Karaalioğlu Parkı’nda bulunan Kent Araştırmaları Merkezi’nin taşınmasına yönelik karar, Antalya’da akademisyenler ve kent sakinlerinin tepkisine yol açtı. Arkeolog, avukat, gazeteci, mimar, mühendis ve peyzaj mimarlarından oluşan bir grup kent sakini, merkezin mevcut yerinde kalması için çağrıda bulundu.
Grup, Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne Tarihi Kentler Birliği tarafından 2019 yılında proje ödülü kazandıran merkezin, erken Cumhuriyet dönemine ait İpekböcekçiliği Mektebi binasından taşınmasının Antalya Kent Müzesi projesi açısından telafisi zor bir tahribata yol açabileceğini dile getirdi.
“Karar gözden geçirilmeli”
Kent tarihi ve kültürü üzerine çalışan araştırmacılar ile farklı meslek gruplarından kent sakinleri, merkezin Kent Tarihi ve Tanıtımı Dairesi’nin bodrum katına taşınmasına yönelik kararın durdurulmasını istedi.
Antalya Kent Müzesi projesinin uygulama alanı olan Karaalioğlu Parkı ve çevresinde inceleme yapan grup, kent belleği açısından önemli görülen bu mekânın işlevinin korunması gerektiğini savundu.

Antalya’nın tarihine yolculuk
Akdeniz Üniversitesi Gazetecilik Bölümü öğretim üyesi Hasan Üstün’ün davetiyle bir araya gelen grup, ilk olarak Halkevi binasında bulunan Kent Tarihi Sergisi’ni ziyaret etti. Sergide Antalya’nın kuruluşundan günümüze uzanan kronolojik tarihini anlatan belgeler ile Antalya’nın eski belediye başkanlarına ait biyografiler incelendi.
Ziyarette ayrıca 1950 öncesinde Antalya’da yayımlanan gazete ve dergi koleksiyonlarından örnekler de incelendi. Bu arşivlerin basın tarihi araştırmaları açısından büyük önem taşıdığını belirten Üstün, koleksiyonların araştırmacıların erişimine açık tutulmasının gerektiğini vurguladı.
Karaalioğlu Parkı’nın tarihi önemi
Halkevi girişindeki Haşim İşcan büstü önünde konuşan Akdeniz Üniversitesi Peyzaj Mimarlığı Bölümü öğretim üyesi Selçuk Sayan, Karaalioğlu Parkı’nın erken Cumhuriyet döneminin Antalya’daki simge alanlarından biri olduğunu hatırlattı.
Sayan, parkın 1940’lı yılların başında yaklaşık 70 bin metrekarelik alanda Antalya Halkevi bahçesi olarak projelendirildiğini ve ilk adının “İnönü Parkı” olduğunu belirtti. Parkın bugünkü adını ise 1950’li yıllarda aldığı ifade edildi.

Kent Müzesi birimleri de ziyaret edildi
İnceleme gezisi kapsamında parkın güney kıyısındaki Bülent Ecevit Kültür Merkezi de ziyaret edildi. Yapının başlangıçta Antalya Kent Müzesi’nin “Aile ve Evlilik ile Antalya’da Mutfak Kültürü” birimi olarak planlandığı ancak daha sonra özel bir işletmeye kiralandığı hatırlatıldı.
“Kent müzeleri hikayelerin anlatıldığı yerlerdir”
Kent Araştırmaları Merkezi ziyaretinde konuşan Akdeniz Üniversitesi Arkeoloji Bölümü öğretim üyesi Gökhan Tiryaki, Antalya Kent Müzesi’nin kuruluş sürecinde araştırmacı olarak görev aldığını söyledi.
Merkezin bulunduğu yapının Antalyalıların “Böcekhane” olarak bildiği İpekböcekçiliği Mektebi olduğunu belirten Tiryaki, bu yapının kent tarihinin önemli bir parçası olduğunu ifade etti.
Kent müzelerinin klasik müzelerden farklı bir işlev taşıdığına dikkat çeken Tiryaki, “Kent müzesi, birbirimize hikâyelerimizi anlattığımız ve dinlediğimiz bir yerdir. Kent müzeleri bizi bu kentte yaşıyor olmaktan memnun etmeye çalışan yerlerdir.”
“Taşınma kararı yalnızca mekan değişikliği değil”
Tiryaki, Kent Araştırmaları Merkezi’nin taşınmasının yalnızca fiziksel bir değişiklik olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayarak: “Kent Araştırmaları Merkezi eşittir Antalya Kent Müzesi, Kent Müzesi eşittir Karaalioğlu Parkı’dır. Merkezin taşınması yalnızca bir mekân değişikliği değil, parkın Kent Müzesi yerleşkesi olarak tanımlanan konumuna ilişkin işlev değişikliği riskini de beraberinde getirebilir.”
Yorumlar
Kalan Karakter: