“Silinen verilerin yeniden ortaya çıkması” konusu, dijital güvenlik tartışmalarını yeniden alevlendirdi. Telefonlardan silinen görüntü, yazışma ve kayıtların nasıl geri getirilebildiği merak edilirken, konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan bilişimci Tansu Duran, dikkat çeken açıklamalarda bulundu.
“Veriler bir anda hortlayabiliyor”
Tansu Duran, telefonlardan silinen verilerin tamamen yok olmadığını ve farklı yollarla yeniden ortaya çıkabildiğini belirtti. Bu durumun zaman zaman medyaya da yansıdığını ifade eden Duran, Türkiye de son günlerde bu konunun yoğun şekilde gündeme geldiğini söyledi.
Servis sağlayıcılar verileri saklamakla yükümlü
Duran, dijital verilerin saklanmasının yasal bir zorunluluk olduğuna dikkat çekerek, herhangi bir suç durumunda kişilere ait telefon ve internet verilerinin belirli sürelerle saklandığını ifade etti. Bu sürenin 5 ila 10 yıl arasında değişebildiğini belirten Duran, telefon ve internet hizmeti sunan servis sağlayıcıların bu verileri muhafaza etmekle yükümlü olduğunu aktardı. Adli mercilerin talep etmesi halinde bu verilerin eksiksiz şekilde paylaşılması gerektiğini vurgulayan Duran, bu sürecin tamamen yasal çerçevede yürütüldüğünü dile getirdi.

“Verilerimiz saklanıyor mu?”
Duran, “Verilerimiz saklanıyor mu? Evet, saklanıyor” diyerek, dijital kayıtların tamamen silinmesinin pratikte mümkün olmadığını söyledi. Ancak bu verilerin kötü niyetli kullanımına ilişkin farklı yöntemlerin de bulunduğunu ifade etti.
Üç farklı risk başlığı
Dijital verilerin ortaya çıkmasında üç temel risk unsuruna dikkat çeken Duran, bunlardan birinin ileri teknik yöntemler olduğunu belirterek detayına girmedi. Diğer iki başlığı ise şöyle açıkladı: İlk olarak, kullanıcıların indirdiği üçüncü parti uygulamaların ciddi risk oluşturduğunu belirten Duran, bu uygulamaların kamera, mikrofon ve veri erişimi gibi birçok izni kullanıcıdan aldığını söyledi.
“İzin veriyoruz ama kontrol edemiyoruz”
Uygulamaların çoğunda kullanıcıların ya tüm izinleri kabul etmek ya da uygulamayı hiç kullanmamak arasında bırakıldığını ifade eden Duran, bu durumun kullanıcıları zorunlu bir tercih içine ittiğini belirtti. Kamera ve mikrofon erişimi verilen uygulamaların, kullanıcı fark etmese bile kayıt alabileceğini söyleyen Duran, bu durumun önemli bir güvenlik riski oluşturduğunu kaydetti.

Akıllı cihazlar da risk taşıyor
Duran, yalnızca telefonların değil; televizyonlar, temizlik robotları ve benzeri akıllı cihazların da benzer riskler barındırdığını ifade etti. Bu cihazların kameralarının ve sensörlerinin kötü niyetli kişiler tarafından erişilebilir hale gelebileceğine dikkat çekti.
“Hackerlar arka kapılardan erişebiliyor”
Dijital tehditlerin bir diğer boyutunun ise kötü niyetli kişilerin sistem açıklarını kullanması olduğunu belirten Duran, “Hacker” olarak adlandırılan kişilerin uygulamaların arka kapılarını kullanarak cihazlara sızabildiğini söyledi. Bu yöntemle kullanıcıların bilgilerine, görüntülerine ve kayıtlarına erişim sağlanabileceğini ifade etti.
Devlet ve veri erişimi
Duran, devletlerin adli süreçler kapsamında servis sağlayıcılardan veri talep edebildiğini ve bu verilerin resmi yollarla elde edilebildiğini belirtti. Ancak bu verilerin sonrasında nasıl yayıldığı ya da sızdırıldığı konusunun kendi uzmanlık alanının dışında olduğunu vurguladı.
“Oyun oynarken bile kayıt alınabilir”
Duran, kullanıcıların farkında olmadan veri paylaşabildiğini belirterek çarpıcı bir örnek verdi. Telefonla oyun oynarken bile kameranın açık olabileceğini ve arka planda görüntü kaydı alınabileceğini ifade etti. Bu durumun özellikle kötü niyetli yazılımlar için geçerli olduğunu vurguladı.
Göz hareketleri ve biyometrik veriler de izlenebiliyor
Duran, bazı sistemlerin kullanıcıların göz hareketlerini takip edebildiğini, hatta akıllı saatler aracılığıyla kalp atışlarıyla birlikte analiz yapabildiğini belirtti. Bu verilerin özellikle reklam ve içerik yönlendirmelerinde kullanılabildiğini söyledi.

“Dijital ayak izi asla silinmez”
En dikkat çekici vurgulardan birini “dijital ayak izi” kavramı üzerinden yapan Duran, kullanıcıların sildiğini düşündüğü verilerin dahi tamamen yok olmadığını ifade etti. Çekilen fotoğraf ve videoların, farklı sistemlerde yedeklenebildiğini belirten Duran, bu nedenle verilerin bir şekilde iz bırakmaya devam ettiğini söyledi.
“Silindi sanılan veriler kaydediliyor”
Duran, kullanıcıların sildiği içeriklerin dahi cihaz üreticileri veya altyapı sağlayıcıları tarafından belirli sistemlerde tutulabileceğini ifade etti. Bu durumun suçların önlenmesi amacıyla geliştirilen bir yapı olduğunu dile getirdi.
“Tam güvenlik mümkün değil”
Dijital dünyada tam anlamıyla güvenliğin sağlanmasının zor olduğunu belirten Duran, sosyal medya ve mesajlaşma uygulamalarının kullanımının da bu riski artırdığını ifade etti.
Sosyal medya ve benzeri platformların hayatın vazgeçilmez bir parçası haline geldiğini belirten Duran, bu uygulamalardan tamamen uzak durmanın günümüz koşullarında oldukça zor olduğunu söyledi.
“Mikrofonlar sürekli dinleyebilir”
Duran, bazı yapay zeka uygulamalarının kullanıcıyı sürekli dinleyebildiğini belirterek, yanlışlıkla basılan bir tuşla bile mikrofonun aktif hale gelebileceğini söyledi. Bu durumun kullanıcılar açısından fark edilmesi zor bir risk oluşturduğunu ifade etti.
“Çözüm dikkatli kullanım”
Dijital tehditlere karşı kesin bir çözüm olmadığını belirten Duran, kullanıcıların mümkün olduğunca dikkatli olması gerektiğini vurguladı. Yazışmalara, paylaşılan fotoğraf ve videolara dikkat edilmesi gerektiğini belirten Duran, teknik olarak tamamen korunmanın ise mevcut sistem içinde mümkün olmadığını ifade etti.
“Gerekirse eski teknolojiye dönmek gerekir”
Duran, en güvenli yöntemlerden birinin internet bağlantısı olmayan cihazlar kullanmak olduğunu belirterek, bu durumun günümüz koşullarında uygulanmasının oldukça zor olduğunu söyledi.
“Veriler uluslararası düzeyde paylaşılabiliyor”
Duran, suç soruşturmalarında ülkeler arası veri paylaşımının da mümkün olduğunu ifade ederek, farklı ülkelerin adli makamlarının anlaşmalar çerçevesinde bu verilere ulaşabildiğini belirtti.
“Azami dikkat şart”
Açıklamasının sonunda Duran, dijital dünyada tamamen güvende olmanın mümkün olmadığını yineleyerek, kullanıcıların azami dikkat göstermesi gerektiğini vurguladı. “Dijital ayak izi hiçbir zaman silinmez” diyen Duran, herkesin bu bilinçle hareket etmesi gerektiğini sözlerine ekledi.
Yorumlar
Kalan Karakter: