Antalya kıyılarında son dönemde artış gösteren ambalaj atıkları ve plastik kirliliği üzerine açıklama yapan TMMOB Çevre Mühendisleri Odası Antalya Şubesi Yönetim Kurulu, çevre kirliliğinin yalnızca estetik bir sorun olmadığını, üretimden tüketime ve atık yönetimine kadar uzanan sistemsel eksikliklerin bir göstergesi olduğunu belirtti.
Yapılan açıklamada, denizlerin, nehirlerin, toprağın ve havanın atıkların bırakıldığı alanlar değil, korunması gereken en önemli doğal varlıklar olduğu ifade edildi.
"Geri dönüşüm tek başına yeterli değil"
Çevre Mühendisleri Odası Antalya Şubesi, geri dönüşümün doğal kaynakların korunması açısından önemli olduğunu ancak tek başına çevre sorunlarını çözmeye yetmeyeceğini vurguladı. Açıklamada, çevre mühendisliği disiplininde benimsenen atık yönetimi hiyerarşesine dikkat çekilerek, önceliğin atığın oluşmasını önlemek, ardından kaynağında azaltmak, yeniden kullanmak ve son aşamada geri dönüştürmek olduğu belirtildi.
"En sürdürülebilir atık, hiç oluşmayan atıktır." ifadesine yer verilen açıklamada, günümüzde temel sorunun yalnızca geri dönüşüm oranlarının düşük olması değil, gereğinden fazla tüketimi teşvik eden üretim modelleri ile tek kullanımlık ürünlerin yaygınlaşması olduğu kaydedildi.
Mikroplastik tehlikesine dikkat çekildi
Açıklamada, denizlere ulaşan plastik atıkların zamanla mikroplastiklere dönüştüğü ve bu parçacıkların deniz canlıları tarafından tüketilerek besin zinciri aracılığıyla insanlara kadar ulaştığına dikkat çekildi. Akdeniz'in yarı kapalı bir deniz olması nedeniyle dünyanın mikroplastik yoğunluğu en yüksek denizlerinden biri olduğuna işaret edilen açıklamada, Antalya kıyılarına ulaşan her plastik atığın gelecekte daha büyük çevresel riskler oluşturduğu ifade edildi.
Deniz ekosistemi baskı altında
Katı atıkların deniz çayırlarını örttüğü, ışık geçirgenliğini azalttığı ve deniz canlılarının yaşam alanlarını olumsuz etkilediği belirtilen açıklamada, organik kirleticilerin çözünmüş oksijen seviyesini düşürerek biyolojik çeşitliliği tehdit ettiği vurgulandı. İklim değişikliği nedeniyle artan deniz suyu sıcaklıklarının ve değişen akıntı sistemlerinin de denizlerin kendini yenileme kapasitesini azalttığı ifade edildi.
Kurumlara ortak mücadele çağrısı
Çevre Mühendisleri Odası Antalya Şubesi, Antalya'nın denizlerini korumanın yalnızca tek bir kurumun sorumluluğunda olmadığını belirterek yerel yönetimler, merkezi idare, turizm sektörü, sanayi kuruluşları, üreticiler ve vatandaşlara ortak hareket etme çağrısında bulundu. Açıklamada; tek kullanımlık plastiklerin azaltılması, yeniden kullanılabilir ürünlerin teşvik edilmesi, ambalaj üreticilerinin çevresel sorumluluğunun artırılması, depozito sisteminin yaygınlaştırılması, dere yataklarının düzenli temizlenmesi ve limanlarda atık denetimlerinin etkinleştirilmesi gerektiği ifade edildi.
"Antalya ortak mirasımızdır"
Çevre Mühendisleri Odası Antalya Şubesi Yönetim Kurulu, açıklamasını şu değerlendirmeyle tamamladı: "Bugün kıyılarımıza vuran her plastik şişe ve her ambalaj atığı, yalnızca bir çevre kirliliği göstergesi değil, üretim ve tüketim sistemlerimizin yeniden ele alınması gerektiğinin de açık bir göstergesidir. Denizlerimiz ortak doğal mirasımızdır. Bu mirası korumanın yolu, yalnızca kıyıları temizlemekten değil; atığın oluşmasını önleyen, gereksiz tüketimi azaltan ve sürdürülebilir üretim ile tüketim anlayışını hayata geçirmekten geçmektedir."
Çevre Mühendisleri Odası Antalya Şubesi, tüm kamu kurumlarını, yerel yönetimleri, üreticileri, turizm sektörünü, sivil toplum kuruluşlarını ve vatandaşları Antalya'nın doğal değerlerini korumak için ortak sorumluluk bilinciyle hareket etmeye davet etti.
Yorumlar
Kalan Karakter: