Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO), kuruluşunun 144. yıl dönümü Vergi ve Ali Bahar Özel Ödülleri töreni gerçekleşti. ATSO tarafından Antalya'nın kalkınması ve bilinirliğinin artmasının yanı sıra, ekonomi, bilim, çevre, teknoloji, yatırım, marka, kültür, sanat, sosyal sorumluluk gibi alanlarda üretilen hizmet projeleriyle fark yaratan üyelerin, kişi, kurum-kuruluşların çalışmalarını teşvik etmek, başarıyı ödüllendirerek cesaretlendirmek ve farkındalık yaratmaktır için ödül töreni geleneksel olarak düzenleniyor.
Antalya Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Hacısüleyman ev sahipliğinde gerçekleşen ödül törenine Antalya Valisi Hulusi Şahin, önceki Dönem Dışişleri Bakanı ve AK Parti Antalya Milletvekili Mevlüt Çavuşoğlu, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanvekili Büşra Özdemir, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, İYİ Parti Antalya İl Başkanı Ali Adnan Kaya, Yeni Yol Partisi Antalya Milletvekili Serap Çelik, Milliyetçi Hareket Partisi Antalya Milletvekili Hilmi Durgun, Cumhuriyet Halk Partisi Antalya Milletvekili Sururi Çorabatır, Antalyaspor Dernek Başkanı Mustafa Ergün, Sivil Toplum Kuruluşları, dernek başkanları, meslek odaları, iş insanları ve üyeler katıldı.
“Vergi Bir Vatandaşlık Görevidir”
ATSO Başkanı Yusuf Hacısüleyman açılış konuşmasında: “Ülkemizin kalkınması için, devletimizin hizmetlerini yerine getirebilmesi için, vergi konusunda ve kayıt dışılık konusunda hassasiyet gösterdik. Üyelerimiz de bugün bu konularda göstermiş oldukları hassasiyetle bir ödüllendirme törenine şahit olacaklar. Vergi ödemek, gerçekten kazancımızdan bir pay vermek ve ülkemizin hizmetlerini en üst noktaya çıkarmasına şans vermek hepimizin bir vatandaşlık görevidir. Aynı zamanda da şirketlerimizin görevidir. Bu bilinçle hareket eden tüm üyelerimizi kutluyor ve bu duyarlılığın artarak devam etmesini diliyoruz” dedi.

“Yapılanların Hepsini Sığdırmak Mümkün Değil”
Başkan Hacısüleyman: “Faaliyetlerimizde bugüne kadar gerçekleştirdiğimiz çalışmaları kısa bir filme sığdırmaya çalıştık. Ancak 17 dakikalık bu süreye tüm projeleri ve katkı sağlayan firmaları dahil etmek mümkün değil. Bu nedenle yalnızca bazı örnekleri paylaşabildik, devam eden projelerimizi ise ayrıca değerlendirmek gerekiyor. Odamızın önünde hala yapılacak çok iş ve geliştirilecek çok proje bulunuyor. Bu potansiyeli en iyi şekilde değerlendirmek için çalışmalarımıza aralıksız devam edeceğiz” dedi.
“Küresel Gerilimler Ekonomiyi Etkiliyor”
Başkan Hacısüleyman: “Şu anda bölgemizde yaşanan savaş, huzursuzluk, türbülans ve gerilim bizleri de doğrudan etkiliyor. Temennimiz, kısa süre içerisinde bir ateşkesin sağlanması ve ekonomik anlamda yeniden istikrarın yakalanmasıdır. Ancak görünen tablo, ticaret savaşlarıyla başlayan sürecin askeri gerilimlere kadar ulaştığını gösteriyor. Bu durum da dünya ekonomisini ciddi anlamda etkileyen jeopolitik riskleri beraberinde getiriyor. Küresel ölçekte yaşanan bu gelişmeler, yerel ekonomileri de kaçınılmaz şekilde etkiliyor” dedi.
“Hiç Kimse Bu Etkilerden Bağımsız Değil”
Başkan Hacısüleyman: “Bazen binlerce kilometre ötede yaşanan olayların bizi nasıl etkilediği sorgulanabiliyor. Ancak günümüz dünyasında hiçbir ülke ya da ekonomi tek başına hareket etmiyor. Küresel sistem içinde herkes birbirine bağlı ve yaşanan gelişmeler zincirleme etkiler yaratıyor. Bu nedenle uzak coğrafyalardaki krizler bile doğrudan ya da dolaylı olarak bizi etkiliyor. Ekonomik dengeler de bu karşılıklı etkileşim üzerinden şekilleniyor” dedi.

“Enerji ve Lojistik Maliyetler Artıyor”
Başkan Hacısüleyman: “Petrol fiyatlarındaki artış, üretimden ulaştırmaya kadar birçok alanda maliyetleri yükseltiyor. Bu durum yalnızca sanayiyi değil, tarım ve turizm sektörlerini de doğrudan etkiliyor. Artan enerji maliyetleri işletmelerin giderlerini artırırken, ürün ve hizmet fiyatlarına da yansıyor. Lojistik maliyetlerindeki yükseliş, ticaretin genel yapısını zorlayan bir unsur haline geliyor. Bu tablo, ekonomik aktörlerin daha temkinli hareket etmesini gerektiriyor” ifadelerine yer verdi.
“Tarımda Girdi Krizi Büyüyor”
Başkan Hacısüleyman: “Tarımsal üretimin en önemli unsurlarından biri olan gübreye erişimde ciddi sıkıntılar yaşanıyor. Özellikle Çin ve Rusya’nın gübre ihracatına getirdiği kısıtlamalar, küresel ölçekte arz sorunlarına yol açıyor. Bu durum Türkiye’de de tarımsal maliyetlerin artmasına neden oluyor. Girdi fiyatlarındaki yükseliş, ürün fiyatlarına da yansıyor ve bu da hem üreticiyi hem tüketiciyi etkiliyor. Tarım sektörünün sürdürülebilirliği açısından bu gelişmeler yakından takip edilmelidir” dedi.

“Turizmde Maliyet ve Risk Baskısı”
Başkan Hacısüleyman: “Turizm sektörü de bu küresel gelişmelerden doğrudan etkileniyor. Uçak yakıt fiyatlarındaki artış, bilet fiyatlarının yükselmesine neden olurken tur paketlerinin maliyetini de artırıyor. Bununla birlikte savaş ortamı ve jeopolitik riskler sigorta maliyetlerini de yukarı çekiyor. Deniz, hava ve kara taşımacılığında yaşanan bu maliyet artışları turizm hareketliliğini etkileyen önemli faktörler arasında yer alıyor. Tüm bu gelişmeler sektör üzerinde ciddi bir baskı oluşturuyor” dedi.
“Antalya Turizmin Lokomotifi”
Başkan Hacısüleyman: “Antalya, turizm açısından ülkemizin en önemli merkezlerinden biri konumunda bulunuyor. Türkiye’nin toplam turizm kapasitesinin büyük bir kısmı bu şehirde gerçekleşiyor. Turizm sektörü, diğer tüm sektörlerden mal ve hizmet alarak geniş bir ekonomik etki alanı oluşturuyor. Bu nedenle turizmde yaşanacak en küçük bir dalgalanma bile birçok sektörü doğrudan etkileyebiliyor. Antalya’nın bu lokomotif rolü, ekonomik dengeler açısından büyük önem taşıyor” dedi.
“Rezervasyonlarda Yavaşlama Var”
Başkan Hacısüleyman: “Mart ayında başlayan küresel huzursuzluk ortamı, turizm rezervasyonlarında da yavaşlamaya neden oldu. Bu durum sezonun ilerleyen dönemlerinde daha net şekilde hissedilebilir. Eğer rezervasyon akışında beklenen toparlanma sağlanamazsa, sezon genelinde kayıplar yaşanabilir. Bu ihtimale karşı sektörün hazırlıklı olması gerekiyor. Sürecin dikkatle takip edilmesi büyük önem taşıyor.” dedi.
“Destek Şart, Geri Dönüşü Büyük Olur”
Başkan Hacısüleyman: “Turizm, tarım ve sanayi sektörlerine verilecek desteklerin ekonomiye geri dönüşü oldukça yüksek olacaktır. Bu alanlarda sağlanacak teşvikler, yalnızca ilgili sektörleri değil tüm ekonomiyi olumlu yönde etkileyecektir. Yapılacak desteklerin boşa gitmeyeceği, aksine katma değer yaratarak geri döneceği açıktır. Bu nedenle doğru politikalarla bu sektörlerin güçlendirilmesi gerekmektedir. Ekonomik büyümenin sürdürülebilirliği için bu destekler kritik önemdedir” dedi.
“Enflasyon ve Faiz Dengesi”
Başkan Hacısüleyman“ Yıl sonu için belirlenen enflasyon hedeflerinden belirli ölçüde sapmalar yaşanabilir. Bu durum mevcut ekonomik koşullar çerçevesinde değerlendirilmelidir. Aynı zamanda faiz politikalarında da bazı geçiş süreçleri söz konusu olabilir. Merkez Bankası’nın alacağı kararlar bu süreçte belirleyici olacaktır. Ekonomik dengelerin korunması adına bu adımlar dikkatle atılmalıdır” dedi.

“En Büyük Ödül Topluma Katkı Sunmaktır”
Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Özlenen Özkan konuşmasında: “Bir insan için en anlamlı ödülün, toplum için değer üretmiş olmanın huzuru olduğuna inanıyorum. Hepimiz bu dünyada bir iz bırakmak için yaşıyoruz ve şehrimize, kültürümüze katkı sunmak gibi önemli bir sorumluluğumuz var. Kimimiz sanayiyle üretir, kimimiz bilimle yol açar, kimimiz eğitimle gelişimi hızlandırır, kimimiz toprağa emek vererek üretim sağlar. Tüm bu emekler birleşerek Antalya’nın ortak hikâyesine güç katıyor. Bu bilinçle çalışan herkesi ayrıca kutlamak istiyorum” dedi.
“Antalya Büyük Bir Potansiyele Sahip”
Prof. Dr. Özlenen Özkan: “Antalya uzun yıllardır turizm ve tarımın amiral gemisi olarak ülke ekonomisine yön veren şehirlerin başında geliyor. Türkiye’nin dünyaya açılan penceresi ve bereketli toprakların merkezi konumundayız. Ancak bugün biliyoruz ki Antalya mevcut potansiyelinin çok daha fazlasını barındırıyor. Hedefimiz, Antalya’yı sadece turizm ve tarım şehri değil, aynı zamanda bilimsel çalışmaların, ileri teknolojinin ve sağlık hizmetlerinin de küresel merkezlerinden biri haline getirmektir. Bu doğrultuda hep birlikte çalışmaya devam etmeliyiz” dedi.
“Küresel Rekabet Daha Fazla Çalışmayı Gerektiriyor”
Rektör Özkan: “Dünya; savaşlar, enerji krizleri ve giderek sertleşen küresel rekabetle büyük kırılmalar yaşıyor. Bu süreç ülkeleri daha dirençli ve daha güçlü olmaya zorluyor. Böyle bir tabloda bizim yapmamız gereken daha fazla çalışmak, kendimizi sürekli geliştirmek ve daha güçlü bir yapı kurmaktır. Bu bilinçle hareket ederek sadece bugünü değil, yarını inşa etmeye odaklanıyoruz. Geleceğe hazırlanmak artık bir tercih değil, zorunluluktur” İfadelerine yer verdi.
“Eğitimde Amaç Sadece Diploma Değil”
Çözümden bahseden Özkan: “Artık mesele yalnızca diploma vermek değil; düşünebilen, çözüm üretebilen, değişime uyum sağlayabilen ve bilgiyi değere dönüştürebilen bireyler yetiştirmektir. Dünya hızla değişiyor ve meslekler, üretim biçimleri ile ihtiyaç duyulan beceriler dönüşüyor. Yapay zekâ, büyük veri, siber güvenlik gibi alanlar önem kazanırken; analitik düşünme, yaratıcılık ve liderlik gibi beceriler de her geçen gün daha belirleyici hale geliyor. Bu nedenle gençlerimizi sadece bugünün şartlarına göre değil, geleceğin dünyasına hazırlamak zorundayız” dedi.
“Gençler Geleceğimizin Teminatıdır”
Gençlere değinen Özkan: “Üniversite olarak yaklaşık 60 bin öğrencimizi en iyi şekilde yetiştirmek ve her yıl mezun ettiğimiz gençleri donanımlı bireyler haline getirmek için yoğun bir çaba içerisindeyiz. Çünkü bugünün gençleri, ülkemizin sürdürülebilir geleceğini inşa edecek en önemli güçtür. Onlara yapacağımız her yatırım, aslında ülkemizin yarınlarına yapılan bir yatırımdır. Bu bilinçle eğitim faaliyetlerimizi kararlılıkla sürdürüyoruz” dedi.
Yorumlar
Kalan Karakter: