Şeker sektörü, endüstrisi ve gelecek öngörülerinin ele alındığı sempozyum, Manavgat ilçesindeki bir otelde düzenlendi.
Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Abdulkadir Polat, burada yaptığı konuşmada, şeker sektörünün yalnızca bir üretim alanı değil, tarımdan sanayiye, lojistikten teknolojiye uzanan büyük bir ekosistem olduğunu belirtti.
Türkşeker'in uzun yıllardır sektörün gelişimine yön veren, farklı paydaşları bir araya getiren güçlü bir yapı olarak öne çıktığını dile getiren Polat, sektörün gücünün tüm paydaşların birlikte hareket etme kabiliyetinden doğduğunu söyledi.

"Her pancar tohumu, yalnızca toprağa değil, bu ülkenin geleceğine ekilmektedir"
Meselenin sadece üretmek olmadığını, nasıl üretildiği, kaynakların nasıl korunduğu ve geleceğe ne bırakıldığının en az üretim kadar önemli olduğunu ifade eden Polat, şunları kaydetti:
"İklim değişikliği, su kaynaklarının etkin kullanımı ve gıda arz güvenliği, sektörümüzün öncelikli gündem başlıkları olmalıdır. Bu çerçevede, daha verimli, daha sürdürülebilir ve doğayla uyumlu üretim modellerine yönelmek ortak sorumluluğumuzdur. Aynı zamanda dijitalleşme, yenilikçi tarım uygulamaları ve bilimsel yaklaşımlar da sektörümüzün geleceğini şekillendirecek temel unsurlar olacaktır. Bununla birlikte, şeker üretiminin temel taşını oluşturan çiftçimizin desteklenmesi ve üretimde sürekliliğin sağlanması hayati önem taşımaktadır."

"Türkiye Yüzyılı" hedefleri doğrultusunda, şeker sektörünün sahip olduğu bilgi birikimi, tecrübe ve üretim kapasitesinin önemli bir avantaj olduğuna dikkati çeken Polat, "Bu potansiyeli daha ileriye taşımak ancak ortak akıl, güçlü iş birliği ve kapsayıcı bir yaklaşımla mümkün olacaktır. Bugün burada bir araya gelmemiz, bu ortak iradenin en somut göstergesidir çünkü biliyoruz ki üretim varsa umut vardır, işbirliği varsa güç vardır, birlik varsa gelecek vardır. Bu inançla, sektörümüzün önümüzdeki dönemde hem ülkemiz ekonomisine daha fazla katkı sağlayacağına hem de daha sürdürülebilir bir yapıya kavuşacağına inanıyorum." diye konuştu.
Bir asır önce büyük bir inançla başlayan yolculuğun bugün aynı kararlılıkla devam ettiğini söyleyen Polat, "Her pancar tohumu, yalnızca toprağa değil, bu ülkenin geleceğine ekilmektedir." dedi.
"Sektörümüzün Türkiye ekonomisine yıllık bazda yaklaşık 275 milyar liralık doğrudan katkısı bulunmaktadır"
Türkşeker Genel Müdürü Muhiddin Şahin de bugün sadece bir tarım ya da sanayi faaliyetini değil, 100 yıllık bir mirası, istihdam davasını ve üretim sevdasını omuzlarında taşıdıklarını belirtti.

Ülkede, 14'ü Türkşeker'e, 12'si özel sektöre ve 6'sı pancar kooperatiflerine ait olmak üzere 32 şeker fabrikasının omuz omuz omuza faaliyetlerini sürdürdüğünü aktaran Şahin, Türkiye'nin dünyada pancardan şeker üreten ülkeler sıralamasında Avrupa'da 4., dünyada ise 5. sırada yer aldığını söyledi.
Şeker pancarı üretiminin tarladan başlayıp sofraya gelene kadar etrafında muazzam bir ekonomik ekosistem yarattığını söyleyen Şahin, sadece şeker üretmediklerini, tarımı, lojistiği, hayvancılığı ve onlarca farklı sanayi kolunu beslediklerini vurguladı.
Şeker sektöründe pancar üretimi için çiftçilere ödenen tutarın 2025 fiyatlarıyla yaklaşık 66 milyar lira olduğunu söyleyen Şahin, yıllık üretilen şeker değerinin de yaklaşık 105 milyar lira olduğunu aktardı.

Bu işin beslediği devasa bir çark olduğunu da anlatan Şahin, şöyle devam etti:
"Sadece bir kampanya döneminde 1,4 milyon sefer yapılarak 35 milyon ton yük taşımacılığı gerçekleştirilmektedir. Şeker sektörü, sadece lojistik, yakıt ve işletme malzemeleri olarak yerel piyasalardan yıllık yaklaşık 30 milyar liralık ürün ve hizmet temin ederek yerel ekonomiye can suyu olmaktadır. Türkiye’de üretilen gıda, içecek ve unlu mamuller gibi yüzden fazla şekerli ürünün üretim değeri ise 575 milyar lirayı bulmaktadır. Özetle ifade etmem gerekirse, sektörümüzün Türkiye ekonomisine yıllık bazda yaklaşık 275 milyar liralık doğrudan katkısı bulunmaktadır. Çarpan etkisiyle düşündüğümüzde, şekerin piyasaya katkısının ne denli büyük olduğu açıkça ortadadır."
"Üretim ve gıda güvenliği, salt ekonomik bir mesele değildir, devletlerin bekasını doğrudan ilgilendiren bir milli güvenlik meselesidir"
Şeker-İş Sendikası Genel Başkanı İsa Gök ise sektörden bilgiler vererek, "Üretim ve gıda güvenliği, salt ekonomik bir mesele değildir, devletlerin bekasını doğrudan ilgilendiren bir milli güvenlik meselesidir." dedi.
Kuraklık, daralan su kaynakları ve giderek şiddetlenen aşırı hava olaylarının tarımsal üretimin ritmini değiştirdiğini ve planlamayı, kaynak kullanımını yeniden şekillendirdiğini anlatan Gök, tarlada alınan her kararın, gökyüzünün değişen diliyle düşünülmek zorunda olduğunu vurguladı.

"Çalışanlar açısından atılması gereken adımlar çok önemlidir"
Türkşeker stratejik planının işaret ettiği üretim altyapısının modernizasyonu ve dijital dönüşümünün hızlandırılmasının artık ertelenemez bir zorunluluk olduğunu söyleyen Gök, şunları söyledi:
"Burada, altını özellikle çizmek isterim, eğer çalışanlar bu sürecin merkezine yerleştirilmezse, dönüşüm kesinlikle eksik kalacaktır. Bu nedenle çalışanlar açısından atılması gereken adımlar çok önemlidir. Öncelikle, mesleki eğitim programları dijital yetkinlikleri kapsayacak şekilde güncellenmelidir. Üretim personelinden teknik kadrolara kadar herkesin veri okuryazarlığı, otomasyon sistemleri kullanımı ve temel siber güvenlik farkındalığı konusunda desteklenmesi gerekmektedir."
Gök, Şeker-İş sendikası olarak, dönüşümü "emeği güçlendiren" bir süreç olarak gördüklerinin altını çizdi.
"Mesele, üretim kapasitesinin, tarımsal sürekliliğin ve emeğin korunarak güçlendirilmesidir."
Cumhuriyetin ikinci yüzyılına girerken, şeker sanayisinin önünde teknolojik dönüşüm kadar küresel rekabetin meydan okumalarının da bulunduğunu gördüklerini dile getiren Gök, "Nitekim AB–Mercosur Anlaşması'nın 190 bin ton şekerin gümrüksüz olarak AB pazarına girmesine olanak tanımasıyla derinleşen yeni ticaret dengeleri karşısında, mesele artık yalnızca fiyat rekabeti değildir. Mesele, üretim kapasitesinin, tarımsal sürekliliğin ve emeğin korunarak güçlendirilmesidir." ifadelerine yer verdi.

Programa, Tarım ve Orman Bakanlığı Şeker Dairesi Başkanı Mümtaz Sinan, Pancar Ekicileri Kooperatifleri Birliği (PANKOBİRLİK) Yönetim Kurulu Başkanı Ramazan Erkoyuncu, Pancar Şekeri Üreticileri Derneği (PANŞEK) Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Can, Kayseri Pancar Ekicileri Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Akay, özel sektör ve kooperatif şeker fabrikalarının temsilcileri, sektör paydaşları, Şeker-İş Sendikası yöneticileri katıldı.
Çeşitli oturumların gerçekleştirileceği sempozyum, 10 Nisan'da sona erecek.
Yorumlar
Kalan Karakter: