Akdeniz Su Ürünleri Araştırma Üretme ve Eğitim Enstitüsü Müdürlüğü'nce yaptırılan 'Arama-1' adlı araştırma ve kontrol gemisi, Antalya Balıkçı Barınağı'nda Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker'in katıldığı törenle hizmete alındı. Bakan Eker, 2 yıl önce Karadeniz'de bir araştırma gemisinin hizmete girdiğini hatırlatarak, şöyle dedi:
"Şimdi denizlerimizde araştırma yapacak iki gemimiz var. Yüksek sembolik değeri olan bu gemi inanıyorum ki Akdeniz ve Ege'de üstün hizmetler verecektir. Biz bu sektörü hem ekonomik faaliyet, hem de biyolojik ve ekolojik kaygıyla ele alıyoruz."
BİLGİ VE TEKNOLOJİ ÖNEMLİ
Bakan Eker, tarımın alt sektörünü stratejik bir bakış açısı ile ele aldıklarını belirterek, sektörün geliştirilmesi ve aynı zamanda ekonomik faaliyet olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Bu noktada bilgi ve teknolojinin önemli olduğunun altını çizen Bakan Eker, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bilgi ve teknoloji iktisadi bir bakış açısıyla tanımladığımız tarım sektörünün alt sektörleriyle birlikte olmazsa olmaz girdisidir. Eğer geliştireceksek bilgi ve teknoloji kullanacağız. Bilgi ve teknoloji kullanımında en çok ihtiyaç hissettiğimiz şey uluslar arası alanda geliştirme çalışmaları yapmaktır.”
İlk arama gemisini iki sene önce Karadeniz’de hizmete açtıklarını aktaran Eker, sözlerine şöyle devam etti: “Bugün hizmete açtığımız gemi Avrupa’nın 4’üncü en büyük araştırma gemisi, bu gemimizde Akdeniz ve Ege’de araştırma faaliyetleri yapacak. Bu gemi sadece arama tarama faaliyetleri yapmayacak. Oşinografik (okyanus bilimi) araştırma yapacak. Denizlerin kimyasal, fiziksel, biyolojik özellikleri dahil olmak üzere deniz bilimleri ile ilgili bir çok araştırma bu gemi tarafından yapılacak. Avcılık kontrol ve takip hizmeti verecek. Bu donanıma sahip içinde laboratuarlar var. 18 personel çalışacak. Her türlü teknik donanıma haiz bir önemli araştırma gemisi. 6 milyon lira para harcadık.”
‘DENİZLERİMİZİ KORUYALIM’
Dünyada 160 milyon ton balık üretildiğini aktaran Bakan Eker, “Dünya bunun 70 milyona yakın kısmını üreticilikle elde ediyor. 90 milyonunu avcılıktan elde ediyor. Dünyaya baktığımız zaman yetiştiricilikten elde edilen balığın payı oldukça yüksek. 90 milyon avcılık 70 milyon ton yetiştiricilik. Bizde o seviyede değil. Denizlerin korunması gerekir. Avcılık denildiği zaman denizde ne varsa alıp toplayıp getirip üreteceğimiz faaliyetten ibaret değil, başlı başına buna önem vermek zorundayız. Balık varlığının korunması ve çoğaltılması açısından düzenlemelerimizi buna göre yapıyoruz. Balıkçılık sektörünü faaliyetlerini önemsiyoruz”
‘BALIKÇILARI DESTEKLİYORUZ’
2003 yılından itibaren hükümet olarak balıkçılık sektörüne önemli destekleme yaptıklarının altını çizen bakan Eker, şunları söyledi: “Özel şartlarda ÖTV almadan yakıt tedarik ediyoruz balıkçılarımıza. Burada hükümetin verdiği kaynak 1 milyar lira. Birde yetiştiriciliği desteklemek adına üreticimize 1 milyon destek verdik. Türkiye yılda 60 bin ton balık yetiştiriyorduk. Biz bunu 240 bin tona çıkardık. Önemli bir artış 4 kat. Avrupa’nın en hızlı büyüyen, en çok büyüyen 3’üncü ülkesi balıkçılık alanında Türkiye. Bu önemli çünkü biz balıkçılığı aynı zamanda ekonomik faaliyet olarak düşünüyoruz”
DÖRT LEVREK VE ÇİPURANIN 1'İ TÜRKİYE'DEN
Türkiye’de yetiştirilen balıkların Avrupa pazarlarında, başkentlerinde, büyükşehirlerinde tüketicilere ihraç edildiğini anlatan Bakan Eker, şöyle konuştu: "Her dört 4 levrek ve çipuradan biri Türkiye’den satılıyor. Son 10 yılın çabası ile politikası ile uygulamalarla elde edildi. Denizlerde araştırma yaparak, gerek deniz suyu kirliliği, gerekse balıkların yaşam alanlarını, üreme alanlarını, göç yollarını bunları çok ciddi şekilde incelememiz kaydetmemiz gerekiyor. Su ürünleri kayıt ve bilgi sistemi hayata geçti. Bu çok önemli. Yeni tedbirler aldık. Gerek av araçlarının gerek avcılık yöntemlerinin düzenlemesiyle ilgili tedbirler aldık. Marmara ve Karadeniz’de Avrupa Birliği standartlarına göre 50 metre olan trol avcılığını 18 metreden 24 metreye çıkardık. Birkaç yıl içinde bunun sonucu aldık. Deniz dibindeki balık ağlarını temizliyoruz. Balıklar için yapay yuvalar hazırladık ve binlercesini Ege denizinde Edremit’te denize bıraktık. Üretici ve tüketicilere balığın ulaştırılması noktasında denetimlerimiz devam ediyor.”
Denizlerin korunması için herkese önemli görevler düştüğünü kaydeden Eker, “Çünkü hepimizin aynı zamanda ulaşım yolu, kıtaları bağlayan bir biyolojik bir yaşama alanı. Onun için denizlerin kirletilmemesi lazım. Olabildiğince bunun zenginliklerinden istifade etmemiz lazım. Bu noktada uzun vadeli çalışmaların yapılması gerekir” diye konuştu.
BALIK EKMEK KEYFİ
Akdeniz Su Ürünleri Araştırma Üretme ve Eğitim Enstitüsü Müdürü Dr. Yılmaz Emre ise geminin stok araştırmalarının yanında denizlerin fiziksel kimyasal ve biyolojik özelliklerinin incelenmesinde kullanılacağını açıkladı. Ayrıca avcılık kontrol ve takip hizmetleri verileceğini de anlatan Emre, orkinos gibi uluslararası düzenlemeye tabi balık türlerinin de bu kapsamda Arama-1 gemisiyle kontrol ve denetiminin yapılacağını açıkladı.
Törende rüzgar nedeniyle tenteler devrilme riskiyle karşı karşıya kaldı. Davetlilere tören sonunda balık- ekmek ikram edildi.
Yorumlar
Kalan Karakter: