Tarım ve Orman Bakanlığı’nın kamuoyunda tartışılan ve ekmek üretiminde en az yüzde 70 tam buğday unu kullanımını öngören düzenlemesi, hem fırıncı esnafı hem de sağlık çevreleri tarafından değerlendirildi. Uygulamanın 2026 yılında resmi kurumların yemekhanelerinde başlaması, 2027 yılı sonuna kadar ise ülke genelinde yaygınlaştırılması planlanıyor.

Fırıncılar cephesinden: “Maliyet artar ama tüketim düşer”
Antalya Fırıncılar Odası önceki dönem Başkanı Mustafa İnce, düzenlemenin sektöre etkilerine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Daha önce de un tipleriyle ilgili değişiklikler yapıldığını hatırlatan İnce, tip 550 olarak bilinen düşük kül oranlı undan tip 650’ye geçiş sürecinde ciddi denetimler ve yaptırımlar uygulandığını söyledi. Tam buğday ununun, buğdayın kepeği ve öz kısmı ayrılmadan üretildiğini belirten İnce, maliyet farkına dikkat çekti. Halihazırda 50 kilogramlık bir çuval ekmeklik unun yaklaşık 1100 lira olduğunu, tam buğday ununun ise 1300–1350 lira seviyesinde bulunduğunu ifade etti. Bu durumun üretim maliyetlerini artıracağını belirten İnce, ancak uzun vadede tüketim adetlerinin düşeceğini savundu.
İnce, “Beyaz ekmekten 5 tane tüketen bir aile, tam buğday ekmeğinde 2 ya da 2,5 ekmekle doyabilir. Çünkü tam buğday daha yoğun ve daha tok tutar” dedi.

“Gramaj artmalı” önerisi
Mevcut 200 gramlık ekmek üretiminin yeterli olmadığını belirten İnce, en az 300–350 gramlık ekmeğe geçilmesi gerektiğini savundu. Hatta 500 gramlık üretimin kaliteyi artıracağını ifade eden İnce, gramaj artışının maliyeti yükselteceğini ancak adet tüketimin düşmesiyle dengelenebileceğini söyledi.
40 yıllık meslek hayatında beyaz ekmeğin sağlık açısından sıkça eleştirildiğini belirten İnce, kendisinin de 5 yıldır evine beyaz ekmek almadığını dile getirdi.

Sağlık cephesinden destek: “Beyaz ekmeği zaten önermiyoruz”
Düzenlemeye ilişkin değerlendirmede bulunan Antalya Aile Hekimleri Şube Başkanı Dilek Şahin ise konunun teknik ve bilimsel bir mesele olduğunu vurguladı. Bakanlığın böyle bir adımı bilimsel veriler doğrultusunda atmış olacağını düşündüğünü belirten Şahin, hekimlik perspektifinden beyaz ekmeğin sınırlı tüketilmesi gerektiğini ifade etti.
Şahin, özellikle 40 yaş üstü bireylerde hipertansiyon ve diyabet riskine dikkat çekerek, “Beyaz ekmeği çok fazla önermiyoruz. Kronik hastalığı olan ve yaşı ileri bireylerde daha çok esmer ya da tam buğday ekmeği öneriyoruz” dedi.
Toplumda bilinen “üç beyazdan uzak durma” (şeker, tuz ve beyaz un) tavsiyesinin özellikle orta yaş ve üzeri bireylerde önem taşıdığını belirten Şahin, tam buğday ekmeğinin daha yüksek lif içeriği sayesinde kan şekerini daha dengeli yükselttiğini kaydetti.
Geçiş süreci belirleyici olacak
Yeni düzenlemenin yürürlüğe girmesi halinde hem üretim maliyetlerinde hem de tüketim alışkanlıklarında değişim yaşanması bekleniyor. Sektör temsilcileri ilk etapta uyum sürecinin zorlayıcı olabileceğini ifade ederken, sağlık çevreleri tam buğdaya yönelimin uzun vadede toplum sağlığı açısından olumlu sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekiyor.
Yorumlar
Kalan Karakter: