Antalya Ticaret Borsası (ATB) Şubat Ayı Olağan Meclis Toplantısı, ATB Meclis Salonu’nda gerçekleştirildi. Toplantıda konuşan Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, gündeme ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu.
Şehit pilota ve kazalarda hayatını kaybedenlere başsağlığı
Konuşmasına gece saatlerinde kaza kırıma uğrayan F-16 uçağında şehit olan pilot için rahmet dileyerek başlayan Çandır, “Şehit olan pilotumuza Allah’tan rahmet, ailesine ve yakınlarına başsağlığı diliyorum. Aziz milletimizin başı sağ olsun” dedi.
Ay başında Döşemealtı ilçesi ve Isparta yolu üzerinde meydana gelen iki ayrı trafik kazasında hayatını kaybeden vatandaşları da anan Çandır, yaşamını yitirenlere rahmet, ailelerine başsağlığı, yaralılara ise acil şifalar temennisinde bulundu.
Yoğun yağışlar tarımı vurdu
Ocak ayından bu yana kent merkezi ve ilçelerde etkili olan yoğun yağışların örtüaltı üretim alanları ile meyve bahçelerinde ciddi zararlara yol açtığını belirten Çandır, on bin dekarın üzerinde örtüaltı alanı ile dört bin dekarın üzerinde meyve bahçesi ve tarım arazisinin etkilendiğini, binlerce üreticinin doğrudan mağdur olduğunu söyledi.
TARSİM sigortası yaptıramayan üreticiler için acil nakit desteği sağlanmasının önemine dikkat çeken Çandır, mevcut kredilerin faizsiz olarak ötelenmesi ve yeni hibe ile uygun koşullu kredi imkânlarının hızla devreye alınması gerektiğini ifade etti. İklim değişikliğinin etkisiyle afetlerin daha sık ve yıkıcı yaşanacağına işaret eden Çandır, tarımsal üretimi koruyacak altyapı ve üstyapı yatırımlarının gecikmeden güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Yaş sebze ihracatında değer artışı
Ocak ayı ihracat verilerini değerlendiren Çandır, yaş sebze sektörünün Antalya için stratejik ve döviz kazandırıcı niteliğini koruduğunu belirtti. Türkiye ve Antalya’da miktar bazında düşüş yaşanmasına rağmen değer bazında artış olduğunu kaydeden Çandır, Antalya’nın miktarda yüzde 8’lik gerilemeye rağmen değer olarak yüzde 15 artışla yaklaşık 70 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdiğini söyledi.
Bu tablonun birim ihracat fiyatlarının yükselmesine katkı sağladığını dile getiren Çandır, tarımın kent ihracatında ana taşıyıcı unsurlardan biri olmayı sürdürdüğünü ifade etti.
Artan maliyetler ve üreticinin dayanma sınırı
Tarım sektörünün 2010’dan bu yana artan maliyet baskısı altında ayakta kalmaya çalıştığını belirten Çandır, üreticinin maliyet belirleyen değil maliyete katlanan bir sektör içinde olduğunu söyledi. 2020’den bu yana üretici fiyatlarının 8,2 kat, girdi fiyatlarının 6,7 kat arttığını belirten Çandır, aradaki yüzde 22’lik farkın ilk bakışta üretici lehine gibi görünse de gerçekte toplam maliyet artışını karşılamadığını ifade etti.
Tarımsal maliyetlerin yalnızca gübre ve mazottan ibaret olmadığını vurgulayan Çandır, maliyetlerin yarısından fazlasının işçilik, kira, sulama ve finansmandan oluştuğunu, aynı dönemde asgari işçilik maliyetlerinin 12,1 kat arttığını söyledi. Bu nedenle sektörden çekilen üretici sayısının arttığını belirten Çandır, önceliğin kurulu kapasiteyi korumak ve geliştirmek olduğunu kaydetti.

Antalya’nın büyümesi ve yapısal riskler
2 milyon 777 bini aşan nüfusuyla Antalya’nın hızla büyüyen bir metropol hâline geldiğini ifade eden Çandır, bu büyümenin ekonomik canlılık sağlarken kırsal nüfusun azalması, tarım arazileri üzerindeki baskı ve su kaynaklarına artan talep gibi riskleri de beraberinde getirdiğini söyledi.
Antalya’nın sürdürülebilir biçimde büyüyebilmesi için üretim kapasitesini koruyan, tarım alanlarını ve doğal kaynakları planlı yöneten dengeli bir modele ihtiyaç duyduğunu belirtti.
İç ticarette dengesiz yapı
İllerarası ticaret verilerine göre Antalya’nın diğer illerden alışta Türkiye altıncısı konumunda olduğunu belirten Çandır, yaklaşık yüzde 3’lük paya sahip olunduğunu söyledi. Ancak şehir içi ve diğer illere satışta Türkiye genelinde 12’nci sırada yer alındığını kaydetti.
Antalya’nın toplam iç ticaretinin yaklaşık yarısının diğer illerden alış, yüzde 25’inin diğer illere satış ve yüzde 25’inin şehir içi ticaret olarak gerçekleştiğini belirten Çandır, büyüyen ticaret hacminin daha yüksek katma değerli üretime dönüştürülmesi gerektiğini vurguladı.
Yerel kalkınma hamlesi Antalya için fırsat
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın açıkladığı Yerel Kalkınma Hamlesi Teşvik Programı’nın Antalya için önemli fırsatlar sunduğunu ifade eden Çandır, 2026 yatırım başlıkları arasında tıbbi-aromatik bitkiler, örtüaltı ve dikey tarım teknolojileri, kültür endüstrileri ile spor ve sağlık turizmi alanlarının bulunduğunu söyledi.
Üyeleri bu fırsatlardan yararlanmaya davet eden Çandır, talep oluşması hâlinde bilgilendirme toplantısı düzenleyebileceklerini belirtti.
Türkiye–Mısır iş birliği temasları
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu liderliğinde düzenlenen Türkiye–Mısır Oda ve Borsalar İş Birliği Forumu’na katıldığını belirten Çandır, Antalya Ticaret Borsası ile Fayoum ve Giza Ticaret Odaları arasında iş birliği protokolleri imzalandığını söyledi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla gerçekleştirilen Türkiye–Mısır İş Forumu’na da iştirak ettiklerini belirten Çandır, bu temasların yeni pazarlara erişim açısından önemli sonuçlar doğurmasını temenni etti.
Zeytinyağında ortak akıl vurgusu
ATB’nin İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ile İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü iş birliğinde Antalya Zeytinyağı Çalıştayı’nı gerçekleştirdiğini belirten Çandır, üretimden tüketime, ticaretten markalaşmaya kadar geniş bir çerçevede değerlendirmeler yapıldığını söyledi. Çalıştayın Antalya’nın zeytinyağında kalite odaklı ve markalı üretim vizyonuna katkı sunacağını ifade etti.

Tarıma finansman desteği
Kredi Garanti Fonu teminatıyla hayata geçirilen Tarım Kefalet Destek Programı ile Kırsalda Bereket Küçükbaşa Destek Projesi’ni yerinde bulduklarını belirten Çandır, finansmana erişimde teminat sorunu yaşayan üreticiler için önemli bir adım atıldığını söyledi.
Bu konudaki destekleri nedeniyle TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’na, KGF Başkanı Erdoğan Özegen’e ve Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’ya teşekkür etti.
AB standartları ve rekabet baskısı
Çin’in ardından Hindistan ile yapılan yeni anlaşmalar ve Avrupa Birliği’nin “Made in Europe” yaklaşımıyla şekillenen korumacı politikalarının ihracatçılar açısından risk oluşturduğunu belirten Çandır, düşük karbonlu üretim, izlenebilirlik ve dijital uyum kriterlerinin belirleyici hâle geldiğini söyledi.
Türkiye’nin yalnızca uyum sağlayan değil Avrupa ile eş zamanlı hareket eden bir ülke konumuna yükselmesi gerektiğini ifade eden Çandır, Antalya’da da yeşil dönüşüm ve katma değerli üretim ekseninde hızlı adımlar atılmasının önemine dikkat çekti.
TOBB’un 74. yılı ve Ramazan mesajı
Konuşmasının sonunda Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin 74’üncü kuruluş yıl dönümünü kutlayan Çandır, Ramazan Ayı’nın dayanışma, paylaşma ve kardeşlik duygularını güçlendirmesini temenni ederek sözlerini tamamladı.
Yorumlar
Kalan Karakter: