Anahtar Parti Antalya İl Tarım Politikaları Başkanı Cemil Çobanoğlu, Antalya tarımının mevcut durumu ve geleceğine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Çobanoğlu, artan maliyetler ve yapısal sorunların üretimi tehdit ettiğini belirterek, acil ve kalıcı çözümler üretilmesi gerektiğini vurguladı.
“Antalya tarımı stratejik ama kırılgan”
Türkiye’nin tarımsal üretiminde kritik bir rol üstlenen Antalya’nın, örtü altı üretimin yaklaşık yüzde 40’ını tek başına karşıladığını hatırlatan Çobanoğlu, yıllık 6–7 milyon ton yaş sebze ve meyve üretimine rağmen üreticinin ciddi bir baskı altında olduğunu ifade etti. “Bu üretim gücüne rağmen çiftçimiz kazanamıyor. Bu tablo sürdürülebilir değil” dedi.
Girdi maliyetleri üreticiyi zorluyor
Son yıllarda tarımsal girdi maliyetlerinde yaşanan artışlara dikkat çeken Çobanoğlu, “Gübre fiyatları yüzde 200’ün üzerinde arttı. Mazot maliyetleri üretim giderlerinin yüzde 25-30’unu oluşturuyor. Sera üretiminde enerji maliyetleri ise yüzde 150’ye kadar yükseldi. Ancak ürün fiyatları aynı oranda artmadığı için üretici ciddi gelir kaybı yaşıyor” ifadelerini kullandı.
Su krizi kapıda
Antalya’da su kaynaklarının hızla azaldığını belirten Çobanoğlu, yer altı su seviyelerinin her yıl ortalama 1–2 metre düştüğünü söyledi. Sulama maliyetlerinin arttığını ve suya erişimin zorlaştığını dile getiren Çobanoğlu, “Bu durum tarımsal üretimin geleceği açısından ciddi bir tehdittir” dedi.
Tarım arazileri tehlike altında
Verimli tarım arazilerinin imar baskısı altında olduğuna dikkat çeken Çobanoğlu, son 10 yılda özellikle kıyı ovalarında önemli kayıplar yaşandığını ifade etti. “Tarım arazilerini koruyamazsak, gelecekte gıda güvenliği sorunu ile karşı karşıya kalırız” uyarısında bulundu.
“Fiyat makası kabul edilemez”
Üretici ile tüketici arasındaki fiyat farkına da değinen Çobanoğlu, bazı ürünlerde bu farkın yüzde 300’e kadar çıktığını belirtti. “Tarlada düşük fiyata satılan ürün, tüketiciye fahiş fiyatla ulaşıyor. Bu sistem sağlıklı değil ve mutlaka yeniden düzenlenmeli” dedi.
İhracatta riskler artıyor
Antalya’nın yıllık 1,5–2 milyar dolarlık yaş sebze ve meyve ihracatına rağmen sektörde ciddi riskler bulunduğunu ifade eden Çobanoğlu, pazar bağımlılığı, pestisit kaynaklı iadeler, yüksek lojistik maliyetleri ve kur politikalarının üreticiye yeterince yansımamasının sektörü kırılgan hale getirdiğini söyledi.
Kayıt dışı üretim sorunu
Tapu problemi yaşayan üreticilerin ÇKS kaydı oluşturamadığını belirten Çobanoğlu, bu durumun çiftçilerin devlet desteklerinden yararlanmasını engellediğini ifade etti. “Bu hem üreticiyi mağdur ediyor hem de tarım politikalarının etkinliğini azaltıyor” dedi.
Çözüm önerileri sıralandı
Çobanoğlu, tarımın yalnızca ekonomik değil aynı zamanda stratejik bir alan olduğunu vurgulayarak çözüm önerilerini şu şekilde sıraladı: “Girdi maliyetlerini düşürecek güçlü kooperatifçilik sistemi kurulmalı. Planlı ve sürdürülebilir üretim modeline geçilmeli. Modern sulama yatırımları hızlandırılmalı. Tarım arazilerini koruyacak yasal düzenlemeler kararlılıkla uygulanmalı.”
Yerel odaklı tarım politikası vurgusu
İhracatta pazar çeşitliliğinin artırılması, lojistik desteklerin güçlendirilmesi ve katma değerli üretimin teşvik edilmesi gerektiğini belirten Çobanoğlu, “Tarım politikaları merkezden değil, üreticiyle birlikte yerelde şekillendirilmelidir” dedi.
“Gıda krizi riski büyüyor”
Açıklamasının sonunda uyarılarda bulunan Çobanoğlu, gerekli adımların atılmaması halinde üretimdeki daralmanın ilerleyen süreçte daha büyük bir gıda krizine yol açabileceğini belirterek, tüm yetkilileri Antalya tarımı için sorumluluk almaya davet etti.
Yorumlar
Kalan Karakter: