Merhaba,
Geçtiğimiz günlerde Antalya’nın geleceğine dair beni heyecanlandıran gelişmelere tanıklık ettim... ANSİAD’ın düzenlediği Yapay Zekâ Zirvesi’ne katılmak üzere Akra Antalya Otel’de hazır bulunduğum sırada, henüz salona dahi girmemiştim ki; Antalya Halkla İlişkiler Derneği olarak büyük emek verdiğimiz Antalya Markaları Kongresi’nin, dünyanın en prestijli halkla ilişkiler ödüllerinden IPRA Golden World Awards’ta finale yükseldiği haberini aldım.
Böylesi bir haberin ardından, iş dünyasının ve kamunun geleceğe nasıl hazırlandığını ele alan Yapay Zekâ Zirvesi’ni, çok daha farklı bir duyguyla takip ettim diyebilirim... Bir yanda Antalya’dan doğan bir sosyal sorumluluk projesinin uluslararası başarısının gururunu yaşarken, diğer yanda geleceği şekillendirecek teknolojileri ve vizyonu dinliyordum.
İlk bakışta birbirinden farklı görünen bu iki gelişmenin aslında ortak bir noktası vardı: Geleceği beklemek yerine onu bugünden inşa etmeye çalışmak… Biri bilgiyi toplumsal faydaya dönüştüren örnek bir sosyal sorumluluk projesi, diğeri ise teknolojinin şekillendireceği yeni dünyaya hazırlanma çağrısıydı. İkisinin de merkezinde vizyon, paylaşım ve sürdürülebilirlik vardı.
Bu yüzden bugünkü yazımda, Antalya’nın geleceğine umutla bakmamı sağlayan bu iki güzel gelişimi sizlerle paylaşmak istiyorum.
Antalya’nın Başarısı Dünya Sahnesinde
Öncelikle; kurucularından biri ve mevcut yönetim kurulunun Genel Sekreteri olarak emek verdiğimiz Antalya Markaları Kongresi’nin, dünyanın en saygın halkla ilişkiler ödüllerinden IPRA Golden World Awards 2026’da “Sosyal Sorumluluk” kategorisinde finalist seçilmesinden bahsedeyim kısaca… Bu yalnızca bir proje başarısı değil; kurulduğumuz ilk günden bu yana inandığımız bir fikrin uluslararası ölçekte karşılık bulduğunu gösteren çok kıymetli bir gelişme.
Antalya Markaları Kongresi’ni hayata geçirirken amacımız sadece şehrimizin başarılı markalarını görünür kılmak değildi. Bilginin paylaşılmasıyla toplumsal fayda üretilebileceğine inanıyor, kongrenin aynı zamanda genç iletişimcilere destek sağlayan sürdürülebilir bir sosyal sorumluluk modeli olmasını istiyorduk. Bugün bu yaklaşımın dünya çapında takdir görmesi, Antalya’nın sadece turizmle değil; ürettiği değerler, dayanışma kültürü ve vizyoner projeleriyle de uluslararası platformlarda adından söz ettirebildiğinin en güzel göstergelerinden biri.
Dolayısıyla IPRA finalistliğini özel kılan şey yalnızca dünya çapında bir iletişim başarısı olması değil; aynı zamanda güçlü bir sosyal sorumluluk modeline dayanması. Antalya Halkla İlişkiler Derneği’nin hayata geçirdiği “Meslektaşımı Okutuyorum” projesi kapsamında, AHİD–TEV Yükseköğrenim Burs Fonu’na Antalya Markaları Kongresi’ne katılan konuşmacıların destekleri aracılığıyla, iletişim fakültesi öğrencilerine katkı sağlanması, bu yapının en kıymetli tarafını oluşturuyor. Bilginin paylaşılırken aynı zamanda gençlerin eğitimine dönüşmesi, projenin uluslararası ölçekte dikkat çekmesinin de temel nedenlerinden biri.
Bu başarıda emeği geçen başta Kurucu Başkan Güldal Siğinç, yönetimimiz ve tüm çalışma komisyonu üyesi arkadaşlarımızla birlikte, Antalya adına haklı bir gurur yaşıyoruz…

Yapay Zekâ Artık Bir Seçenek Değil
Gelelim ANSİAD’ın Yapay Zekâ Zirvesi’ne… Tüm gün takip etme fırsatı bulduğum zirveden aklımda kalan en önemli mesaj şu oldu: Yapay zekâ artık gelecekte konuşacağımız bir teknoloji değil, bugün iş yapış şekillerimizi değiştiren bir gerçeklik. İş dünyasından eğitime, hukuktan iletişime kadar hemen her alanda bu dönüşümün etkilerini konuşuyor olmamız, aslında değişimin ne kadar hızlı ilerlediğini de gösteriyor.
Açılış konuşmalarında hem Antalya Valisi Hulusi Şahin’in hem de ANSİAD Başkanı Ercan Özbek’in verdiği mesajlar oldukça çarpıcıydı. Sayın Valimizin, “Artık yeni bir çağın eşiğinde değiliz, içindeyiz.” sözü aslında günün özeti gibiydi. Devamında söylediği, yeni mesleklerin ve yeni şirketlerin doğacağı gibi, değişime ayak uyduramayan şirketlerin de tarihe karışabileceği yönündeki değerlendirmesi, aslında hepimize önemli bir hatırlatma niteliğindeydi. Teknolojiyi konuşurken asıl mesele yapay zekânın kendisi değil; bu değişime ne kadar hazır olduğumuz…
ANSİAD Başkanı Ercan Özbek’in, “Düne kadar yapay zekâ bir rekabet avantajıydı, bugün ise ayakta kalabilmenin temel şartıdır.” değerlendirmesi ise iş dünyasının bu dönüşüme bakışını çok net ortaya koydu. Gerçekten de artık mesele yapay zekâyı konuşup konuşmamak değil; onu doğru anlayıp doğru kullanabilmek.
Doğrusu, Antalya’nın böylesine vizyoner bir zirveye ev sahipliği yapması gurur vericiydi. Şehrimizin yalnızca turizmde değil, teknoloji, inovasyon ve dijital dönüşüm alanlarında da adından söz ettirmesi gerektiğine inanıyorum. Bu tür organizasyonlar, bilgi paylaşımının ötesinde, Antalya’nın geleceğine yön veren ortak bir vizyon oluşturuyor. Bu nedenle emeği geçen ANSİAD yönetimini kutluyorum.
Antalya’nın bu vizyonu daha fazla taşıyan organizasyonlarla anılmasını önemsiyorum.
Hoş kalın…
Yorumlar
Kalan Karakter: