TMMOB Çevre Mühendisleri Odası Antalya Şubesi, 5 Haziran Dünya Çevre Günü kapsamında “İklim İçin, Dünya İçin, Geleceğimiz İçin” başlıklı basın açıklaması yayımladı. Açıklamada, iklim krizinin artık ertelenemez bir gerçek olduğu vurgulanarak tüm kurumlar ve vatandaşlar acil eyleme çağrıldı.
“Gezegenin Uyarılarını Doğru Okumalıyız”
Yönetim Kurulu tarafından yapılan açıklamada, 5 Haziran Dünya Çevre Günü’nün yalnızca çevre sorunlarını hatırlama günü olmadığı, aynı zamanda gezegenin verdiği uyarıları doğru okuyarak harekete geçilmesi gereken kritik bir dönüm noktası olduğu ifade edildi. Birleşmiş Milletler tarafından 2026 yılı temasının “İklim Eylemi” olarak belirlenmesinin de bu durumun açık bir göstergesi olduğu belirtildi.
Türkiye’de ise Çevre Haftası’nın “Dünya Bize Emanet” temasıyla kutlandığı hatırlatılarak, çevrenin korunmasının yalnızca kamu kurumlarının değil, tüm toplumun ortak sorumluluğu olduğu vurgulandı.
Akdeniz Havzası Risk Altında
Açıklamada, iklim değişikliği, biyolojik çeşitlilik kaybı, kirlilik ve doğal kaynakların tükenmesi gibi çevresel krizlerin özellikle Antalya ve Akdeniz Havzası’nı doğrudan etkilediği belirtildi.
Antalya’nın sahip olduğu kıyılar, ormanlar, sulak alanlar ve tarım arazileriyle önemli bir doğal miras olduğuna dikkat çekilen açıklamada, artan sıcaklıklar, kuraklık, orman yangınları, deniz kirliliği ve plansız kentleşmenin bu mirası tehdit ettiği ifade edildi.
Deniz Kirliliği Turizmi ve Balıkçılığı Tehdit Ediyor
Özellikle Akdeniz’de artan deniz kirliliğinin yalnızca ekosistemleri değil, Antalya’nın temel ekonomik sektörleri olan turizm ve balıkçılığı da tehdit ettiği belirtilen açıklamada, denizlerin plastik atıklar, arıtılmamış sular ve kıyı baskılarından korunmasının zorunluluk haline geldiği vurgulandı.
Sıfır Atık ve Döngüsel Ekonomi Çağrısı
Açıklamada sıfır atık yaklaşımının yalnızca atık yönetimi değil, üretimden tüketime kadar tüm süreçleri kapsayan bir model olarak benimsenmesi gerektiği ifade edildi. Tarım ve turizm başta olmak üzere tüm sektörlerde kaynak verimliliğinin artırılması, atığın oluşmadan önlenmesi ve döngüsel ekonomi uygulamalarının hızla hayata geçirilmesi gerektiği kaydedildi.
Otellerden restoranlara, seralardan tarımsal işletmelere kadar tüm alanlarda suyun, enerjinin ve hammaddelerin verimli kullanılmasının hem çevresel hem de ekonomik bir zorunluluk olduğu belirtildi.
Doğal Alanlar İklimle Mücadelede Anahtar
Biyolojik çeşitliliğin korunmasının iklim değişikliğiyle mücadelede en güçlü araçlardan biri olduğu ifade edilen açıklamada, ormanlar, sulak alanlar ve kıyı ekosistemlerinin karbon yutağı olarak kritik rol oynadığı vurgulandı.
Bu nedenle kalkınma kararlarında ekolojik sınırların gözetilmesi ve doğal varlıkların korunmasına yönelik politikaların hayata geçirilmesi gerektiği belirtildi.
COP31 Vurgusu: Antalya İçin Fırsat ve Sorumluluk
Açıklamada, Antalya için önemli bir başlık olarak COP31 sürecine de dikkat çekildi. Antalya’nın uluslararası iklim diplomasisinde önemli bir merkez olma potansiyeline sahip olduğu belirtilirken, bunun beraberinde büyük bir sorumluluk getirdiği ifade edildi.
Kentin; iklim dostu ulaşım, yenilenebilir enerji, atık yönetimi, su verimliliği ve sürdürülebilir turizm alanlarında örnek uygulamalar geliştirmesi gerektiği kaydedildi.
Kentler Doğayla Birlikte Planlanmalı
Kentlerin iklim değişikliğine karşı dirençli hale getirilmesinde doğa temelli çözümlerin önemine dikkat çekilen açıklamada, betonlaşma yerine yeşil altyapı, ekolojik koridorlar, geçirgen yüzeyler, kent ormanları ve yağmur suyu yönetimi gibi uygulamaların yaygınlaştırılması gerektiği ifade edildi.
Bu sayede şehirlerin aşırı sıcaklar, taşkınlar ve kuraklığa karşı daha dirençli hale getirilebileceği ve yaşam kalitesinin artırılabileceği vurgulandı.
“Emanete Sahip Çıkmak Zorundayız”
Açıklamanın sonunda, çevrenin korunması için yalnızca farkındalığın yeterli olmadığı, bilim temelli politikalar, güçlü denetimler ve toplumun tüm kesimlerinin katılımıyla somut adımlar atılması gerektiği belirtildi.
TMMOB Çevre Mühendisleri Odası Antalya Şubesi, 5 Haziran Dünya Çevre Günü dolayısıyla tüm kurumları, yerel yönetimleri, özel sektörü ve vatandaşları doğal varlıkları korumaya, sıfır atık kültürünü yaygınlaştırmaya ve sürdürülebilir bir gelecek için sorumluluk almaya davet etti.
Yorumlar
Kalan Karakter: