İnsanları kullanmak isteyenler çoğu zaman doğrudan saldırmaz. Çünkü bilirler ki bir insanın gücü yalnızca sahip olduğu para, makam veya çevre değildir. Asıl güç, onu seven, ona değer veren ve gerektiğinde doğruları söylemekten çekinmeyen insanların varlığıdır.
Bu yüzden kurnaz hesapların ilk hedefi çoğu zaman kişinin gerçek dostları olur. Onları gözden düşürmeye, aralarına şüphe sokmaya, yanlış anlamalar üretmeye çalışırlar. Çünkü samimi dostluklar ayakta kaldığı sürece kurdukları oyunların başarıya ulaşması zordur.
Gerçek dost, tehlikeyi uzaktan görür. Menfaat peşinde koşanın bakışındaki hesabı, sözlerindeki yapaylığı, davranışlarındaki çıkar kokusunu fark eder. Bu nedenle çıkarcı insanlar, önce o dostun sesini kısmak ister. Onun uyarılarını değersiz göstermeye, sevgisini sorgulatmaya, güvenilirliğini zedelemeye çalışırlar.
İnsan yalnızlaştıkça etkilenmeye daha açık hale gelir. Dostlarının desteğinden uzaklaştıkça, karşısındaki kişinin gerçek niyetini görmekte zorlanır. İşte tam o noktada kurnazlık kendine alan bulur. Yakınlık kurar, güven kazanır, sonra da kişinin imkanlarını, emeğini, çevresini ve bazen de ruhunu tüketmeye başlar.
Hayatın değişmeyen gerçeklerinden biri şudur: Seni gerçekten seven insanlar her zaman hoşuna giden şeyleri söylemez. Bazen seni korumak için karşında dururlar. Çıkar peşinde olanlar ise çoğu zaman seni eleştirmez; aksine sürekli onaylar, över ve yanında görünürler. Çünkü amaçları seni korumak değil, sana yaklaşmaktır.
Bu nedenle bir insanın hayatına giren yeni kişilere değil, o kişiler geldikten sonra hayatından uzaklaşan eski dostlarına da dikkat etmek gerekir. Çünkü bazı insanlar dostluklar kurarak değil, dostlukları yıkarak güç kazanır.
Ve unutulmamalıdır ki; gerçek dostunu kaybeden insan sadece bir arkadaşını kaybetmez. Bazen kendisini koruyan aynayı, vicdanını hatırlatan sesi ve en güvenli limanını da kaybeder.
Yorumlar
Kalan Karakter: