Antalya Markaları Kongresi, kentin yüz yılı aşan markalarını sahneye taşıyarak dikkat çekmeye devam ediyor. Bu markalardan biri de 1914 yılından bu yana üretim geleneğini sürdüren Yenigün Reçelleri oldu. Markanın 4. kuşak temsilcisi Necmi Alpagot, sahnede yalnızca bir marka hikayesi anlatmakla kalmadı; aynı zamanda Antalya’nın gastronomi mirasının nasıl bir ekonomik değere dönüştüğünü de ortaya koydu.
Kaleiçi’nden doğan bir marka hikayesi
Yenigün Reçelleri’nin yolculuğu, Antalya’nın kalbi sayılan Kaleiçi’nde başladı. Necmi Alpagot, markalaşma sürecinin ilk adımlarını şu sözlerle anlattı: “Markalaşma yolunda Kaleiçi’nde yer alan mağazamızla yola çıktık. İlk zamanlar ürettiğimiz reçelleri misafirlerimize sunardık ama sonrasında kavanozlamaya ve satmaya başladık.”
Klasik tatların ötesine geçen yenilikçi yaklaşım
Yenigün Reçelleri’nin başarısının ardında yalnızca gelenek değil, aynı zamanda yenilikçi bir bakış açısı da bulunuyor. Alpagot’un vurguladığı gibi, marka klasik reçel anlayışının dışına çıkarak patlıcan reçeli gibi sıra dışı lezzetleri de ürün gamına dahil etti.

Türkiye’de bir ilk: Şeker ilavesiz reçel
Yenigün Reçelleri’nin sektörde fark yaratan en önemli adımlarından biri ise şeker ilavesiz reçel üretimi oldu. “Şeker ilavesiz reçelleri Türkiye’de ilk biz ürettik” diyen Alpagot, bu hamlenin sadece bir ürün inovasyonu değil, aynı zamanda değişen tüketici beklentilerine verilen stratejik bir yanıt olduğunu ortaya koydu.
Antalya’dan dünyaya açılan lezzet
Yenigün Reçelleri bugün yalnızca yerel bir marka değil, aynı zamanda uluslararası pazarda da kendine yer bulan bir üretici konumunda. Alpagot’un verdiği bilgiye göre, markanın üretiminin yüzde 30’u ihracata gidiyor.
“Antalya reçeliyle meşhurdur” sözleriyle kentin gastronomi kimliğine vurgu yapan Alpagot, bu mirası global ölçekte tanıtma hedeflerinin altını çizdi.
Yorumlar
Kalan Karakter: