Milli Eğitim Bakanlığı'nın açıkladığı 2026 Liselere Geçiş Sistemi (LGS) sonuçlarının ardından Eğitim-İş Antalya Şube Başkanı Sadık Acar yazılı bir açıklama yaptı. Bu yıl 452 öğrencinin 500 tam puan aldığını hatırlatan Acar, tam puan alan öğrenci sayısındaki değişimin eğitim sisteminin niteliğini tek başına göstermediğini belirtti.
Asıl sorunun çocukların geleceğinin tek bir sınava bağlanması olduğunu ifade eden Acar, öğrencilerin küçük yaşlardan itibaren yoğun sınav baskısı altında kaldığını ve eğitimin eleme sistemine dönüştürüldüğünü savundu.
"Sınavlar toplumsal eşitsizlikleri de ölçüyor"
LGS'nin yalnızca öğrencilerin akademik başarısını değil, ailelerin ekonomik durumunu, okulların fiziki imkanlarını ve eğitime erişimdeki farklılıkları da yansıttığını dile getiren Acar, ekonomik gücü yüksek ailelerin özel ders, kurs ve özel okul imkanlarından yararlanabildiğini, milyonlarca öğrencinin ise devlet okullarının sınırlı olanaklarıyla aynı yarışta mücadele etmek zorunda kaldığını söyledi.
Acar, bu nedenle merkezi sınavların yalnızca başarıyı değil, eğitimdeki toplumsal eşitsizlikleri de ortaya koyduğunu ifade etti.
Kamusal eğitim vurgusu
Yıllardır uygulanan eğitim politikalarının kamusal eğitimi güçlendirmek yerine özel okul ve özel kurs sistemini büyüttüğünü öne süren Acar, devlet okulları arasındaki imkan farklılıklarının da giderek arttığını kaydetti.
Mesleki Eğitim Merkezleri (MESEM) uygulamasına da değinen Acar, binlerce çocuğun erken yaşta iş gücü piyasasına yönlendirildiğini savunarak, eğitimin temel amacının çocukların özgür, bilimsel düşünen ve çok yönlü bireyler olarak yetişmesini sağlamak olması gerektiğini söyledi.
Bakanlığa çağrı
Eğitim-İş Antalya Şube Başkanı Sadık Acar, Milli Eğitim Bakanlığı'na seslenerek çocukların geleceğini tek bir sınava bağlı bırakan sistemin değiştirilmesini, devlet okulları arasındaki eşitsizliklerin giderilmesini ve her çocuğun eşit, parasız, bilimsel, laik ve nitelikli eğitim hakkının güvence altına alınmasını istedi.
"Merkezi sınav sistemi yeniden gözden geçirilmeli"
Açıklamasında çözüm önerilerine de yer veren Acar, merkezi sınavlara dayalı seçme sisteminin yerine öğrencilerin akademik, sanatsal, kültürel ve sosyal gelişimlerini birlikte değerlendiren okul temelli bir yerleştirme modelinin oluşturulması gerektiğini belirtti.
Kamusal eğitime daha fazla kaynak ayrılması, okullar arasındaki fiziki ve akademik imkan farklılıklarının giderilmesi, öğretmenlerin mesleki güvencelerinin güçlendirilmesi ve eğitim politikalarının tüm paydaşların katılımıyla belirlenmesi çağrısında bulunan Acar, "Çocuklarımızın geleceği rekabetin değil dayanışmanın, piyasanın değil kamusal sorumluluğun, ayrıcalığın değil eşitliğin üzerine kurulmalıdır. Eğitim-İş olarak eğitimde eşitsizlik üreten politikalara karşı mücadelemizi sürdüreceğiz." ifadelerini kullandı.
Yorumlar
Kalan Karakter: