Bir zamanlar dünya tek bir kıtaydı. Milyonlarca yıl önce tüm kara parçaları tek bir beden gibi birbirine bağlıydı. Bilimin Pangea adını verdiği bu kadim bütünlük zamanla ayrıldı; kıtalar uzaklaştı, aralarına denizler girdi. Ama insanın hafızasında birlik fikri yaşamaya devam etti.
Sanatçı Mehmet Sinan Kuran’ın “Pangea Günlükleri” başlıklı resim sergisi, bu eski bütünlüğün çağdaş bir yorumunu sunuyor. Alpek Sanat Merkezi’nde sanatseverlerle buluşan sergi, Küratör Feride Çelik’in seçkisiyle sanatçının görsel dünyasını izleyiciye ortak bir harita gibi açıyor. Tuvallerde dolaşan renkler ve figürler, sanki birbirini arayan parçalar gibi yeniden yan yana geliyor.

Serginin açılışında konuşan Ayşe Van dostluk ve birlik vurgusuna dikkat çekti. Sanatın insanları bir araya getiren dili üzerine yapılan konuşmalar serginin ruhunu tamamlayan bir hatırlatma gibiydi. Açılışa katılan çok sayıda sanatsever eserleri ilgiyle incelerken, Mimar Almila Bilen de sanatçı dostu Mehmet Sinan Kuran’ın yanında yer aldı.
“Pangea Günlükleri”, yalnızca bir serginin notları değil; sanatın, dostluğun ve ortak duyguların bir araya geldiği anların kaydı gibi okunuyor.

Burada resimler yalnızca bir manzara ya da bir form anlatmaz. Her biri bir birleşme fikrini taşır. Sanki kayıp bir haritanın parçaları gibi, ayrılmış zamanların ve farklı duyguların yeniden buluşabileceğini hatırlatan sessiz ama güçlü bir anlatı gibi.
Belki de Pangea yalnızca dünyanın eski bir haritası değildir.
Belki de hâlâ içimizde var olan bir birlik duygusunun adıdır.
Yorumlar
Kalan Karakter: