Sonuçlar açıklandıktan sonraki süreç daha heyecanlı hale geliyor. Özellikle de ailelerin adayların tercihlerine karışması, adayların istemedikleri bölümleri yazmaları konusunda ikna çabaları aile içerisinde sorunlara neden olabiliyor. İstinye Üniversitesi (İSÜ) Kurum Psikoloğu Saime Serpil Özgül, tercih sürecindeki gençlere ve ailelerine önerilerde bulundu.
“Tercih süreci Türkiye’de çoğu aile için önemli bir yer ediniyor”
Tercih sürecinde aile üyeleri arasında yaşanabilen çatışmalarla ilgili konuşan İSÜ Kurum Psikoloğu Saime Serpil Özgül, “Tercih süreci Türkiye’de çoğu aile için önemli bir yer ediniyor. Bundan kaynaklı bu sınava yüklenen anlam otomatik olarak artıyor. En yaygın nedenleri arasında ailelerin çocuklar üzerinde oluşturdukları beklenti yatıyor. Ebeveyn olmanın getirdiği farkındalıkla çocukların tercihlerini kendilerinin daha ön görebileceğini düşünme durumları çocuklarla aileler arasındaki sınav döneminde gördüğüm sık rastlanan problemlerden” dedi. Özgül, aile içerisinde çıkabilecek çatışmalara karşı ise şu önerilerde bulundu: “Gençlerin tercihleri ne olursa olsun sevilebilir olduğunu duymaya ihtiyaçları var. Her zaman onların yanında olduklarına ve tercihlerinin aralarındaki ilişkiyi değiştirmeyeceğine dair garantiye ihtiyaç duyuyorlar ki bu ihtiyaç gerçekçi bir ihtiyaçtır. Çünkü koşulsuz sevgi tam olarak buradan geçer. Her ne olursa olsun yanında olabilmekle.”
“Üniversite adayları kendi tercihleri konusunda desteklenmeyi arzuluyor”
Üniversite adaylarının tercih sürecinde kendi tercihlerini yapabilmeyi ve bu konuda desteklenmeyi arzuladıklarını ifade den Özgül, şunları söyledi:
“Aileler bu süreçte öngörülerini ve fikirlerini paylaşabilirler tabii ki. Öğrencilerin de belirsizlik sürecinde bunlara ihtiyaçları var. Ama burada dikkat edilmesi gereken nokta, ailelerin kendi hayatlarında gerçekleştirmek istediklerini çocukları üzerinden gerçekleştirmiyor olmalarıdır. Kendilerine ait hayalleri çocuklarına yansıtmadan, onların kendi fikirlerine öncelik vermeliler. Üniversiteyle birlikte sınava giren öğrenci grubunda, bireyselleşme alanları daha arttığı için kendi tercihlerini yapabilmeyi ve bu tercih sonucunda desteklenmeyi arzuluyorlar. Ebeveynlerin kendi beklentilerini bir kenara koyarak olanı olduğu gibi görebilmeleri gerekir. Her genç kendine özgü becerilere sahip. Onları kendi becerileriyle ve istekleriyle değerlendirmeleri gerekir. Bir mesleği severek yaparsanız bir gün bile çalışmış sayılmazsınız. Bundan dolayı gençlerin sevdikleri mesleklere yönelerek kendileri olmalarına fırsat tanınması asıl onları başarıya götürecek faktördür.”
“Adaylar ailelerinin değil kendi tercihlerine öncelik vermeli”
Adayların kendi tercihlerine öncelik vermesi gerektiğinin altını çizen Psikolog Özgül, “Üniversiteye girmeye hazırlanan öğrencilerin bazılarında ailelere karşı borçluluk duygusu hissedenler olabilir. Bu duygudan kaynaklı ailenin isteğine bağlı bir tercih yapma durumu olabilir. Ancak bölüme girdiğinde mutsuz olacağı bir durum söz konusu olacağından kendi isteğiyle tercihi olmayınca, bu durum tekrar sınava hazırlanmasına neden olabilir. Bundan dolayı ailelerin çocuklarının isteklerini dinlemeleri ve orta noktada buluşabilmeleri önemli. Onlara sadece neyin iyi geleceğini sormaları kendilerini ifade etmelerini sağlayacaktır. Müdahale etmek yerine dinlenildiğini hisseden çocuk kendine özgüveni artacağı için daha sağlıklı tercih yapabilir” diye konuştu.
“İyi iletişimin yolu dinlemekten geçiyor”
Ailelerin öncelikle üniversite adayıyla iyi bir iletişim kurması gerektiğini, iyi bir iletişimin ise dinlemekten geçtiğini belirten Özgül, şöyle devam etti:
“İyi iletişimin yolu önce dinlemekten geçiyor. Neye ihtiyacı olduğunun sorularak, bu ihtiyacın nasıl karşılanacağı konuşularak süreç yürütülebilir. Örneğin, yurt dışında okumak istiyor öğrencimiz, bunu ailesine söylemesinin ardından ailesinin bunu karşılayıp karşılayamayacağı konuşularak, nasıl bir yol izleneceği ortak kararla gidildiğinde iletişim problemleri de çözülmüş olacaktır. Gençlerin bu dönemde en çok hissetmek istedikleri duygu ne olursa olsun yanında olacaklarının teminatı. Kaygılarını aileleriyle paylaştıklarında dinlenmeleri, süreci nasıl birlikte yöneteceklerinin konuşuluyor olması gençlerin kaygısını hafifletecektir.”
Gençlerin sevdikleri mesleklere yönelmelerine fırsat verilmeli
Tercih süreci öncesi adaylara ve ailelere önerilerde bulunan Saime Serpil Özgül “Bir mesleği severek yaparsanız bir gün bile çalışmış sayılmazsınız. Bundan dolayı gençlerin sevdikleri mesleklere yönelerek kendileri olmalarına fırsat tanınması asıl onları başarıya götürecek faktör” dedi.
Yorum Yazma Kuralları
Lütfen yorum yaparken veya bir yorumu yanıtlarken aşağıda yer alan yorum yazma kurallarına dikkat ediniz.
Türkiye Cumhuriyeti yasalarına aykırı, suç veya suçluyu övme amaçlı yorumlar yapmayınız.
Küfür, argo, hakaret içerikli, nefret uyandıracak veya nefreti körükleyecek yorumlar yapmayınız.
Irkçı, cinsiyetçi, kişilik haklarını zedeleyen, taciz amaçlı veya saldırgan ifadeler kullanmayınız.
Türkçe imla kurallarına ve noktalama işaretlerine uygun cümleler kurmaya özen gösteriniz.
Yorumunuzu tamamı büyük harflerden oluşacak şekilde yazmayınız.
Gizli veya açık biçimde reklam, tanıtım amaçlı yorumlar yapmayınız.
Kendinizin veya bir başkasının kişisel bilgilerini paylaşmayınız.
Yorumlarınızın hukuki sorumluluğunu üstlendiğinizi, talep edilmesi halinde bilgilerinizin yetkili makamlarla paylaşılacağını unutmayınız.
Yorumlar
Kalan Karakter: