Merhaba,
Bugün biraz Antalya’da kentsel dönüşüm hakkında konuşmaya ne dersiniz? Çünkü bu konu hepimizin hayatına doğrudan dokunuyor…
Deprem ya da afet riski taşıyan, fiziki olarak ömrünü tamamlamış yapıların; devlet denetimi ve güvencesiyle, çağdaş standartlara uygun, güvenli yaşam alanlarına dönüştürülmesi olarak tanımlanan kentsel dönüşüm süreci Antalya’nın birçok bölgesinde hızla devam ediyor.
Ben de Antalya’nın tam merkezinde, “eski Antalya” diye tabir edilen mahallelerden birinde yaşayan biri olarak, çevremde değişen çehreden biraz söz etmek istiyorum.
Antalya’nın kurulduğu zamanlardan kalan yerleşim merkezlerinden; Yenikapı, Haşim İşcan, Sinan, Gençlik ve daha birçok mahallede dönüşüm çalışmaları son sürat sürüyor. Öyle ki bölgenin büyük kısmı adeta dev bir şantiyeye dönüşmüş durumda. Açıkçası bundan şikâyetçi değiliz; eğer sonunda daha güvenli, daha sağlıklı ve daha estetik yaşam alanlarına kavuşacaksak, bu dönüşüm elbette gerekli. Çünkü bu mahallelerdeki yapıların çoğu oldukça eski ve artık ciddi risk taşıyor olabilir.
Ancak mesele sadece eski binaların yenilenmesi değil…
Oturduğum cadde ve çevresinin geçmişini biraz araştırdığımda öğrendim ki, bugün apartmanların yükseldiği yerlerde bir zamanlar tek katlı, iki katlı taş evler, avlulu konaklar ve müstakil yapılar varmış. Kentleşme ve yol çalışmaları sırasında bunların büyük kısmı yıkılmış; yerlerine ise dört-beş katlı apartmanlar yapılmış. Bunu öğrenince insanın içi gerçekten sızlıyor.
Bugün ancak birkaç örneği ayakta kalabilmiş yapılardan Antalya Lisesi’nin idari binasını ve Işıklar Öğretmenevi’ni örnek gösterebiliriz. Oysa geçmişte yıkılan pek çok yapının da bugün koruma altında olan tarihi binalarla aynı mimari değere sahip olduğunu üzülerek öğreniyoruz.
Hatta kentin eski hikâyelerini dinlerken, bugün dünyanın görmek için Antalya’ya akın ettiği Kaleiçi’ni çevreleyen ve Atatürk Caddesi boyunca uzanan surların bir bölümünün, ‘esintiyi kestiği’ gerekçesiyle yıktırıldığını duyduğumda hem çok şaşırmıştım, hem de çok üzüldüm açıkçası.
Hal böyle olunca, bugün devam eden kentsel dönüşüm çalışmalarına biraz ihtiyatla yaklaşmak gerekiyor mu diye düşünmeden edemiyorum.
Bu kente hayran olup burada yaşamaya karar vermiş bir İstanbullu olarak, Antalya’nın geçmişten bugüne bilinçsiz müdahalelerle yara almış olması beni gerçekten üzüyor. Oysa Antalya; merkeziyle, ilçeleriyle, doğal ve tarihi dokusuyla çok büyük bir zenginliğe sahip.
Üstelik hâlâ çok güzel bir şehirden söz ediyoruz…
Geçmişte yapılanları değiştiremeyebiliriz ama bundan sonrasını korumak hepimizin sorumluluğu olmalı. Yaklaşık 29 yıldır bu şehirde yaşayan bir Antalya sevdalısı olarak, kentin gelişiminin çok daha dikkatli planlanması gerektiğini düşünüyorum.
Evet, bölgemde devam eden birçok dönüşüm projesi var ve yerlerine gerçekten modern yapılar yükseliyor. Ancak planlama konusunda kafa karıştıran noktalar da yok değil.
Örneğin bazı projeler ada bazında ilerlerken, bazıları bina ya da ikiz bina ölçeğinde yürütülüyor. Ada bazlı dönüşümlerde çok sayıda hissedar olduğu için ortak karar almak oldukça zorlaşıyor. Diğer taraftan bina bazlı dönüşümlerde ise maliyetler ciddi ölçüde artıyor. Bu nedenle birçok yapının dönüşümü hâlâ mümkün olamıyor.
Tam da bu noktada insan merak ediyor:
Bu sürecin daha sağlıklı ilerlemesi için nasıl adımlar atılabilir?
Belediyelerin ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın bu konuda nasıl çözüm planları var?
Açıkçası ben, kentin şehir plancılarının ve uzmanlarının görüşlerini de oldukça merak ediyorum. Belki yakın zamanda bu isimlerle bir araya gelir, aklımızdaki soruları konuşuruz. İçimizi rahatlatacak, geleceğe dair umut verecek cevaplar alabilirsek sizlerle paylaşmaktan mutluluk duyarım.
Sözün özü; bu güzel kente hep birlikte sahip çıkalım.
Dönüşüm elbette olsun; ama Antalya’nın ruhunu, hafızasını ve estetik dokusunu koruyarak gerçekleşsin. Sağlıklı, güvenli ve modern yapılar inşa ederken, geçmişin izlerini de kaybetmeyelim.
Çünkü gelecek nesillere bırakacağımız en önemli miraslardan biri de yaşadığımız şehir olacak.
Bir sonraki birlikteliğimizde yeniden keyifle hasbihal edebilmek dileğiyle…
Hoş kalın…
Yorumlar
Kalan Karakter: