Antalya kamuoyunun yakından takip ettiği dava, Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nde başladı. Duruşmada tutuklu bulunan Muhittin Böcek ve oğlu Mustafa Gökhan Böcek’te yer aldı. Hakim ifadeleri almaya başladı.
“Biz emirleri uygulardık”
Tanık G.E, “Ben 25 yıldır Finike Döviz'de kasiyer olarak çalıştım. Döviz alım satım işleri biz veznedarlar yaparız. İdari işleri ise yöneticilerimiz yapardı. Ben emekli olduktan sonra Likya Kuyumculuk açılışını önceki yöneticilerim ricasıyla benim adıma açıldı. Uzun süredir kendileriyle çalıştığım için güven açısından benim üzerime açıldı. Neden benim üzerime açıldığına ilişkin bir açıklama yapmadılar. Bende kıramadığım için Likya Kuyumculuk şirketi benim adıma açıldı. Oranın idari işlerini ben takip ediyordum. Bir müdür ve stajyer çalışıyordu yanımda. Ben o dönemde yine Finike Döviz işlerimi yapmaya devam ediyordum. Bu kuyumcuyu açmamızın nedeni ise döviz bürosundaki müşterilerimizin altın ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla açmıştık. Gökhan Böcek'in şoförlerini tanımıyorum. Finike Döviz döneminde bu şahıslara birkaç kere para işlemi yaptık. Fakat bu işlemleri neden yapıldığını bilmiyorum. Bizlere sadece idare tarafından verilen emir sonrası yapmışızdır. Gökhan Böcek'in şoförlerine bu paraların neden verildiğini bilmiyorum. Gökhan Böcek'i medyadan tanıyorum. Zeynep Kerimoğlu'nu ise burada gördüm kendilerini tanımıyorum” dedi.
5 Milyon TL fiyat çıkmış
Tanık S.D, "Antalya eski İl Emniyet Müdürü İlker Arslan halamın oğlu oluyor. İlker bey beklenmedik bir şekilde Antalya'ya tayini çıkınca ekonomik olarak iyi olmadığını söyleyerek Ankara'daki yerinin satışı için benden yardım istedi. Ben de bu sektörde olduğum için diğer sektörde çalışan arkadaşlarımdan yardım istedim. İlker abi ile bir süre sonra tekrar görüştüğümüzde yeri taksitli bir şekilde bir tanıdığına sattığını belirtti. Ekspertiz raporuna göre hatırladığım kadarıyla 5 milyon TL bir fiyat çıkardı" dedi.
Yorumlar
Kalan Karakter: