Koruma Kurulu’nun 2024 yılında “Korunması Gerekli Taşınmaz Kültür Varlığı” olarak tescil ettiği İdyros’ta, yaklaşık iki yıl sonra aynı alandaki otel yatırımının geçici şantiye talebine uygunluk vermesi dikkat çekti. Üstelik İdyros’a ilişkin sit sınırı ve imar planı değişiklikleri de halen Antalya 5. İdare Mahkemesi’nde keşif ve bilirkişi incelemesine konu oluyor. Karar, “Koruma ilkeleri herkese aynı mı uygulanıyor?” sorusunu yeniden gündeme taşıdı.

İKİ YILDA NE DEĞİŞTİ?
2024
• Su sarnıcı, şapel ve teras duvarları “Korunması Gerekli Taşınmaz Kültür Varlığı” olarak tescil edildi.
• Alanın bir bölümü 1. derece, çevresi 3. derece arkeolojik sit olarak belirlendi.
• Devlet, İdyros’un korunması gereken kültürel miras niteliğini resmen kayıt altına aldı.
2026
• Aynı bölgede otel yatırımı kapsamında geçici şantiye kurulmasına Koruma Kurulu uygunluk verdi.
• Yol, ofis, yemekhane, koğuş, işçi yatakhanesi, depo, otopark ile elektrik, su ve kanalizasyon altyapısını içeren proje kabul edildi.
• Aynı süreçte sit sınırı ve imar planına ilişkin davalar Antalya 5. İdare Mahkemesi’nde keşif ve bilirkişi incelemesine konu oldu.
Şimdi kamuoyu şu sorunun yanıtını bekliyor: Koruma ilkeleri mi değişti, yoksa aynı alan farklı mı değerlendirildi?
Phaselis’ten Sonra Gözler İdyros’ta
Kemer’de, Beydağları Sahil Milli Parkı sınırları içerisinde yer alan İdyros Antik Kenti çevresindeki otel yatırımı kapsamında geçici şantiye kurulmasına ilişkin Antalya Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu kararı, yeni bir tartışmayı beraberinde getirdi.
2024 yılında aynı bölgedeki su sarnıcı, şapel ve teras duvarlarını “Korunması Gerekli Taşınmaz Kültür Varlığı” olarak tescil eden Koruma Kurulu’nun, yaklaşık iki yıl sonra aynı alandaki otel yatırımının geçici şantiye talebine uygunluk vermesi dikkat çekti.
Karar, Antalya kamuoyunun yakından takip ettiği Phaselis sürecini yeniden gündeme taşıdı.
Danıştay’ın, Phaselis’teki otel tahsis sürecini arkeolojik miras ve kamu yararı gerekçeleriyle durdurmasının ardından, aynı milli park sınırları içerisinde yer alan İdyros’ta verilen bu karar, “Koruma anlayışında farklı bir uygulama mı var?” sorusunu gündeme getirdi.

Kurulun Gerekçesi Ne?
Koruma Kurulu kararında, geçici yapıların Müze Müdürlüğü denetiminde gerçekleştirilen arkeolojik sondaj çalışmalarında kültür varlığı tespit edilmeyen alanlarda kaldığı belirtildi.
Kararda ayrıca, uygulamaların müze uzmanlarının gözetiminde yürütülmesi şartına yer verildi.
Ancak kamuoyundaki tartışma tam da bu noktada yoğunlaşıyor.
Uzmanlara göre arkeolojik sit alanlarında yalnızca sondaj yapılan noktalarda buluntuya rastlanmamış olması, geniş kapsamlı bir şantiye yerleşiminin tüm etkilerini ortadan kaldıran tek başına yeterli bir gerekçe olarak değerlendirilmeyebilir.
Bu nedenle kararın dayanağı olan bilimsel raporların kamuoyuyla paylaşılması isteniyor.
Mahkemede İki Ayrı Dava Devam Ediyor
İdyros yalnızca Koruma Kurulu kararlarıyla değil, devam eden yargı süreçleriyle de gündemde.
Antalya 5. İdare Mahkemesi’nde görülen davalardan biri sit sınırının genişletilmesi talebinin reddine, diğeri ise bölgedeki koruma amaçlı imar planı değişikliğine ilişkin bulunuyor.
Mahkeme, her iki dosyada da keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verdi.
Yargı süreci devam ederken Koruma Kurulu’nun geçici şantiye talebine uygunluk vermesi, kamuoyunda tartışmaları daha da artırdı.

Cevap Bekleyen Sorular
Kararın ardından şu sorular öne çıkıyor:
• Arkeolojik sondaj çalışmaları şantiye alanının tamamını kapsıyor mu?
• Yol, altyapı ve geçici yapıların tamamı sondaj yapılan bölgelerde mi yer alıyor?
• Tescilli su sarnıcı, şapel ve teras duvarları ile şantiye alanı arasındaki gerçek mesafe nedir?
• Koruma Kurulu üyeleri yerinde inceleme yaptı mı?
• Geçici şantiye ne kadar süre kullanılacak?
• Çalışmalar tamamlandıktan sonra alan nasıl rehabilite edilecek?
Kamuoyu, bu soruların vaziyet planları, sondaj raporları ve bilimsel değerlendirmelerle açıklanmasını bekliyor.
Kaleiçi’nde Sert, İdyros’ta Esnek Mi?
Tartışmayı büyüten bir diğer konu ise Koruma Kurulu’nun Antalya merkezindeki uygulamaları.
Kaleiçi’nde tarihi doku gerekçesiyle işletmelerin tente, tabela ve küçük cephe müdahalelerine izin verilmezken, İdyros Antik Kenti çevresindeki kapsamlı şantiye düzenlemesine uygunluk verilmesi, koruma anlayışının tutarlılığı konusunda yeni soruları beraberinde getirdi.
Kamuoyunda şu soru giderek daha yüksek sesle dile getiriliyor:
“Koruma ilkeleri herkese eşit mi uygulanıyor, yoksa yatırımın büyüklüğüne göre mi değişiyor?”
Yazarımız Ayla Çekiç, İdyros dosyasını ve Koruma Kurulu kararlarının yarattığı tartışmayı bugünkü köşesinde belgeler ışığında değerlendiriyor.
Yorumlar
Kalan Karakter: