Prof. Dr. Çevik, bulunan belgelerin dönemler boyunca evliliğin kuralları olduğunu, eşlerin kendilerince hakları bulunduğunu gösterdiğini, aşkın ise her daim var olduğunu söyledi. Prof. Dr. Çevik, ancak aşk için dağları delen, çölleri geçenlerin hep erkekler olduğunu ve en güzel aşk şiirlerini de hep erkeklerin yazdığını ekledi.
TARİH HİKAYELERLE DOLU
Tarihin, kadınların peşinde ömrünü tüketen erkek hikayeleriyle dolu olduğunu kaydeden Prof. Dr. Çevik, "Modernitenin iyice mekanikleştirdiği çağımız insanına göre aşk ve sevginin eski zaman hayatlarındaki yeri daha özeldi. İnsanların televizyon ya da akıllı telefonlarında değil, birbirleriyle zaman geçirdiği, likit ekranlara değil doğrudan göze bakıldığı, cama değil tene dokunulan geleneksel dönemlerin duygusal ve insani büyüsü vardı" dedi.
EŞİTLİK VAR
Kadının hakları ve evlilikle ilgili tarihten örnekler veren Prof. Dr. Çevik, Kültepe (Kayseri) tabletlerinde evlilik hukuku, evlilik töreni ve evlilik sonrası eşit mal bölüşümünün anlatıldığına dikkat çekti. Prof. Dr. Çevik, "2'nci bin Anadolu'sunda kadın ve erkek eşitliği kaygısının var olduğu anlaşılmaktadır. Saparaşna ve Kulşia'nın evlendiğini anlatan tablette evlilik hukukuyla ilgili çeşitli maddeler de var. Mesela ev her ikisine ait" diye konuştu.
KADIN ÜRETİMDE VAR
Hitit'te başlık parası (kuşata) ve çeyizden (iwara) bahsedildiğini anlatan Prof. Dr. Çevik, "Hitit'te Tawananna kraliçe demektir. Kadın o dönemde yönetimde söz sahibiydi. En ünlü kadın III. Hattuşili'nin eşi Hattili Puduhepa'dır. Dinsel görevlerde kadınlar yer alırdı. Büyük rahibeler, tanrı anaları, bilge falcı kadınlar (Su.Gi) vardı. Ayrıca kadın terzi (Tug), kadın dokumacı (Us.Bar), bira imalatçısı-meyhaneci kadın (Kürun.Na), kadın değirmenci (Ara) vardı. Kadınların bu görevler karşılığında aldıkları para ise erkeklerin yarısı kadardı. Katiplik ve diğer uzmanlık eğitimli işlerde ise kadın yoktu" dedi.
Yorumlar
Kalan Karakter: