Türkiye genelindeki 65 baro tarafından yayımlanan bildiride, söz konusu paylaşımların yalnızca bireysel bir ifade olmadığı; Cumhuriyetin temel değerlerini, Atatürk ilke ve devrimlerini ve bu değerlere bağlı milyonlarca yurttaşı hedef aldığı vurgulandı. Açıklamada, kullanılan dilin ayrıştırıcı, aşağılayıcı ve nefret içerikli olduğu açıkça ifade edildi.
“İfade özgürlüğü değil, nefret söylemi”
Barolar, bu tür açıklamaların ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilemeyeceğini net bir şekilde dile getirdi. Ortak metinde şu ifadelere yer verildi:
“Toplumun belirli kesimlerini hedef alan, Cumhuriyet değerlerini aşağılayan ve kutuplaşmayı körükleyen bu açıklamaların ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi mümkün değildir. Bu paylaşımlar, toplumsal barışı bozabilecek ve halkı kin ve düşmanlığa sevk edebilecek niteliktedir.”
Atatürk ve Cumhuriyet vurgusu
Açıklamada ayrıca, Atatürk’ün yalnızca bir devlet kurucusu değil; aynı zamanda bağımsızlık mücadelesinin, çağdaşlaşmanın, hukukun üstünlüğünün ve laik demokratik Cumhuriyet anlayışının simgesi olduğu hatırlatıldı. Bu değerlere yönelik saldırıların, doğrudan toplumsal birlik ve anayasal düzene yöneldiği ifade edildi.
65 Baro tek ses oldu
Anayasal düzene ve Cumhuriyet kazanımlarına yönelik bu tür saldırılar karşısında sessiz kalmayacaklarını belirten 65 baro, ortak bildiriye imza atarak güçlü bir dayanışma sergiledi.
Kararlılık mesajı: “Mücadelemiz sürecek”
Barolar açıklamalarını şu sözlerle tamamladı:
“Atatürk’e ve Cumhuriyetin temel değerlerine yönelik hiçbir saldırıyı kabul etmiyoruz. Bu tür söylem ve eylemlere karşı hukuk çerçevesinde mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz. Cumhuriyetin temel değerlerine, hukukun üstünlüğüne ve toplumsal barışa yönelik her türlü tehdidin karşısında olmaya devam edeceğiz.”
Yorumlar
Kalan Karakter: