DİSK Akdeniz Bölge Temsilcisi ve Genel-İş Sendikası Antalya Şube Başkanı Vedat Küçük, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan Mart 2026 Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) verilerine ilişkin bir açıklama yaptı. TÜİK’in yıllık resmi enflasyonu yüzde 30,87 olarak duyurmasına rağmen halkın hissettiği gerçekliğin çok daha yakıcı olduğunu vurgulayan Küçük, asgari ücretteki erimenin boyutlarına dikkat çekti.
"Asgari ücretin 2 Bin 819 lirası buharlaştı"
Başkan Vedat Küçük, yüksek enflasyonun dar gelirliler üzerindeki tahribatını rakamlarla ortaya koydu. Küçük, yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: "2026 yılının henüz üçüncü ayındayız ancak asgari ücretlinin alım gücü enflasyon karşısında 2 bin 819 TL erimiş durumda. Sadece işçiler değil, en düşük emekli aylığı alan vatandaşlarımız da Mart ayı itibarıyla 2 bin 8 TL kayıp yaşadı. Enflasyonun artış hızının yavaşlaması fiyatların düştüğü anlamına gelmiyor; aksine fiyatlar artmaya devam ediyor ve bu yük en çok işçinin sırtına biniyor." dedi.
"TÜİK yargı kararına rağmen madde listesini gizliyor"
TÜİK’in şeffaflıktan uzak tavrını eleştiren Küçük, Haziran 2022’den bu yana madde fiyat listesinin açıklanmamasının veriler üzerindeki şaibeyi artırdığını belirtti. Küçük, "Yargı kararı olmasına rağmen TÜİK madde listesini hala gizliyor. Aylık fiyat artışı Mart ayında yüzde 1,97 olarak açıklandı ancak ulaştırmadaki yüzde 4,52 ve gıdadaki yüzde 4,36’lık artışlar çarşı-pazardaki yangını gizleyemiyor" dedi.
Gelir dağılımındaki uçurum: "Düşük gelirli gıdadan kısıyor"
Gelir dağılımındaki adaletsizliğe de değinen Vedat Küçük, en düşük yüzde 20’lik gelir grubunun toplam gelirden sadece yüzde 6,3 pay alabildiğine işaret etti: "En yoksul kesimin harcamalarının yüzde 30,4’ü gıdaya gidiyor. Zengin kesimde bu oran sadece yüzde 12,8. Dar gelirli vatandaşımız kirasını ve ulaştırma masrafını ödeyebilmek için gıdasından, boğazından kesmek zorunda kalıyor. 2005 yılından bu yana genel fiyatlar 33,6 kat artarken, gıda fiyatları tam 50,6 kat arttı. Türkiye’de birkaç yıldır devam eden yüksek enflasyon dar gelirlilerin ve işçilerin alım güçlerinin düşmesine yol açıyor. Büyük ölçüde baz etkisi nedeniyle enflasyonun artış hızı yavaşlamış olsa da fiyatlar artmaya devam ediyor. Enflasyonun artış hızındaki düşüş fiyatların düşmesi anlamına gelmiyor. Dahası enflasyon farklı toplumsal sınıf ve kesimleri farklı etkiliyor. Dar gelirlilerin alım gücünü çok daha fazla düşürüyor ve gelir dağılımını bozucu bir işlev görüyor. Bu tablo, toplumsal bir barınma ve geçinme krizinin özetidir." dedi.
Başkan Küçük, işçi sınıfının haklarını savunmaya ve gerçek enflasyonun takipçisi olmaya devam edeceklerini vurguladı.
Yorumlar
Kalan Karakter: