Sabah saat 7:30. Hava soğuk ve henüz ortalık tam aydınlanmadı, hatta karanlık. Bir kaç tane yıldız gidip gitmemekte kararsız. Sonra yıldızlar gökyüzünü yavaş yavaş doğan güneşe bıraktılar. Yeniden görüşmek üzere dediler ve gittiler.
Mini mini ilkokul öğrencileri yollarda. Yakındaki okula yürüyerek gidiyorlar. Ah şu saatleri bir düzenleseler artık. Karanlıkta okula gidiyor çocuklar karanlıkta. Hava aydınlanmadan okul yolundaki çocukları gördükçe üzülüyor insan.
Bir de günlerdir yağmur, boran, fırtına, dolu ve hortum şehre nefes aldırmadı. Bütün ilçelerde ve şehir merkezinde selin sebep olduğu yıkımlar, su baskınları, şehre zor zamanlar yaşattı. Seralar yerle bir oldu, çiftçinin hali perişan.
Trafik kazaları çok can yaktı. Tekirdağ’dan Antalya’ya gelen otobüsün devrilmesiyle çok canlar yitirdik. İsparta yolu üstündeki kaza haberiyle üzülüyoruz derken diğer şehirlerden de gelen ölümlü kazalar yüreğimiz yangın yeri. Kazalar, sel, su baskınları felaketler olurken şehrin dere yataklarına, bina ruhsatı verenler acaba biraz olsun üzülüyorlar mı?
Havaalanının hemen yanında Altıntaş bölgesindeki tarım arazilerini imara açanlar, çok kat ruhsatı verenler, hiç utandınız mı acaba? Altyapı yok, drenaj yok, nasıl bir yerleşim yeri yarattığınızı gördünüz mü? Tabi liyakat yok.
Rant ve çıkar var. Ah bir de trafik. Bu yolları vaktinde açanlar acaba biraz olsun utanıyorlar mıdır? Vefat etmiş olanlar mezarında ters dönmüşler midir? Hadi bugünü düşünmediler. Bugün yeni açılan yollar 25 sene sonra yetecek mi?
Vizyon ve misyon önemli. Bilgi, bilinç, vatan aşkı ve karakter bir şehri dizayn etmeli. Çevre bilimcileri, çevre mühendisleri şehri katlettiniz. Yatacak yeriniz yok.
Ha bak şimdi yine aklıma geldi; belediyeye defalarca Yamansaz’daki çöpler konusu iletildi, hatta ben de yazdım. Çöpler neden kaldırılmıyor? Neden? Çünkü vatan, millet aşkı yok. Yaşadığı yere sevdalı yöneticiler yok. Yok işte. Yamansaz sadece bir örnek. Biliyor musunuz bir kamyon bir kepçenin bir saatte bitirebileceği bir sorun çözülmüyor. Neden çözülmüyor anlamak mümkün değil. Ayıp ayıp.
Çocuklar karanlıkta okula gidiyorlar. Her sene yağmur, boran şehri altüst ediyor. Çiftçinin hali her sene perişan. Yeni açılan yerleşim yerlerinin sorunları daha da büyüyerek yarınlara doğru gidiyor. Yollar ve trafik dersek 2050 yılını düşünemiyorum.
Sürdürülebilir çözümler bir şehir için her alanda önemli. Odalar, oda başkanları, sivil toplum kuruluşları sadece toplantılar yapıyorlar.
Toplantılarda konuşulan hiç bir konu çözüme ulaşmış değil. Siz gördünüz mü? Ben görmedim.
Evet toplantılar yapılıyor, toplanıyorlar sonra kaybolup giden yıldızlar gibi gidiyorlar.
Açılış
Program sunum
Öneriler ve dilekler
Soru cevaplar
Fotoğraf çekimi
Bir sonraki toplantıda görüşmek üzere.
Hepsi bu kadar, hadi şimdi dağılın.
Umarım güneş aydınlık günlere doğar.
Yorumlar
Kalan Karakter: