Yörük Sanayici ve İş İnsanları Derneği (YÖRSİAD), geleneksel iftar yemeğinde Antalya iş dünyası ve sivil toplum örgütü temsilcilerini bir araya getirdi. Su Hotel’de yapılan toplantının konuğu İstanbul Aydın Üniversitesi UNESCO Sürdürülebilir Eğitim Kürsüsü Başkanı Prof.Dr. Tarık Oğuzlu, İran-İsrail/Amerika savaşı gündeminde ‘Küresel Güç Dengeleri ve Yeni Dünya Düzeninin Dinamikleri’ konulu bir sunum yaptı.
Toplantıya; Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Antalya Başkonsolosu Aslı Erkmen, Antalya Ticaret ve Sanayi Odası Başkan Yardımcısı Hakan Pakalın, Antalya Barosu Başkanı Avukat Ali Çağdaş Bozaner, Döşemealtı Sanayici ve İş İnsanları Derneği Başkanı Gültekin Gencer, Korkutelililer Derneği Başkanı Adnan İmirgi, Makina Mühendisleri Odası Başkanı Devrim Kılıç, Çevre Mühendisleri Odası Başkanı Ceren Şahin, İç Mimarlar Odası Başkanı Güner Onaran, Batı Akdeniz Sanayici ve İş Dünyası Yönetim Kurulu Üyesi Rıza Sönmez, Müstakil Sanayici ve İş Adamları Derneği Antalya Şube Başkan Yardımcısı Gürbüz Yumakoğulları ve Yönetim Kurulu Üyesi İbrahim Murat Elbeyi, Türk Eğitim Vakfı Antalya Şube Başkanı Arzu Aslan Kartal, Genç MÜSİAD Başkanı Ahmet Özkan, Harita Kadastro Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Üyesi Alper Özgür, Peyzaj Mimarları Odası Yönetim Kurulu Üyeleri Kemal Aslan ve Kuzey Zengin, Antalya Ticaret Platformu Yönetim Kurulu Üyeleri Cem Başer, Nezaket Kaya ve Erdem Kaya, Anadolu Aslanları Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Yasin Öztürk, Antalya Barosu Yönetim Kurulu Üyesi Seray Yörük , Antalya İl Emniyet eski müdürü Ali Yılmaz, ve Antalya Tanıtım Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Ayşegül Zeybek katıldı.

İplikten ilmiğe belgeseli çekildi
Toplantının açılış konuşmasını yapan YÖRSİAD Başkanı Avukat Mustafa Alper Oral, tüm katılımcılara iftara icabet etkileri için teşekkür etti. Derneğin son dönem çalışmalarına değinen Başkan Oral, “Her yıl Ramazan ayında gerçekleştirdiğimiz çalışmalarımıza bu yıl da devam ettik. Hedeflediğimiz rakamın da üzerine çıkarak yardımlarımizi ihtiyaç sahiplerine ulaştırdık. Bu dayanışma ruhuna katkı sağlayan tüm üyelerimize gönülden teşekkür ediyorum. Ayrıca bu yıl da şehrimizin önemli markası haline gelen Runtalya Maratonu’na Türk Eğitim Vakfı yararına katılıyoruz. Destek verdiğimiz ve kalıcı bir kültür eseri olacağına inandığımız, şehrimizin ve derneğimizin bir mirası olacak “İplikten İlmiğe” belgeselinin çekimleri de tamamlanmak üzere. Avrupa’da yürütülen ve heriforge çağrısında yarışmayı kazanan heriverse projesinde de çözüm ortağı olarak yer alıyoruz. Kültürel mirasın yeni nesil teknolojilerle korunması ve uluslararası platformlarda tanıtılması amacıyla yürütülen bu projeye katkı sağlamaktan memnuniyet ve gurur duyuyoruz” dedi.
Yörüklerde girişimcilik paneli
Batı Akdeniz ve İstihdam Fuarı’nın tanıtım toplantısında yer aldıklarını söyleyen Başkan Oral, “Hepinizi bu fuara katılmaya davet ediyorum. ATSO tarafindan hayata geçirilen “2050 Vizyonu Karar Konferansı”na da katıldık. Bunun yanı sıra “Yörüklerde Girişimcilik” başlığıyla gerçekleştirmeyi planladığımız panelin hazırlıklarını sürdürüyoruz. Dernek üyelerimizi, alanında uzman iş insanları, akademisyenler ve ülkemize yön veren değerli isimlerle buluşturmaya devam edeceğiz. Bu yıl Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Taraflar Konferansı (COP 31) 9–21 Kasım 2026 tarihlerinde Antalya’da gerçekleştirilecek. Kurulacak farklı çalışma masalarında çalışmak isteyen üyelerimizi davet ediyorum. Bunların yanı sıra mayıs ayında düzenlemeyi planladiğimiz “yaza merhaba” etkinliğimizle bu faaliyet dönemimizi tamamlamayı planlıyoruz” diye konuştu.
Küresel riskler artıyor
Antalya, ülke ve dünya gündemine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan YÖRSİAD Başkanı, “Küresel ölçekte artan jeopolitik gerilimlerin uluslararası piyasalarda dalgalanmalara yol açtığı, borsalarda sert düşüşlerin yaşandığı ve finansal belirsizliğin arttığı bir süreçten geçiyoruz. Merkez Bankası ve Sermaye Piyasasi Kurulu tarafindan finansal istikrarı korumaya yönelik alınan tedbirleri piyasaların sağlıklı işleyişi açısından önemli ve gerekli adımlar olarak değerlendiriyoruz. Küresel risklerin arttığı bu dönemlerde ekonomik güven ortamının korunmasiı öngörülebilir politikaların sürdürülmesi ve reel sektörün desteklenmesi büyük önem taşımaktadır. Bu kapsamda ekonomi yönetiminin kararlı adımlar atmasını ve iş dünyası ile hane halkına rahat nefes aldıracak düzenlemeler yapmalarını bekliyoruz. Savunma sanayimizin bugün geldiği nokta ülkemiz adına son derece kıymetlidir. Bu alana daha fazla önem verilmesinin stratejik açıdan büyük önem taşıdığına inanıyoruz. Elbette hepimizin temennisi; savaşların sona erdiği, çocukların ağlamadığı ve barışın hâkim olduğu bir dünyadır. Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ifade ettiği “Yurtta sulh, cihanda sulh” sözünün bugün her zamankinden daha büyük bir anlam taşıdığına inanıyoruz ve bu yoldan asla sapmadan ilerlemeyi umut ediyoruz” ifadelerini kullandı.

Marka kent Antalya hayali
Başkan Oral sözlerini, “Antalya özelinde baktığımızda turizm, tarım, ticaret ve inşaat sektörlerinin küresel gelişmelerden doğrudan etkilendiğini görüyoruz. Turizm sezonunun açılmasıyla diğer sektörlerin de harekete geçip tüm hemşehrilerimizin ekonomik anlamda içinde bulunan olumsuz durumdan bir an önce çıkmalarını diliyoruz. Antalyaspor’umuza da ayrı bir paragraf açmak isterim. Şehrimizin en önemli ortak değerlerinden biri olan Antalyaspor’un birlik ve beraberlik ruhu içerisinde ligde kalmasını sağlayarak yoluna güçlü bir şekilde devam etmesini temenni ediyoruz. Trafik sorunlarını çözmüş, doğal afetlerin gölgesinde kalmayan; tarımda, sanayide, turizmde ve her alanda gelişimini tamamlamış, gerçek anlamda bir marka kent haline gelmiş bir Antalya hayalini hep birlikte paylaşıyor ve bu hedef doğrultusunda birlikte yürümeyi temenni ediyorum. Antalya birlikte düşündüğünde, birlikte ürettiğinde ve birlikte hareket ettiğinde başaramayacaği hiçbir hedef yoktur” diye tamamladı.
Küresel güç dengeleri?
Başkan Oral’dan sonra konuk konuşmacı Prof.Dr. Tarık Oğuzlu, ‘Küresel Güç Dengeleri ve Yeni Dünya Düzeninin Dinamikleri’ konulu sunumunu gerçekleştirdi. Öncelikle dünyadaki güç dengesine değinen Prof Tarık Oğuzlu “Amerika, dünyadaki toplam askeri harcamaların yüzde 40’ını tek başına yapıyor. 5.500 nükleer başlığı olan Amerika dünyaya risk olmuyor da bir tane nükleer başlığı olmayan İran mı olmuyor? Amerika’nın kendi sınırları dışında 800 askeri üssü var. Buralarda 250 bin askeri bulunuyor. Günümüzün dünyasında Amerika’yı tahtından edebilecek ama kapasitesi yetersiz olan tek ülke Çin. Amerika’nın iç pazardaki tüketimi 23 trilyon dolar. Dünyada iki büyük ekonomik büyük güç var. Çin çok zengin bir ülke. 20 trilyon dolarlık bir ekonomik büyüklüğü var. 1980 senesinde Çin’de kişi başı gelir 259 dolarken ibugün 13 bin 500 dolar. Dünyadaki üretimin yüzde 35’ini tek başına yapıyor ve elinde 3,5 trilyon dolar var. Çin’in askeri harcaması resmi olarak 350 milyar, bilinen 600 milyar dolar. Ama askeri olarak Amerika ile karşılaştırılamaz” dedi.

Ne Amerika Ne Çin
Amerika’nın kendisini tanrının seçilmiş ulusu gibi gördüğünü söyleyen Tarık Oğuzlu, “Herkesi kendilerine benzetmeye çalışırlar. Hiçbir devlet bu iki devlet kadar güçlü değil. Rusya’nın ise sert kapasitesi yok. Nükleer gücü olmazsa kesinlikle süper güç olamaz. Bu iki süper gücün yanında orta güç ülkeleri var. Bunlar Amerika’nın liderliği altında mutlu olan, bu düzenin devam etmesini isteyen, Amerika’nın konforunda yaşamaya alışmış, müthiş bir ekonomiki konfor altında yaşayan ülkeler. Amerika artık bu rolü oynamak istemiyor. ‘Kendi güvenliğinizi artık kendiz sağlayın’ diyor. Trump'ın hoyrat ve buyurgan tavrı nedeniyle bu ülkeler çok tedirgin. Üçüncü grup ise; Türkiye, Mısır, İran, Hindistan, S.Arabistan gibi yeni nesil orta güçler. Bu ülkeler bloklaşma, kutuplaşma, taraf tutmak istemiyorlar. Her blok ile iyi ilişkiler kurmak, daha adil ve temsili bir söz hakkı istiyorlar.
Bir de soğuk savaş dönemindeki bağlantısızlar var. Bağımsızlıkları ve egemenlikleri konusunda çok hassas ama çok fakir ülkeler grubu. Bu ülkeler herkesle faydacı bir ilişki kurmaya çalışıyorlar. Günümüzde ne Amerika ne Çin düdüğü çaldığında arkalarında şartsız ülkeler bulamazlar” diye konuştu.
Bağımlılıklarını azaltmaya çalışıyorlar
Bugün artık liberal demokrasinin en geçerli yönetim biçimi olarak kabul edilmediğini söylenen Oğuzlu, “Amerika’ya bağımlılıklarını azaltmaya çalışan bir Avrupa var. Yakın görünen Rusya ve Çin arasında bir ittifak anlaşması yok. BRICS denen oluşum da bir blok değil. Soğuk savaşın bitimiyle Amerika güç kapasitesi olarak açık ara öndeydi. Askeri anlamda bugün de çok açık önde. Ancak barışları çok kolay kazanamıyor. Savaşların maliyeti çok fazla olmaya başladı. Şu anda Amerika yalnız kovboy gibi davranıyor. Blokları parçalıyor, herkes ile teke tek ilişki kurmak istiyor. Amerika tam bir yoz ve serseri bir devlet. İçinde bulunduğumuz dünya esnek iki kutuplu bir dünya. Net bloklar yok. Kurallar çöktüğü için hukuk çöktüğü için güç çok ön plana çıktı. Bir çok ülke güç biriktirmeye ve tehlikelere karşı korunmaya çalışıyor. Şu anki uluslararası sistemin en muteber kavramlarından birisi dirençli olmak” ifadelerinde bulundu.
İsrail dikensiz gül bahçesi istiyor
Amerika’nın İran’ı bombalamasını ve bunu haklı çıkaracak bir neden bulunamayacağını da söyleyen Prof.Oğuzlu, “İran kesinlikle Amerika'ya tehdit değil. Olamaz zaten. İran, İsrail'e ise çok açık bir tehdit. İsrail’in kendisini tehdit altında hissetmesi anlaşılabilir. İsrail’in İran ile bir derdi var. Bu Amerika'nın derdi değil. İsrail kendisine potansiyel tehdit olarak gördüğü ülkeleri yerle bir etti ve kendi perspektifinden İran’ı ahtapotun başı olarak görüyor. İsrail 350 milyonluk Arap dünyasında kendini güvende hissetmek için dikensiz gül bahçesi yaratmak istiyor.

Peki Amerika neden bu kadar İsrail’in arkasında? İsrail Amerika’nın ortadoğudaki ileri karakolu. İsrail’in sahip olduğu askeri gücün arkasında Amerika var. Askeri yardımların haddi hesabı yok. Atılan füzelerin hepsi Amerika menşeli. Ancak artık Amerika’nın İsrail’e verdiği destek Amerika’da da tartışılıyor. Demokratlarda artık İsrail antipatisi var. Dünyada aynı nedenle Amerika’nın imajı bozuluyor. Avrupalılar da artık Amerika hayranlığı geriliyor. Amerika ve İsrail, Kürtleri silahlandırarak ayaklandırmaya çalışıyorlar. ‘Amerikalılar öleceğine Kürtler ölsün’ diyorlar. Bu strateji bizim için tehlikeli. Bunu idare etmemiz gererk. Amerika’ya bir çizgi çizilmesi ve bunun bir maliyetinin olacağı belirtilmeli. Bu bir toprak, hakimiyet olarak ulusal egemenlik meselesidir. Asıl hedef Türkiye söylemleri inşallah olmaz. Ama olabilir de” diye sözlerini tamamladı.
Konuşmanın ardından YÖRSİAD Başkanı Avukat Mustafa Alper Oral, Prof.Dr. Tarık Oğuzlu’ya günün anısına bir plaket ve Yörük Keyfiyesi takdim etti. Toplantı fotoğraf çekimi ile sona erdi.
Yorumlar
Kalan Karakter: