Akdeniz Üniversitesi İletişim Fakültesi öğrencileri, dijital bağımlılıkla mücadeleye yönelik dikkat çeken bir sosyal sorumluluk projesine imza attı. “Ekrana Değil, Hayata Bağlan” sloganıyla yürütülen proje kapsamında, Antalya Çocuk Evleri Sitesi’nde ikamet eden 12-17 yaş aralığındaki yaklaşık 50 çocuğun teknolojiyle daha sağlıklı, bilinçli ve dengeli bir ilişki kurması hedeflendi. Proje, eğitimden sosyal etkinliklere kadar uzanan geniş bir yelpazede faaliyetlerle tamamlandı ve coşkulu bir açık hava etkinliğiyle taçlandırıldı.
Akdeniz Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümü öğrencileri tarafından, Toplumsal Duyarlılık ve Katkı dersi kapsamında hayata geçirilen proje, üniversite öğrencilerinin topluma dokunan çalışmalarına güçlü bir örnek oluşturdu. Geçtiğimiz yıl gerçekleştirdikleri proje ile üniversite bünyesinde “En İyi 3’üncü Toplumsal Destek Projesi” ödülünü kazanan öğrenciler, bu yıl hem önceki projelerini tekrar etti hem de dijital bağımlılıkla mücadeleye odaklanan yeni bir projeyi başarıyla yürüttü.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Yükseköğretim Kurulu arasında imzalanan iş birliği protokolünden ilham alan öğrenciler, özellikle dezavantajlı gruplar arasında yer alan çocukların dijital dünyayla ilişkisini sağlıklı bir zemine oturtmayı amaçladı. Proje bu yönüyle yalnızca bireysel farkındalık değil, aynı zamanda toplumsal bilinç oluşturmayı da hedefledi.
Yeşilay Desteğiyle Başlayan Eğitim Süreci
Proje yürütücüsü Dr. Selda Saral Güneş liderliğinde yürütülen çalışmalar, ilk olarak öğrencilerin Yeşilay bünyesinde dijital bağımlılıkla mücadeleye yönelik eğitim almalarıyla başladı. Bu eğitimler sayesinde proje ekibi, sahaya çıkmadan önce gerekli teorik bilgi ve farkındalığı kazandı.
Ardından Antalya Çocuk Evleri Sitesi yönetimi ve personeliyle yapılan ön değerlendirme toplantılarıyla çocukların ihtiyaçları belirlendi. Öğrenciler, çocuklarla birebir temas kurmak amacıyla ev ziyaretleri gerçekleştirdi; tanışma oyunları ve sosyal etkinliklerle güven ilişkisi inşa edildi. Bu süreç, projenin en kritik aşamalarından biri olarak öne çıktı.
Uzman Eğitimleri ve İlham Veren Hikâyeler
Proje kapsamında çocukların bilinçlenmesini sağlamak amacıyla çok yönlü bir eğitim programı uygulandı. Emniyet Genel Müdürlüğü bünyesinde faaliyet gösteren SİBERAY ekipleri tarafından çocuklara “Güvenli İnternet Kullanımı” ve “Siber Zorbalık” konularında eğitimler verildi.
Ayrıca akademisyenler tarafından gerçekleştirilen eğitimlerde, Doç. Dr. Hediye Aydoğan medya okuryazarlığı, Dr. Asuman Kaplan Algın ise dijital bağımlılığın sağlık üzerindeki etkileri konusunda çocukları bilgilendirdi. Psikolog Melisa Oral da süreç boyunca uzman desteği sağlayarak çocukların psikolojik açıdan desteklenmesine katkıda bulundu.
Projenin dikkat çeken unsurlarından biri de, geçmişte dijital bağımlılıkla mücadele ederek bu süreci başarıyla aşan ve kendini yazılım alanında geliştiren gönüllü Çağdaş Başer’in çocuklarla buluşması oldu. Başer’in gerçek yaşam hikâyesi, çocuklar için güçlü bir motivasyon kaynağı ve somut bir rol model oluşturdu.
Ekran Dışında Alternatif Bir Dünya Kuruldu
Proje yalnızca eğitimlerle sınırlı kalmayarak çocuklara ekran dışı alternatif yaşam alanları sunmayı da hedefledi. Bu kapsamda çocuklara ilk kez opera izleme deneyimi yaşatıldı. Bunun yanı sıra akıl ve zeka oyunları, interaktif grup etkinlikleri, spor faaliyetleri ve bahçe oyunlarıyla çocukların sosyal becerileri desteklendi.
Bu etkinlikler sayesinde çocuklar, dijital ekranların dışında da eğlenebilecekleri, sosyalleşebilecekleri ve kendilerini geliştirebilecekleri bir dünyanın varlığını deneyimleme fırsatı buldu.
Doğayla İç İçe Final: Bilim Gösterisi ve Mangal Partisi
İki ay süren projenin kapanış etkinliği, Ütopya Doğa Temelli Öğrenme ve Aktivite Merkezi’nin gönüllü ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Etkinlik, Süper Bilim firması tarafından düzenlenen eğlenceli ve öğretici bilim gösterisiyle başladı. Gösterinin ardından halat çekme, halkadan geçme, top oyunları gibi fiziksel aktivitelerle devam eden programda çocuklar doğayla iç içe, ekranlardan uzak bir gün geçirdi. Günün en çok beklenen anlarından biri ise çocukların talebi üzerine düzenlenen mangal partisi oldu. Etkinlik, pasta kesimi ve müzik eşliğinde oynanan oyunlarla sona erdi.
“Yasaklamak Çözüm Değil, Alternatif Sunmak Şart”
Proje yürütücüsü Dr. Selda Saral Güneş, proje sonrası yaptığı değerlendirmede dijital bağımlılıkla mücadelede yasaklayıcı yaklaşımların yetersiz kaldığını vurgulayarak şu ifadeleri kullandı: “Çocuklarımızın önemli bir kısmının derslerinde başarılı olmasına rağmen ekran bağımlılığı nedeniyle sosyal ve akademik hayatlarının olumsuz etkilendiğini gözlemledik. Bu nedenle projede yasaklamaktan ziyade farkındalık oluşturmayı ve alternatifler sunmayı hedefledik. Amacımız, ekran başında geçirilen zamanı bilinçli bir üretime dönüştürmekti.”
“Çocukların Direncini Sabır ve Samimiyetle Kırdık”
Projenin en zorlu sürecinin çocukların dijital bağımlılığa karşı gösterdiği direnç olduğunu ifade eden Güneş, şu değerlendirmede bulundu: “Ekranlar birçok genç için birer güvenli alan haline gelmiş durumda. Bu direnci kırmak kolay olmadı. Ancak uzman desteği, gönüllülerin katkısı ve öğrencilerimizin samimi yaklaşımı sayesinde çocuklarla güçlü bir bağ kurduk. Zeka oyunlarından grup etkinliklerine kadar birçok farklı yöntemle bu direnci aşmaya çalıştık.”
“Saatlerce Kimse Telefonuna Dokunmadı”
Projenin en dikkat çekici çıktılarından birinin, çocukların ekranlardan uzak geçirdiği kaliteli zaman olduğunu belirten Güneş, sözlerini şöyle sürdürdü: “Proje başında ekranlara bağımlı olan çocuklarımızın, etkinlik günü saatlerce telefonlarına dokunmadan eğlenmesi bizim için en büyük başarıydı. Birbirleriyle göz teması kurarak iletişim kurmaları, birlikte gülüp eğlenmeleri projemizin amacına ulaştığını açıkça gösterdi.”
Kurumsal İş Birliği ve Sürdürülebilirlik Vurgusu
Projenin başarısında üniversite yönetimi, kamu kurumları ve sivil toplum kuruluşları arasındaki güçlü iş birliği önemli rol oynadı. Antalya Çocuk Evleri Sitesi yönetimi ve personelinin desteği, akademisyenlerin katkısı ve gönüllü kuruluşların iş birliğiyle proje etkin bir şekilde yürütüldü. Dr. Selda Saral Güneş, ayrıca geçen yıl başlatılan ve ödül kazanan “İletişim ile Gelişim” projesinin de aynı kurumda ikinci kez uygulandığını belirterek, iki projenin eş zamanlı yürütüldüğünü ifade etti.
Proje ekibi, önümüzdeki eğitim-öğretim döneminde de bu iş birliğini sürdürerek yeni projelerle çocuklarla bir araya gelmeyi hedefliyor.

Yorumlar
Kalan Karakter: