Sinema dünyasına emin adımlarla giriş yapan genç yönetmen Berat Arslan, filmlerinde toplumsal konulara odaklanmasıyla dikkat çekiyor. Toplumsal yozlaşma ve görünmez kılınan hayatlar Arslan’ın sinema dilinin merkezinde yer alıyor.
Sinema ve Televizyon Bölümü mezunu olan Arslan, öğrencilik yıllarından itibaren aktif olarak çeşitli projelerde görev aldı. Eğitim hayatı boyunca ekonomik zorluklar yaşadığını dile getiren genç yönetmen, bu sürecin hem kişisel hem de sanatsal bakış açısını derinden etkilediğini ifade ediyor.

Üniversite yıllarında geçimini sağlamak için çalışmak zorunda kaldığını belirten Arslan, bu dönemde günlük hayatın içinde birebir tanık olduğu hikâyelerin sinemasını şekillendirdiğini söylüyor. Haber bültenlerinde birkaç saniyelik anlatımlarla geçiştirilen trajedilerin, toplumda hızla normalleştirildiğine dikkat çeken Arslan, “Haber bültenlerinde yalnızca 20–30 saniyelik kısa anlatımlarla aktarılan trajedilere baktığımızda, bu acıları hızla yok sayan ve görmezden gelmeye alışmış bir toplum hâline geldiğimizi fark ettim.” diyor.
Filmlerinde yaşanan trajedilerin yalnızca sonuçlarına değil, o noktaya gelene kadar verilen mücadelelere de odaklandığını vurgulayan Arslan, şu soruların peşinden gittiğini ifade ediyor: “Bu olaylar yaşanmadan önce insanlar neler yaşıyordu? Ne kadar çaba gösteriyorlardı ve neden tüm bu çabalara rağmen yalnız bırakıldılar?”
Genç yönetmen, günümüzde insanların kaçtığı ya da görmezden gelmeyi tercih ettiği gerçekleri, filmlerinde “sisteme karşı sessiz bir çığlık” olarak yansıttığını belirtiyor. Amacının acıyı dramatize etmek olmadığını vurgulayan Arslan, izleyiciyi rahatsız edecek kadar gerçek bir yüzleşme sunarak yerleşik kayıtsızlığı kırmayı hedeflediğini belirtiyor.

Genç Yönetmenin son filmi: Yoksayım
Arslan’ın son filmi “Yoksayım” da bu yaklaşımın güçlü bir örneği olarak öne çıkıyor. Film, aynı evde yaşayan yeni mezun iki kardeşin, mezuniyet sonrası karşılaştıkları ekonomik sorunları ve bu sorunların sürüklediği kaçınılmaz sona odaklanıyor. Günümüz gençliğinin görünmeyen mücadelesini çarpıcı bir dille anlatan Arslan, filmiyle ilgili şu ifadeleri kullanıyor: “Bu film bir kurgu değil; görmezden gelinen bir gerçekliğin kısa ve sert bir yansıması.”
Uluslararası alanda başarı
Genç yönetmen Berat Arslan’ın yardımcı yönetmenliğini üstlendiği, yönetmenliğini Mehmet Dinler’in yaptığı Bir Sesli Mesaj adlı film, uluslararası alanda önemli bir başarıya imza attı. Bir Sesli Mesaj, World Film Festival in Cannes kapsamında En İyi Kısa Film ve En İyi Yönetmen ödüllerine layık görülerek büyük bir başarı elde etti.
Toplumsal duyarlılığı yüksek anlatımıyla dikkat çeken Berat Arslan, yeni kuşak yönetmenler arasında kendine özgü bir sinema dili kurarak, izleyiciyi rahatsız eden ama yüzleşmeye zorlayan hikâyeler anlatmaya devam ediyor.
Yorumlar
Kalan Karakter: