İnsan ilişkilerinde en çok değer verilen şeylerden en etkilisi açıklıktır. Söylenmek istenenin dolandırılmadan, ima edilmeden, doğrudan ifade edilmesi… Çünkü söz, ancak açık olduğunda anlam kazanır. Aksi hâlde, cümleler sadece birer gölgeye dönüşür; ne söylediği belli olmayan ifadeler yoruma açık ve çoğu zaman da gereksiz sonuçlar doğurur…
Açık konuşamayan insanın, ima ile konuşması acizliktir. Laf sokmak zekâ değil, korkaklıktır. Yanlış anlayıp olmayan anlamları kafasında şişiren kişi, karşı atağa geçer; sanki zekice laf sokuyormuş gibi görünürken, kendi saçma yanılgısında gülünç duruma düşer.
İma ederek konuşan insanlar, aslında ne söylediklerinden çok ne yapmaya çalıştıklarıyla dikkat çekerler. Cesaret edemedikleri için açıkça dile getiremedikleri düşüncelerini, ince bir alay ya da ima perdesinin arkasına gizlerler. Oysa bu, bir zekâ göstergesi değil; tam tersine aptallıktır. Çünkü gerçek güç, düşünceyi net bir şekilde ifade edebilme cesaretinde saklıdır.
İma ederek anlatılan bir düşünce, çoğu zaman değerini de kaybeder. Oysa sağlıklı bir ilişki, açık sözlülük ve karşılıklı anlayış üzerine kurulmalıdır. İma ederek konuşanlar, aslında sözlerini gizlediklerini sanırlar ama gerçekte sadece kendilerini küçültürler. Ne kadar büyük işler yaparlarsa yapsınlar, aslında küçüktürler.
Bir insanın yaptığı işler ne kadar büyük olursa olsun, eğer iletişiminde samimiyet ve açıklık yoksa, o büyüklük gölgelenir. Çünkü insanı gerçekten “büyük” yapan şey başarıları değil, karakteridir. Ve karakter, en çok da insanın konuşma biçiminde kendini belli eder.
Bu yüzden değerli olan insanlar, ne düşündüğünü açıkça söyleyebilenlerdir. Çünkü netlik, hem saygının hem de güvenin temelidir.
Yorumlar
Kalan Karakter: