Başkan Türel, Kumluca, Finike, Demre ve Kaş ilçelerinde yatırımları ve projeleri anlattı.
Merkezi hükümetin bazı yatırımlarını da belediye yatırımları olarak anlatırken de “Hükümet-Yerel yönetim işbirliği” yorumunda bulundu.
Türel’in 2 ay önce doğu ilçelerine yaptığı ve 2 gün süren gezide de yer almıştım.
Her iki gezide de Türel’in hem belediyecilik hem de siyasetçi olarak büyük ilerleme gösterdiğine bir kez daha şahit oldum.
Tabi, ilçelerde yaptığı konuşmalarda, köylerle ilgi “30 yıldır çözülemeyen su sorunu çözüyoruz” açıklamaları benim en çok dikkatimi çeken konu oldu.
Şöyle ki; köylerin su sorununun çözümü Bütünşehir Yasası’ndan önce İl Özel İdaresi’nin görevleri arasındaydı. Son 10 yılın İl Özel İdaresi Genel Sekreteri olan 2 bürokrat bugün Büyükşehir Belediyesi’nin ve ASAT’ın en üst bürokratı. O kişiler 10 yılda neden susuz köy sorununu çözemedi.
İnanıyorum ki Başkan Türel, her iki bürokratına da “Arkadaş sizler bu su sorununu niye çözemediniz” diye sormuştur.
Buna rağmen Başkan Türel, su sorununu 30 yıl olarak tanımlayarak AKP hükümetinin öncesinde de bu sorunun çözülemediğini vurgulamak istemesi bana göre siyaset yapmaktan öte bir şey değildir.
Başkan Türel’in batı ilçelerinde son durak Cumartesi günü Kaş İlçesi’ydi.
Kaş Belediyesi Kültür Merkezi’nde gündüz AKP’lilere Başkan Türel hitap etti, akşam ise CHP Kaş İlçe Başkanlığı’nın “Geçmişe vefa, geleceğe sevda, iktidara merhaba” yemeği vardı. Bu yemeğe CHP’nin aday adayları ile birlikte eski Genel Başkan Deniz Baykal da katıldı.
Saat 18.00 sularında Kaş Yat Limanı’nda Başkan Türel ve beraberindekiler ile aralarında Deniz Baykal’ın da bulunduğu CHP’li aday adayları ile karşı karşıya geldi. Ancak, bir araya gelmemek için her iki grup da elinden geleni yaptı.
AKP’liler başka bir çay bahçesinde, CHP’liler bir başka çay bahçesinde bir süre oturdular.
Bende bir gazeteci olarak Büyükşehir Belediyesi ile gelen ekip ile birlikte Antalya’ya dönme yerine akşam Kaş’ta kalarak CHP’nin yemeğini de takip etmek istedim.
Başkan Türel ve beraberindekiler Antalya’ya döndü ben de gündüz bulunduğumuz Kültür Merkezi’ne giderek CHP yemeğine katıldım.
Burada aday adayları kısaca kendilerini tanıttıktan sonra sıra Baykal’a geldi.
Deniz Baykal konuştukça da hayretler içinde kaldım ve konuşmasını nasıl yorumlamam gerektiğine bir türlü karar veremedim.
Baykal’ın konuşması gazetemizde detaylarıyla yer alıyor, onun için burada detaya girmeyeceğim.
Sadece şunu söylemek istiyorum, Baykal’ın “Geçmişi ve geçmişimi unutun. Makam, mevki istemiyorum. Sadece siyaset yapmak istiyorum. Birinci sıra kontenjanı elimin tersi ile ittim” diyerek CHP üyelerinden ön seçimde oy istemesi bana ilginç geldi.
Baykal, 19 yıl CHP Genel Başkanlığı yaptığı süre içinde CHP’liler sürekli ön seçim istemişti. Ancak ön seçim isteklerine kavuşamamışlardı.
Çok uzağa gitmeyelim, 2011 genel seçimleri öncesi Baykal da ön seçimden bahsetmiş, ancak milletvekili listelerini kendi yaptığı için CHP Antalya’da ikinci parti olmuştu.
Şimdi ise karşımıza farklı bir Baykal çıktı.
Tabi, Baykal, “geçmişi unutun” diyerek oy isterken, geçmişten kalan ve kendisine gösterilen tepkinin de farkında olduğunu konuşmasında “Sizden oy isterken üzüntülü bir manzara ile karşı karşıya olduğumu çok iyi biliyorum” diyerek yer verdi.
Kısacası Baykal, ön seçimde işinin kolay olmadığının bilincinde olmasına karşılık, Kaş’taki yemekte kendisi ile aynı konumda olan rakipleri diğer aday adaylarının 2-3 dakika konuşma yaptırılmalarının karşısında kendisinin 20 dakika konuşma yapmasını da manidar buluyorum.
Eğer, 96 aday adayı eşit şartlarda yarışacak ise her adayın kendini Baykal kadar anlatması gerekirdi.
Yorumlar
Kalan Karakter: