İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) Antalya Şube Başkanı Mehmet Soner Akdoğan, Antalya’da son 15 yılda uygulanan şehircilik ve imar politikalarına ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, plansız ve vizyonsuz yapılaşmanın kenti uzun vadede daha büyük sorunlarla karşı karşıya bırakacağını söyledi.
Akdoğan, özellikle 2008–2009 yıllarından sonra gecekondu bölgelerinde başlayan dönüşüm sürecinin beklenen nitelikli şehirleşmeyi sağlayamadığını belirtti. Bu bölgelerde çoğunlukla mühendislik ve mimarlık hizmeti almamış, ruhsatsız tek katlı yapıların yerine zemin artı 2–3 katlı binalar inşa edildiğini ifade eden Akdoğan, “Bu dönüşümün şehirleşme kalitesini artırması beklenirken, birçok mahallede yaşam koşulları daha da zorlaştı” dedi.
“Yeni yapılar modern ihtiyaçlara cevap vermiyor”
Yeni yapılan binaların çocuk oyun alanları, yeşil alanlar ve yeterli otopark gibi temel ihtiyaçları karşılamadığını vurgulayan Akdoğan, bu durumun kent yaşamını olumsuz etkilediğini dile getirdi. Çocukların güvenle sokakta oynayamadığını, engelli bireylerin kaldırımları rahat kullanamadığını ve araç parkının ciddi bir sorun haline geldiğini belirten Akdoğan, “Eskiden araç sayısı azdı ve park sorunu bu kadar hissedilmiyordu. Bugün insanlar dakikalarca park yeri aramak zorunda kalıyor” diye konuştu.
Toplumun yaşam standartları yükseldikçe beklentilerin de arttığını söyleyen Akdoğan, vatandaşların artık çocuğunun güvenle oynayabildiği, aracını rahatça park edebildiği ve günlük ihtiyaçlarını yakın çevrede karşılayabildiği konsept projelere yöneldiğini ifade etti.

“Büyük parseller ve konsept projeler şart”
Akdoğan, Antalya’da doğru yapılaşmanın daha büyük parsellerde geliştirilecek konsept projelerle mümkün olacağını savundu. Mevcut üretimin ise çoğu zaman yalnızca barınma ihtiyacına odaklandığını belirterek, güvenlik, otopark ve sosyal donatı eksikliği olan yapıların gelecekte yeniden dönüşüm ihtiyacı doğuracağını söyledi.
“Biz her 20–30 yılda bir aynı bölgeleri kentsel dönüşüm adı altında yeniden yapmak zorunda kalacak kadar zengin bir ülke değiliz” diyen Akdoğan, 30, 50 hatta 100 yıllık projeksiyonlarla planlama yapılması gerektiğini vurguladı.
Zemin ve kat yüksekliği çelişkisi
Antalya’da zemin açısından birçok bölgede ciddi sorun bulunmadığını ifade eden Akdoğan, buna rağmen sağlam zeminli yerlerde 2–4 katlı yapılar görülürken, zayıf zeminli alanlarda 10–15 katlı binalar inşa edilmesinin çelişki yarattığını söyledi. Bu durumun planlama anlayışının gözden geçirilmesi gerektiğini ortaya koyduğunu dile getirdi. Akdoğan, Antalya’nın geniş kapsamlı ve uzun vadeli bir şehircilik vizyonuna ihtiyaç duyduğunu sözlerine ekledi.
Yorumlar
Kalan Karakter: