlar Antalya’nın… Ve sonunda bitti! Atlar hayvanat bahçesine götürüldü. Artık daha sağlıklı ve özgür yaşayacaklar. Ve daha uzun… Atların ömrü yaklaşık 20 yıldır; ancak faytonlarda çalışanların ömrü ortalama 2 yıl!
O iki yıl da, sadece insanlara hizmet etmekle geçiyor. Hem de nasıl bir hizmet! Antalya’nın dayanılmaz sıcağında saatlerce güneş altında beklemek; yeterince gıda ve su alamamak; kırbaç ve dayak yemek; kilolarca insanı taşımak; ağzındaki ve ayağının altındaki demir parçalarının acısına dayanmak… Dayanamayanlar ormana terk ediliveriyor; açlık ve susuzluktan ölüme mahkum…
* * * * *
Antalya Büyükşehir Belediyesi, bu yürek burkan acıya son veren örnek bir karara imza attı. Antalya Kent Konseyi de, kararı destekleyen bir açıklama yaptı. Ancak açıklama, ‘insani’ kaygılardan çok ‘estetik’ kaygılar taşıyor. Efendim, atların sağlığı iyi değilmiş, bakımsızmış ve faytonlar görsellikten uzakmış. Buyurun kendiniz okuyun:
“Fayton bizim çocukluğumuzda çok estetik, güzel bir ulaşım aracıydı. Bu nostaljinin yaşatılması elbette güzel olurdu. Ancak bakımsız atlar ve at arabasından bozma faytonlarla bu iş yapılmaz. Faytonlar kent estetiğini de bozuyor.”
Soruna çözüm de bulmuş Kent Konseyi: “Atların sıcaktan ya da soğuktan etkilenmeyeceği bir park alanı oluşturulabilirdi. Kokudan çevreye rahatsızlık vermeyeceği bir park alanı oluşturulabilirdi. Böylece bu iş daha profesyonelce yapılabilirdi.”
Yani bu işi yapmaya devam edelim ama daha ‘profesyonelce’ ve daha ‘estetik’ bir biçimde!
Eğer dert nostaljiyle, elektrikli faytonlarla bu özlemi tatmin etmek son derece kolay ve ‘estetik’. Unutulmamalıdır ki, atlar bu dünyaya bizim keyfimize hizmet etmek için gelmediler.
* * * * *
Hayvanat bahçesine götürülen atların görüntülerini defalarca izledim. Başlarına bugüne kadar gelenlerin deneyimiyle, şaşkın, ürkek ve korkmuşlardı. Yeni evlerine alışmaları çok uzun sürmeyecek. Birlikte, daha sağlıklı, doğalarına daha uygun ve daha uzun yaşayacaklar.
Onlar için sınırsız mutluluk duydum ve diğerleri için acı… Sadece Antalya’da değil bu fayton sorunu; Kuşadası, Eskişehir, İzmir ve en önemlisi Adalar’da da aynı zulüm yaşanıyor. Hele Adalar! Faytona Binme Atlar Ölüyor İnisiyatifi’nin saptamaları dehşet verici: Faytonlara koşulan atlara, çatlamasınlar diye, yemek ve su verilmiyor; yani aç ve susuz koşturuluyorlar. Hamile atları ve yeni doğum yapmış atları bile çalıştırıyorlar. Adanın yokuşlu yollarına dayanmaya çalışıyorlar; dayanamayan yıkılıp ölüyor. At düşüp bacağını kırdığında, inşaattan kepçe çağrılıyor ve at kepçeyle taşınıp ormana atılıyor. Orada kaderine terk ediliyor. Resmi rakamlara göre, yılda 400 at, bakımsızlıktan, çok çalıştırılmaktan ve kazalar nedeniyle hayatını kaybediyor.
Antalya’daki kararın, başta Adalar olmak üzere, tüm fayton kullanılan yerlere örnek olmasını diliyorum. Bir an önce…