Son günlerde Antalyaspor cephesi oldukça hareketli. Yönetim yapması gereken ödeme için yoğun mesaide. Futbolcular zorlu Fenerbahçe maçı için hazırlık içinde. Taraftar grupları birlik olup çalışmalarını her koldan sürdürmekte.
Sırayla gidecek olursak, Antalyaspor yönetimi yapılandırmanın bozulmaması için para bulmaya çalışıyor. Başkan Rıza Perçin ve yönetimi geldikleri günden bugüne ciddi bir maddi krizle başa çıkmaya çalışıyor. Yapılandırmalar, taksitler, alacaklılar ve daha fazlası. Gemiyi sağlam bir şekilde limana yanaştırmak için sert dalgalarla mücadele ediyorlar. Başkan birçok basın toplantısında dile getirdiği destek cümlesini yine dile getiriyor. Başkan destek diye haykırıyor ama sesini duyan ve tepki veren ne yazık ki yok. Şehrin önde gelenleri, iş insanları, odalar, büyük firmalar, sivil toplum kuruluşları ve daha fazlası sessizliği daha çok sevmiş durumda. Gidişatı bekleyip hep birlikte göreceğiz.
İkinci sıraya geçecek olursak, futbolcular Teknik Direktör Sami Uğurlu yönetiminde Fenerbahçe maçına hazırlanıyor. Kayserispor deplasmanında iyi oynanan oyun ve son dakika yenen gol moralleri oldukça bozdu. Haftalardır puan alamayan Kayserispor attığı son dakika golüyle alt sıralarda kritik puanın sahibi oldu. Güzel oynanan oyun sonrasında o maçı kazanabilseydik altın değerinde olacaktı. O maç geride kaldı diyelim ve önümüze bakalım. Fenerbahçe maçı elbette çok zor olacak. Fenerbahçe evinde yine alt sıralardan kurtulma hesapları yapan Kasımpaşa karşısında 2 puan bıraktı. Lider Galatasaray ile puanını eşitleme şansını son dakikada kaybetti. Zirve yarışında ağır yara alan Fenerbahçe’nin bir başka puan kaybına tahammülü yok ancak sakat sayısı oldukça fazla. Bunun yanı sıra Avrupa Kupalarında mücadele eden sarı lacivertli ekibin yorgun gelme olasılığı oldukça fazla. Bu durumu fırsata çevirip 3 puanın sahibi olmamamız için bir engel yok. Güzel ve zevkli bir maç bizleri bekliyor olacak.
Gelelim son sıraya… Fenerbahçe ile maçımız Pazar günü. Galatasaray maçı sonrasında bir yazı kaleme almıştım; “Meğer Antalyaspor’un ne kadar çok seveni varmış…” diye. Galatasaray maçında tribünler dolu, protokolde iğne atsan yere düşmeyecek bir kalabalık vardı. Bırakın koltukları koridor ve merdivenler bile doluydu. Aynı senaryoyu Fenerbahçe maçında da yaşayacak mıyız birlikte göreceğiz. Normal maçlarda stadyumun yolunu bilmeyenler büyük maçlarda en büyük Antalyaspor taraftarı gibi en önde yer alıyorlar.
Takımın hem maddi hem de manevi desteğe bu kadar ihtiyacı varken sadece büyük maçlarda Antalyasporlu olmayın. Ya tercih ettiğiniz sessizlikte kalın ve tribüne gelmeyin ya da geliyorsanız bu şehrin en önemli markası olan Antalyaspor’un taraftarı gibi davranın. İkinci perdeyi görüp görmeyeceğimiz konusunda çok merak ediyorum.
Son olarak Antalyaspor’un gerçek sahibi olan taraftar gruplarının da hakkını vermek istiyorum. Günlerdir yoğun bir çalışma içindeler. Bir oldular birlik oldular çalışıyorlar. Pazar günü maç öncesinde Cumhuriyet Meydanı’ndan başlayıp stadyuma devam edecek bir yürüyüş planladılar. Sosyal medya üzerinden şehri ayağa kaldırmak için çalışıyorlar. Şimdi bu çağrıya cevap verip Antalyaspor için birlik olmanın tam zamanı.
Yorumlar
Kalan Karakter: