Manavgat’taki bir otelin eski ve yeni hava fotoğrafları, kıyı kenar çizgisi altındaki kamu alanına doğru dikkat çekici bir genişleme iddiasını yeniden gündeme taşıdı. Havuz, platform, iskele ve sahil düzenlemeleriyle kamunun alanının fiilen özel kullanıma dönüştüğü yönündeki tartışmalar büyürken, Antalya Milli Emlak’taki görev değişimi kulisleri daha da hareketlendirdi.
Şimdi herkes aynı soruyu soruyor: Kıyılar gerçekten halkın mı, yoksa parası olanın mı?
ECRİMİSİL RUHSAT DEĞİL, İŞGAL TESPİTİ
Antalya’da uzun süredir birçok turizm tesisinin kıyı kenar çizgisi altında kalan alanları fiilen kullandığı yönünde ciddi bir rahatsızlık var. Hukukçulara göre ecrimisil, kullanım hakkı veren bir belge değil; tam tersine, devletin o alanın hukuka aykırı kullanıldığını tespit ettiğini gösteren bir işlem. Hal böyleyken kamuoyunun tepkisi büyüyor: Madem işgal var, neden tahliye yok? Neden eski hale getirme yok?

GÖREV DEĞİŞİMİNİN ARDINDA SAHİL DOSYASI MI VAR?
Antalya Milli Emlak Daire Başkanı Yusuf Karataş’ın görevden alınması, tartışmayı sadece kıyı kullanımı başlığından çıkarıp doğrudan idari sürece taşıdı. Kulislerde konuşulan en dikkat çekici iddia, Manavgat’taki sahil dosyasında kiralama talebine sıcak bakılmadığı ve bu nedenle kriz çıktığı yönünde. Resmi makamlardan bu iddiaları doğrulayan ya da yalanlayan net bir açıklama henüz gelmedi. Ancak görev değişiminin zamanlaması, kamuoyundaki soru işaretlerini daha da büyüttü.
Yazarımız Ayla Çekiç’in köşe yazısı 3. sayfada.
Yorumlar
Kalan Karakter: