İnsanlar hayatındaki kişilere değerler isimlendirirler. Bu değerler isimlendirilenin sahip olduğu özellikleridir.
İnsanların kendileriyle iletişiminin bağı sevgiden geçmelidir, geçmelidir de bir çok kişi kendini sevmez.
Kendini kendi gibi değil de daha çok değerli gördükleri ile özdeşleştirirler. Kendilerini kendi gibi görmeyip başkaları gibi yeme, içme, düşünme, tüm davranış biçimleri, dış görünüş giyinme gibi davranışlarla taklitçi durumuna düşürürler.
İnsanlar birbirlerine karşı iletişim bağını endüstriyel ürünlerin kullanılmasından düşüncelerin tanıtımına kadar pekçok şeyin sanki promosyonunu yaparlar. Demem o ki bütün ilişkilerde temel gereksinimlerini giderdikleri bir ayakkabı, gömlek, takım elbise, kıyafet bile kişiler arası gizli bir psikolojik baskı ve gösteriş aracı olabilir.
Vitrinde görünenleri pek çok kişi alıp kullanabilirler. Mesela endüstriyel kozmetik ürünlerini sürmeden aynaya bakmazlar, değişme farklı görünme isteğiyle davranırlar.
Buradaki davranış da ekonomik, kültürel yapıların ve ilişkilerin yönetileceğini yeniden üretmiş olurlar.
İnsanların bir arada yaşamalarıyla birlikte hayatın her anı düşünsel faaliyetleri içine alınmış olur. İdeoloji doğmuş olur. İletişimin düşünsel yapısını ideoloji oluşturur.
İdeolojik düşünmüyorum, ideolojilerden arınmış bir düşünce yapım var gibi söylemler geçersizdir. Çünkü hayat belli bir ideolojik yapının temel varsayımıdır. Düşüncelerin yapısı duygular, inançlar ve vicdanın şekillenmesi ideolojik yapının oluşması anlamını taşır. İşte oluşan bu yapıyla kişiler isimlendirilirler.
Bu değerler insan yaşamındaki olguların sistemli ve tutarlı ve aynı zamanda tutarsızlıklar içeren düşünsel yapılardır; tam olarak kişinin ideolojisi ve değerler yapısının ismidir.
Yorumlar
Kalan Karakter: