Antalya’nın COP 31’e “Sünger Kent” ve “Kurakçıl Peyzaj” modeline uygun şekilde hazırlanması gerektiğini belirten Cüce, kentin iklim krizine karşı yalnızca estetik değil, işlevsel ve bilimsel bir dönüşüme ihtiyaç duyduğunu ifade etti.
Kasım 2026’da gerçekleşecek zirvenin Antalya açısından önemli bir eşik olduğunu belirten Peyzaj Mimarları Odası (PMO) Antalya Şube Başkanı Dr. Bensu Cüce, etkinliğin düzenleneceği EXPO alanının mevcut durumuna dikkat çekti.
Alanın peyzaj açısından atıl durumda olduğunu vurgulayan Cüce, “COP 31 alanını bir hazine olarak değerlendirmeliyiz. Bu alanı yalnızca yüzeysel düzenlemelerle değil; sünger kent uygulamaları, su yönetimi ve adaptasyonu yüksek doğal bitki türlerinin kullanıldığı iklim uyum modellerinin sergilendiği örnek bir alan haline getirmeliyiz” dedi.
Yanlış kurakçıl peyzaj uygulamaları iklim konforunu bozuyor
Kent genelinde refüj ve kavşaklarda kullanılan taş, malç ve cüruf gibi yapısal materyallerin yanlış bir kurakçıl peyzaj algısı oluşturduğunu ifade eden Cüce, bu uygulamaların ekolojik katkı sunmadığını belirtti.
Plansız şekilde uygulanan sert zeminlerin “ısı adası” etkisini artırdığını söyleyen Cüce, bu tür materyallerin ancak bitkisel tasarımla birlikte ve toprak nemini koruma amacıyla kullanıldığında fayda sağlayabileceğini dile getirdi.
Antalya’nın doğal ekosistemine uygun; zakkum, çınar, sığla ve zeytin gibi su ihtiyacı düşük türlerin yaygınlaştırılması gerektiğini belirten Cüce, belediye fidanlıklarının bu bitkileri çoğaltma yönünde adımlar atmasının önemine dikkat çekti.

Su baskınlarına karşı “Sünger Kent” modeli
Antalya’da son dönemde yaşanan su baskınlarına da değinen Cüce, çözümün sünger kent yaklaşımında olduğunu hatırlattı.
Betonlaşma nedeniyle yağmur suyunun yer altı kaynaklarına ulaşamadığını ifade eden Cüce, “Artık bir haftalık yağış bir günde gerçekleşiyor. Geçirimsiz yüzeyler nedeniyle toprak suyu ememiyor. Bu nedenle geçirgen yüzeyler ve yağmur bahçeleri oluşturmak zorundayız. Bu bir tercih değil, iklim kriziyle mücadelenin gereğidir” şeklinde konuştu.
Yerel yönetimlere üç maddelik yol haritası
Sorunların çözümü için yerel yönetimler, akademi ve meslek odalarının birlikte çalışması gerektiğini belirten Cüce, çözüm önerilerini şu şekilde sıraladı:
Ruhsat Sürecinde Peyzaj Zorunluluğu: Peyzaj projeleri, inşaat ruhsatı aşamasında zorunlu hale getirilmeli ve mimari projelerle eş zamanlı planlanmalıdır, Akıllı Sulama Sistemleri: Çim alanlar dışında fıskiyeli sulama terk edilmeli; bitki ihtiyaçlarına uygun sulama sistemleri tercih edilmelidir, Çok Disiplinli Hazırlık Süreci: COP 31 hazırlıkları kapsamında peyzaj mimarları, mühendisler ve şehir plancılarının yer aldığı ekipler oluşturulmalıdır.
Dr. Bensu Cüce, peyzaj mimarlığına yapılacak yatırımın doğrudan kentlinin geleceğine yapılmış bir yatırım olduğunu belirterek, oda olarak bilimsel veriler ışığında yerel yönetimlerle iş birliğine hazır olduklarını vurguladı.
Yorumlar
Kalan Karakter: