GAZETENİN GERÇEK SAHİBİ OKUYUCUSUDUR
Reklam
Reklam
Naci Uğural

Naci Uğural

GAZETENİN GERÇEK SAHİBİ OKUYUCUSUDUR

24 Aralık 2018 - 11:42

Dünyanın her yerinde zordur gazetecilik. Ancak Türkiye’de, buna eklenen ve gazeteciliği daha da zorlu hale getiren faktörler vardır.

Cumhuriyetin kuruluşundan bu yana, bir türlü rayına oturmayan, sık sık kesintiye uğrayan demokrasideki iniş çıkışlar, gazeteleri doğrudan etkiler. Darbeler, sansürler, kimi zaman tutuklanan, hedef gösterilen, itibarları ellerinden alınan gazeteciler… Ya işi bırakır gidersiniz; ya da bedelini ödeyip mesleğinizi yapmaya devam edersiniz. Gidenler değil, her şeye rağmen kalanlar ‘gazeteci’dir.

Ekonomik yönü daha da zordur bu işin. Gazete çıkarmanın maliyetini, ancak yaşayanlar bilir. İyi bir gazete, iyi bir kadro ve iyi teknik donanımla okuyucuya ulaşır. Gazetecilik yaparak kazanılan para, ne yazık ki bunları karşılamaya çoğu zaman yetmez. Arkanızda bir holding yoksa, zor ayakta kalırsınız. Arkanızda bir holding varsa, bağımsız ve özgür gazetecilik yapamazsınız.

Bir de kağıt sorunu… 1974’teki Kıbrıs harekatından sonra uygulanan ambargo, kağıt sıkıntısına da yol açmıştı. SEKA’dan kağıt almak için sıra bekler duruma gelmiştik. Ama o zaman en azından kendi kağıdımızı üretebiliyorduk.  SEKA’nın satılması sonrasında, ithal kağıda bağımlı hale geldik. Döviz kuruna bağlı olarak sürekli artan kağıt fiyatları, son zamanlarda yaşadığımız gibi, tüm gazeteleri zor durumda bıraktı. Kimi yayınına ara verdi, kimi ek çıkarmaktan vazgeçti, kimi fiyatını artırdı, kimi sayfa sayısını azalttı.

* * * * *

Bütün bu zorluklara rağmen, vazgeçilebilir bir meslek değildir gazetecilik. Bir kez ucundan bulaştınız mı kanınıza girer, bir daha kurtulamazsınız. Ne uzun çalışma saatleri, ne düşük ücret, ne yapılan diğer fedakarlıklar, yolunuzdan döndüremez.

Bir de şunu bilirsiniz: Bilgi büyük bir güçtür. Bu nedenle, en doğru, en tarafsız, en taze haberleri okuyucuya sunmanız gerekir. Bu, bir sosyal sorumluluktur ve gerçek bir gazeteci bundan, istese de kaçamaz.

* * * * *

1957 yılında yolculuğa başlayan Hürses, işte bu işinin hakkının vermeye çalışan gazetecilerin yuvasıdır. Birkaç kuşağa okul olmuş; bugün daha eğitimli ve donanımlı gençlerin fedakarlıklarıyla size ulaşan bir gazetedir Hürses. İşin mali yükünü üstlenenlerin gece gündüz çalışarak ayakta tutmaya çalıştıkları bir gazete…

Ancak bir gazete, gazetecilerden ibaret değildir. Onu hayatın içine sokan, amacına ulaşıp toplumsal görevini yerine getirmesini sağlayan okuyucudur. Okuyucusu olmayan bir gazete, bir kağıt parçasından başka bir şey değildir.

Bu nedenle, onlarca yıldır size, kendinizden ve yakın çevrenizden haber iletmeye çalışan gazetelere sahip çıkın. Daha iyi bir gelecek, daha çok bilmekten geçer. Okuyun, öğrenin, öğretin…