Antalya’nın 1,52 trilyon liralık ekonomik büyüklükle Türkiye’nin altıncı büyük ekonomisi olduğunu belirten Hacısüleyman, kentin önümüzdeki beş yıl içerisinde dördüncü sırayı hedefleyebilecek potansiyele sahip olduğunu söyledi.
Sektörel dağılıma bakıldığında Antalya’nın tarımda Türkiye ikincisi, hizmetler sektöründe ilk dört içinde yer aldığını ifade eden Hacısüleyman, eğitim, sağlık, sosyal hizmetler ve inşaat faaliyetlerinde de üst sıralarda bulunulduğunu belirtti.
Ancak sanayi alanında Antalya’nın Türkiye genelinde 15’inci sırada yer aldığını vurgulayan Hacısüleyman, bu durumun kentin en zayıf halkası olduğunu söyledi. Türkiye genelinde sanayinin payı düşerken Antalya’da bu oranın ülke ortalamasının da gerisinde kaldığını ifade etti.
Bilişimde dikkat çeken sıçrama
Konuşmasında bilişim sektörüne özel bir parantez açan Hacısüleyman, Antalya’da bilişim şirketlerinin sayısının hızla arttığını, sektörün yüzde 25,2 oranında büyüdüğünü açıkladı. Bu büyümenin Antalya’nın geleceği açısından umut verici olduğunu söyledi.
Turizmde durgunluk sinyali
2024–2025 turizm verilerine de değinen Hacısüleyman, Antalya’ya gelen turist sayısının 16 milyon seviyesinde kaldığını, artışın binlerle ifade edilecek kadar sınırlı olduğunu belirtti. Antalya’nın yüksek enflasyon nedeniyle pahalı bir destinasyon haline gelmesinin bu tabloda etkili olduğunu ifade etti.
Antalya’nın mal ihracatının 3 milyar dolar olduğunu, bunun Türkiye ihracatındaki payının yüzde 1,1 seviyesinde kaldığını söyleyen Hacısüleyman, ihracatta Almanya’nın ilk sırada yer aldığını, Rusya, Ukrayna, Hollanda, Çin ve ABD’nin önemli pazarlar arasında bulunduğunu aktardı.
Kredi var, para da var
Antalya’daki kredi hacminin 858 milyar liraya ulaştığını belirten Hacısüleyman, buna karşılık bankalarda yaklaşık 800 milyar liralık mevduat bulunduğunu söyledi. Takipteki alacak oranının yüzde 1,8 seviyesinde olduğunu belirten Hacısüleyman, bu oranın Türkiye ortalamasına göre yönetilebilir düzeyde olduğunu ifade etti.
Konaklama vergisi yerelde kalmalı
Hacısüleyman, konaklama vergisinin en az yüzde 50’sinin yerel yönetimlere bırakılması gerektiğini yineleyerek, turizmin yarattığı altyapı yükünün ancak bu şekilde karşılanabileceğini dile getirdi. Yangın yönetmeliği konusunda da önemli açıklamalarda bulunan Hacısüleyman, özellikle Kaleiçi gibi tarihi bölgelerde mevzuat çelişkilerinin halen çözüm beklediğini, insan hayatının her şeyin üzerinde olduğunu ancak tarihi dokunun da korunması gerektiğini vurguladı.

Yorumlar
Kalan Karakter: