Ayla ÇEKİÇ

Ayla ÇEKİÇ

  • Instagram

Makul denge

27 Mayıs 2020 - 07:05

Şimdi ile asla arasında geniş bir zaman var.
Bugünden sonra, eskiye dair hiçbir şeyi, dün yaşadığımız gibi asla yaşayamayacağız.
Bazen, eskiyi yıkmadan yeniyi inşa edemezsiniz.
Nitekim her türlü önlem yada izolasyona rağmen, heran virüs ile tanışabilir olacağımız gerçeği ile karşı karşıya bir yaşam bizi bekliyor olacak.
Örneğin Kuzey Kıbrıs sürecini ele alalım; Ada, giriş çıkışı kapatmadan evvel görülen vakadan ikisi hayatını kaybetti. Bugün dahil, herhangi bir vakaya rastlanmadı ve kapılarını açmaya hazırlanıyor.
O halde, şimdi ve asla arasında geçen geniş zamanda, aslında hiçbir şeyin değişmeyeceğini  bekleyebiliriz. Kapılar açılır açılmaz, KKTC’ye gelen insanlar sayesinde yeniden virüsün belirmesi an meselesi olacaktır.
Bu yüzden virüs gerçeği ile barışık, tedbirli, izole yaşamı benimsemiş yeni yaşama adapte olmamız lazım.
Kuzey Kıbrıs ve Antalya, geçimini turizm ziyaretçilerine borçlu. Hal böyle olunca, temassız hizmetin mümkün olmadığı halde, ağırlanan misafirler kadar hizmeti verenler de bu riskle karşı karşıya...
Otellerin korona virüse karşı sertifikasyon uygulaması ve diğer tedbirler kapsamında yavaş yavaş açılması düşünülüyor.
Yani kısaca KKTC gibi temiz yada daha az vaka görülen Antalya, normalleşmenin yaşandığı bölgeler arasında olacak.
Oteller hazırlıklarını yaptı.
Bunun yanı sıra, personele özel pandemi eğitimi, dezenfektan teknikleri öğretilecek.
Diğer turizm ülkelerine oranla, geniş araziler üzerinde bulunan otellerimizde alınan tüm tedbirler kapsamında yapılan tatil, daha az risk taşıyor diyebiliriz.
Sevdiklerimizle tokalaşmadan, el öpmeden ve sarılmadan, virüs nedeniyle temassız bir bayram geçirdik.
En manevi zamanımızı temassız izole bir halde geçirebildi isek, temassız tatili tercih edebiliriz.
Ve bu konuda kesinlikle Antalya’nın tüm dünyadaki turizm destinasyonları içerisinde her zamanki gibi ilk tercih olacağını düşünüyorum.
Zira her şey dahil sistem nedeniyle Antalya’ya gelen turistler, otellerden çıkmadan izole bir hayata yatkın bir tatil geçiriyorlardı.
Senede en az iki kere tatile gelen misafirlerimiz olduğunu düşünürsek, ülkelerinden çıkış vizesi alan her tatilcinin ilk tercihi Antalya olacaktır.
Salgın sonrası normalleşme adımları atılan ülkelerden Almanya'da, 31 ülkeye seyahat yasaklarının 15 Haziran itibariyle kalkacağı öğrenildi. Ne yazıkki en iyi pazarlarımızdan Almanya, vatandaşlarının sevdiği ülke Türkiye için yasağını sürdürme kararı vermiş.
Rusya sonrası en çok ikinci turist akışı olan ülkeden gelen bu haber, moralimizi bozmasın.
Unutmayalım şimdi ile asla arasında geniş bir zaman var ve inanıyorum ki, gerek Rusya, gerek Almanya vatandaşları Türkiye’ye gelmeyi çok özleyeceklerdir.
Tüm dünya, virüs tedbirleri çerçevesinde izole de olsa, tatil yapmayı özledi.
İlk tercihlerinin daha önceki deneyimledikleri Antalya olacağına hiç kuşku yok !
Almanya ve Rusya’da yapılacak olan bir anket bunu kanıtlayacaktır.
Nitekim geçen yıl Antalya’ya gelen konuklarımızın iletişim bilgileri ile bu anketi yapma imkanımız var.
Bu sayede; özellikle Alman vatandaşları,Türkiye vizesi için hükümetlerine baskı yaratabilirler...
Bize gelmeyip de, nereye gidecekler!
Üstelik gelecekleri süreç içerisinde, yabancı turistler ile şimdilik dolmayan otellere Türk vatandaşları da rezervasyon yaptırabilir.
Böylelikle Antalya, kent merkezi iç pazar müşteri ile daha canlı bir hal alabilir...
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum