Antalya kıyılarında işgallerle ilgili belgeler, drone görüntüleri, teknik ölçümler, fotoğraflar, 63 sayfalık tespit dosyaları, milyonlarca liralık cezalar ve mahkeme kararlarına rağmen yetkililerin yasa tanımaz halleri devam ediyor.
Tüm bu resmi tespitlere rağmen bazı belediye yazılarında “herhangi bir aykırılık bulunmadığı” yönünde görüş bildirerek belediyelerin bu işletmeleri koruması akılarda soru işaretleri doğuruyor.
Antalya 4. İdare Mahkemesi tarafından verilen kararda, kıyılarda denetim ve müdahale yetkisinin Antalya Büyükşehir Belediyesi’nde olduğu açık şekilde vurgulanmasına rağmen işgaller ile ilgili Büyükşehir belediyesinin bugüne kadar herhangi bir adım atmadı.
Öte yandan Milli Emlak Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan resmi tespitlerde aynı alanlarda “işgal”, “aykırı kullanım” ve “Kapalı Alan Kafe-Bar” oluşumları tek tek tespit edilmişti. Bu anlamda hazırlanan raporlarda milyonlarca liralık ecrimisil ve tazminat hesaplamaları yapılarak ilgili kurumlara tevdi edildi. Buna rağmen büyükşehir belediyesinin resmi yazılarında aynı alanlar için “aykırılık tespit edilmediği” şeklinde açıklamada bulunması büyük bir korumacılığın arka planlarını işaret ediyor.

Cumhuriyet tarihinde görülmemiş bir olay Antalya’da yaşanıyor. Devletin bir kurumu “işgal var” derken, mahkeme “kamu yararı” diyor. Yine aynı bölge ile ilgili büyükşehir belediyesi ise belgeleri bile yok sayarak “sorun yok” diyebiliyor.
Mahkeme kararları ve resmi tespitlere rağmen yasa tanımayan ilgili kurumlara herhangi bir uyarıda bulunmayan Antalya valiliği başta olmak üzere birçok kurumun zincirleme olarak bu olayda sessiz kalması büyük bir fotoğrafı ortaya koyuyor.
Yorumlar
Kalan Karakter: