Hayat çoğu zaman bize haber vermeden kapıları kapatır; alıştığımız düzenler bozulur, güvende hissettiğimiz alanlar bir anda yok olur ve o anlarda “Bir kapı kapanır, yeni bir kapı açılır” sözü kulağa yalnızca bir teselli gibi gelir. Oysa bu söz, yüzeyde göründüğünden çok daha derin bir gerçeği taşır; çünkü yeni kapılar çoğu zaman bekleyenlere değil, kaybetmenin ağırlığını taşıyabilenlere açılır. Umut etmek de tam burada anlam kazanır; umut, pasif bir bekleyiş değil, insanın içindeki en dirençli güçlerden biridir ve her şeyin bittiğini düşündüğün anda bile “Ya yeniden başlayabilirsem?” diyebilme cesaretidir.
Güçlü olmak, hiç yıkılmamak değildir; güçlü olmak, yıkıldığında orada kalmamayı seçmek, kapanan kapıya bakıp donup kalmak yerine henüz fark etmediğin ihtimalleri arayabilmektir. Çünkü hayat, en büyük fırsatlarını çoğu zaman en büyük kayıpların arkasına saklar ve insan çoğu kez bunu ancak geriye dönüp baktığında fark eder. Bu yüzden umut, her zaman bir nedene dayanmak zorunda değildir; bazen sadece bir karardır. Umut etmek, yeniden denemeye, yeniden inanmaya ve tüm belirsizliklere rağmen bir adım daha atmaya karar vermektir.
Unutmamak gerekir ki insanın gerçek gücü, her şey yolundayken değil, yollar karardığında ortaya çıkar. Kapanan kapılar bazen bizi durdurmak için değil, yönümüzü değiştirmek için vardır. Vazgeçmek ile yeniden başlamak arasındaki ince çizgide ise umut durur. Çünkü umut eden insan, içindeki ışığı tamamen kaybetmemiş insandır. Ne kadar zor olursa olsun, her yeni gün başka bir ihtimal taşır. Yeter ki insan, kendi değerine inanmayı bırakmasın. Bir adım daha atabilen, yeniden ayağa kalkabilen ve hayata rağmen kalbini karartmayan herkes için mutlaka yeni bir kapı açılır. Ve çoğu zaman o kapı, insanı hayal ettiğinden daha güzel bir hayata götürür.”
Yorumlar
Kalan Karakter: