Bu ülkede zaman zaman öyle davalar yaşanıyor ki, mahkeme salonlarında yalnızca sanıklar yargılanmıyor. Vicdanlar, kurumlar ve toplumun adalet duygusu da sınanıyor. H.K.G. davası işte böyle bir davaydı…
İsmailağa Cemaati'ne bağlı Hiranur Vakfı'nın kurucusu Yusuf Ziya Gümüşel, 2002 yılında 6 yaşındaki kızı H.K.G.'yi, 29 yaşındaki bir müritle imam nikâhıyla evlendirdi. Çocuk, 7 yaşından itibaren her gün eşi tarafından cinsel istismara uğradı. Ona bunun bir oyun olduğu, bütün evliliklerin böyle yaşandığı anlatıldı.
2012 yılında H.K.G.'nin gittiği bir doktor, cinsel istismar şüphesiyle ihbarda bulundu ve soruşturma açıldı. Ancak yaptıklarının suç olduğunu bilen aile üyeleri, H.K.G.'nin kemik yaşının tespit edilmesi sürecinde hastaneye onu değil, 21 yaşında başka bir kadını götürdü. Bu usulsüzlük tek kişinin işi değildi. Aralarında doktorların da bulunduğu yedi kişilik bir ekip sürece dahil oldu. Doktorlardan biri daha sonra yurt dışına kaçtı.
Bütün bunların sonucunda kimse tutuklanmadı, dava açılmadı ve H.K.G. yaşadıklarıyla başbaşa bırakıldı.
*****
2020 yılında artık genç bir kadın olan H.K.G., vücudundaki morluklar ve elindeki belgelerle İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'na giderek şikâyetçi oldu ve evini terk etti.
Bütün deliller ortadayken, sorumluların hemen tutuklanmasını ve haklarında dava açılmasını beklersiniz, değil mi? Öyle olmadı. İki yıl boyunca dava açılmadı, kimse tutuklanmadı.
Bunun üzerine Timur Soykan konuyu kamuoyunun gündemine taşıdı. Haberlerin yayımlanmasıyla birlikte kamuoyunda büyük bir infial oluştu. Kadın örgütleri, çocuk hakları kuruluşları ve barolar sürece dahil oldu.
Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı da dosyada daha aktif adımlar atmak zorunda kaldı. Baba Yusuf Ziya Gümüşel ile istismarcı Kadir İstekli tutuklandı.
Yargılama başladı. 2023 yılında verilen ilk karar, cezaların eksik hesaplandığı gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bozuldu. 2024 yılında verilen karar da Yargıtay tarafından bozuldu. Sonunda 2025 yılında verilen yeni kararla Kadir İstekli 37 yıl, Yusuf Ziya Gümüşel ise 19 yıl 9 ay hapis cezasına çarptırıldı.
Ama hikaye burada bitmedi. Geçtiğimiz günlerde Yusuf Ziya Gümüşel tahliye edildi, cemaat üyeleri kutlamalar yaptı. Hakkında 19 yıl 9 ay hapis cezası verilen bir kişinin tahliye edilmesi, vicdanlarda yeni bir yara açtı.
*****
H.K.G. davası, yalnızca bir çocuğun uğradığı korkunç istismarın yargılanması değildir. Bu dava, aynı zamanda bir toplumun çocuklarını ne kadar koruyabildiğinin de sınavıdır.
Dosyanın bu kadar önemli olmasının nedeni, olayın bireysel bir suçun ötesine geçmesidir. Yıllarca süren istismar sırasında aile, tarikat çevresi, sağlık sistemi ve adli mekanizmalar yeterince koruyucu olamamış; mağdurun sesi uzun süre duyulmamıştır. Bir çocuğun yaşadığı ağır travmanın yıllarca gizli kalabilmesi, toplumun tüm kesimlerinin üzerinde düşünmesi gereken bir gerçektir.
En önemli soru da şu sanırım: Altı yaşındaki bir çocuğu koruyamayan bir sistem, kimi koruyabilir?
Yorumlar
Kalan Karakter: