İnsan çoğu zaman hayatın içindeki karşılaşmaları tesadüf olarak adlandırır. Çünkü olayların ardındaki ince bağı göremez. Bir gün ansızın duyulan bir söz, hiç planlanmadan girilen bir yol, beklenmedik bir anda karşılaşılan bir insan… Bunların hepsi ilk bakışta rastgele görünür. Oysa zaman geçip insan geriye dönüp baktığında, o küçük anların birbirine sessizce bağlandığını fark eder.
Hayat bazen görünmeyen bir düzen içinde ilerler. İnsan o düzeni yaşarken çoğu zaman anlayamaz; çünkü her şey parçalar hâlinde gerçekleşir. Ancak o parçalar bir araya geldiğinde ortaya çıkan anlam, olayların aslında rastgele olmadığını hissettirir. İşte o an insan, tesadüf dediği şeyin aslında bir karşılaşma, bir uyum, yani bir tevafuk olduğunu fark eder.
Tevafuk, hayatın görünmeyen bağlarıdır. Aynı anda kesişen yollar, birbirini bulan düşünceler, tam zamanında gelen sözler… Bunlar rastgeleliğin değil, derin bir uyumun izleridir. İnsan bazen bu uyumu fark eder, bazen de fark etmeden onun içinde yürür.
Bazen insan, hayatın içinde yürürken karşılaştığı anların değerini o anda anlayamaz. Küçük bir konuşma, kısa bir karşılaşma ya da anlık bir karar… Hepsi sıradan gibi görünür. Fakat zaman geçtikçe insan, o anların hayatındaki yerini daha iyi kavrar. O zaman anlar ki bazı yollar boşuna kesişmez, bazı sözler sebepsiz duyulmaz. Belki de tevafuk, hayatın bize sessizce söylediği ama ancak zamanla anlayabildiğimiz o ince anlamın adıdır.
Belki de hayatın en sessiz gerçeği şudur:
Biz tesadüf sandığımız anların içinde yürürüz,
ama onların adı çoğu zaman tevafuktur.
Yorumlar
Kalan Karakter: