TMMOB Çevre Mühendisleri Odası Antalya Şubesi, Antalya’nın Konyaaltı ilçesi Hacısekililer Mahallesi’nde planlanan iki ayrı kum-çakıl ocağı projesine ilişkin önemli bir uyarıda bulundu. Şube yönetimi, aynı havza içinde ve birbirine çok yakın konumda yer alan projelerin ayrı ayrı değil, birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirterek “ÇED GEREKLİDİR” kararı verilmesi çağrısı yaptı.
Projeler Aynı Bölgede Yoğunlaşıyor
Yapılan açıklamada, T.C. Antalya Valiliği Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı tarafından planlanan; I-A Grubu Maden (Kum-Çakıl) Ocağı (RHT.07.00.2026.GSM2.4, ER:3540465),I-A Grubu Maden (Kum-Çakıl) Ocağı (RHT.07.00.2025.GSM2.32, ER:3540444) projelerinin aynı havza içerisinde yer aldığına dikkat çekildi. Bu nedenle projelerin yalnızca tekil olarak değil, havza bütünlüğü esas alınarak kümülatif etkileriyle değerlendirilmesinin çevresel sürdürülebilirlik ve kamu yararı açısından zorunlu olduğu vurgulandı.
Boğaçay Koruma Alanı Vurgusu
Açıklamada, proje alanlarının hemen bitişiğinde yer alan Boğaçay 2. Derece Koruma Alanı’nın bölgenin ekolojik hassasiyetini açıkça ortaya koyduğu belirtildi. Bu durumun, planlanan faaliyetlerin yalnızca maden sahasıyla sınırlı kalmayacağını; su, toprak ve kıyı sistemleri üzerinde geniş ölçekli etkiler doğurabileceğini gösterdiği ifade edildi.
Su Kaynakları ve Kıyı Sistemi Risk Altında
Şube tarafından yapılan değerlendirmede, projelerin özellikle şu alanlar üzerinde doğrudan ya da dolaylı etkiler yaratabileceği kaydedildi: Antalya Su ve Atıksu İdaresi (ASAT) tarafından işletilen Konyaaltı Çandır Çayı içme suyu kuyu kaynakları, Boğaçay havzasının hidrolojik dengesi, Konyaaltı sahil bandında erozyon ve kıyı gerilemesi riski, Bölgedeki tarımsal üretim alanları, Hızla gelişen kentsel yerleşim alanları
Kum-çakıl ocaklarının dere yatakları ve alüvyon sistemler üzerindeki etkilerinin; yeraltı su seviyelerinde değişim, yüzey suyu akış rejiminde bozulma, sediment taşınımında azalma ve kıyı sistemlerinde dengesizlik gibi ciddi sonuçlar doğurabileceği belirtildi. Bu müdahalelerin uzun vadede Konyaaltı sahilinde gözlemlenen erozyon süreçlerini hızlandırabileceği uyarısı yapıldı.

“Etkiler Katlanarak Artar” Uyarısı
Aynı bölgede birden fazla maden ocağının faaliyete geçirilmesi durumunda; Toz emisyonları, Gürültü ve titreşim, Trafik yükü ve altyapı baskısı, Ekosistem parçalanması gibi etkilerin katlanarak artacağına dikkat çekildi. Bu nedenle çevresel etkilerin yalnızca tekil projeler üzerinden yapılan değerlendirmelerle sağlıklı biçimde öngörülemeyeceği ifade edildi.
5 Maddelik Talep Listesi
TMMOB Çevre Mühendisleri Odası Antalya Şubesi, açıklamasında şu talepleri sıraladı: Projelerin ayrı ayrı değil, havza bütünlüğü dikkate alınarak “ÇED GEREKLİDİR” kararı verilmesi ve kümülatif etkileriyle birlikte değerlendirilmesi, Bölgenin hidrojeolojik yapısını, kıyı dinamiklerini ve ekosistem bütünlüğünü esas alan bütüncül bir kümülatif etki değerlendirme sürecinin yürütülmesi, Arapsuyu içme suyu kaynaklarının korunmasına yönelik bilimsel ve şeffaf analizlerin yapılması, Boğaçay havzası ve Konyaaltı kıyı sistemine ilişkin uzun dönemli izleme ve modelleme çalışmalarının gerçekleştirilmesi, Tüm süreçlerin kamuoyu, meslek odaları ve bilim insanlarının katılımıyla şeffaf ve katılımcı bir şekilde yürütülmesi.
“Doğal Varlıklar Geri Dönüşü Olmayan Baskı Altına Alınmamalı”
Açıklamanın sonunda, Antalya’nın doğal varlıkları, su kaynakları ve kıyı ekosistemlerinin geri dönüşü olmayan baskılar altına alınmaması gerektiği vurgulandı. Kalkınma faaliyetlerinin ancak bütüncül, ekosistem temelli planlama ve bilimsel değerlendirmeler ışığında sürdürülebilir olabileceği ifade edilerek kamuoyuna saygıyla duyuruda bulunuldu.
Yorumlar
Kalan Karakter: